CNN Türk canlı yayınına katılan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir’in yaptığı paylaşım hakkında sert eleştirilerde bulundu.
Ömer Çelik, “Aslında bu soykırım çetesi tarafından kullanılan terimlere rağmen, bu bir katliam organizasyonudur. Kullanılan terimlerin, insanlık suçlarını örtbas etmeye yarayan ifadeler olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.
Çelik, açıklamalarında şunları dile getirdi:
Bu grup, mahkûm etme ve tanımlama yetkisini sadece kendisinin elinde bulundurduğunu sanarak hareket ediyor. Bu konuda bir çekincemiz yok. Cumhurbaşkanımız, yasaklı olduğu süre zarfında ABD’ye yaptığı ziyarette “Sizce Hamas bir terör örgütü müdür?” sorusunu sormuştu.
O dönemde, Hamas’ın bir terör örgütü olmadığını, kendi halkı için mücadele eden bir yapı olduğunu belirtmişti. İsrail tarafına uzun yıllar boyunca “Hamas’a terör örgütü diyorsunuz, ancak seçimlere katılmasına izin verdiniz. Seçimi kazandıktan sonra sonuçları tanımadınız. Bu durumu nasıl izah edersiniz?” şeklinde sorular yönelttik.
“İSRAİL, KATLİAMLA ANILAN BİR ŞEBEKEDEN İBARETTİR”
Bu açıklamayı yapan, Hamas’ın Türkiye ile eşdeğer olduğunu savunarak Türkiye’ye hakaret ettiğini düşünüyor. Şu anda herkes İsrail ile eşitlenmekten çekiniyor. A’nın İsrail’e eşit olduğunu savunmak, insanlık düşmanı olmak anlamına gelir. Bu, tarihin son kullanma tarihi geçmiş bir propagandasıdır. İsrail’in isimleri yalnızca katliamla anılan bir şebekeden başka bir şey değildir. Bu eylemleri gerçekleştirenler, modern zamanların Nazileri olarak nitelendiriliyor. Gazze’ye yönelik saldırı, tüm dünyaya yapılan bir saldırıdır. İsrail, katliamla anılan bir şebekeden ibarettir.
Eğer biri “İsrail’in kendini savunma hakkı vardır” diyorsa, belirtilen şey, İsrail’in katliam yapma hakkını içerdiği anlamına gelmektedir. Şu an bile propaganda merkezlerini çalıştırabileceklerini düşünüyorlar. Bunun en yüksek veri üretimini yapanlar, İsrailli silah şirketleridir.
İSRAİL BİR HALÜSİNASYON İÇİNDE
Gelecek Eylül ayında birçok ülkenin Filistin devletini tanıyacağı öngörülüyor. İsrail ise bu talihsiz durumlar içinde bir halüsinasyon yaşıyor ve meşruiyetin ahlaki üstünlüğünün kendisinde olduğunu sanıyor.