Avrupa Merkez Bankası (ECB), önümüzdeki üç yıl için denetleme önceliklerini belirlerken euro bölgesindeki bankaların finansal sistemleri önemli ölçüde etkileyebilecek büyük şoklara karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini vurguladı.
ECB, bankaların artan gümrük vergilerinden siber saldırılara kadar birçok olumsuz durumla karşılaştığını ifade ederek, potansiyel bir krizin nasıl meydana geleceğine dair kesin bir bilgiye sahip olmasalar da, çeşitli senaryolara karşı tedbirli olmalarının zaruri olduğunu belirtti.
Bu bağlamda, sağlam sermaye tamponları, güncellenmiş teknolojik altyapılar, finansal koşullara uygun proaktif yönetim ve daha etkili denetim mekanizmalarının gerekliliği ön plana çıkıyor.
Açıklamada, “Jeopolitik gerilimler, değişen ticaret politikaları, iklim ve doğa odaklı krizler, demografik değişiklikler ve teknolojik aksamalar, yapısal zafiyetleri derinleştirerek olağanüstü olayların meydana gelme olasılığını artırıyor” denildi.
Bu nedenle, bankaların siyasi risklere ve belirsizliklere karşı dayanıklılığının artırılmasının ihtiyatlı risk alma ve yeterli sermaye oluşturma önceliği olarak kalacağı ifade edildi.
ECB, ayrıca ekonomik risklerin belirsiz doğası dikkate alındığında bankalara ters stres testi uygulamayı planlıyor. Bu testte, bankalar, çeşitli koşullar altında sermayelerinin nasıl tükenebileceği senaryoları oluşturarak durumu yönetim stratejileri geliştirecekler.
Öte yandan ECB, bankaların mevcut durumunun güçlü olduğunu belirtiyor. İstikrarlı ekonomik büyüme ve sabit enflasyon sayesinde bankaların dayanıklılığının sürdüğünü vurgulayan ECB, bankaların kârlılık ve varlık kalitelerinin de tatmin edici seviyelerde olduğunu açıkladı.
Bu çerçevede, genel sermaye gereksinimlerinin bu yıl için sabit kalması ve “Pillar 2” olarak bilinen öneri niteliğindeki sermaye gereksinimlerinin azalması bekleniyor.
Ayrıca ECB, 2026 yılı için genel CET1 sermaye yeterlilik oranının 11.2 seviyesinde kalacağını ifade etti.


