Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı “Barış ve Adalet İçin Ortak Yol” başlıklı makale, Çin’in önde gelen medya kuruluşlarından People’s Daily’de hem Çince hem de İngilizce olarak yayımlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinde, Türkiye’nin tarihi boyunca köprüler kurarak medeniyetleri bir araya getirdiği vurgulanıyor. Dış politikanın temel ilkesinin güven oluşturmak, iletişimi sürdürmek ve krizleri çözme kararlılığı olduğu kaydediliyor. Bu vizyonla, hem bölgedeki hem de küresel düzeyde istikrar için çabaların arttığı belirtiliyor.
Özellikle Karadeniz Tahıl Girişimi örneği üzerinden, Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı küresel sıkıntıları hafifletmek amacıyla somut çözümler üretildiği ifade ediliyor. Bu girişimin, dünya genelindeki milyonlarca insanın gıda güvenliği için kritik öneme sahip olduğu aktarılıyor. Ayrıca Antalya ve İstanbul’da düzenlenen barış görüşmeleri aracılığıyla, tarafların bir araya getirilmesi ve insani koridorların açılması sağlandığına dikkat çekiliyor. Esir takasları konusunda da Türk diplomasisinin önemli bir rol üstlendiği vurgulanıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut uluslararası sistemin günümüz krizleriyle başa çıkmada yetersiz kaldığını ve masumların haklarını korumada başarısız olduğunu kaydediyor. Gazze’deki durumun, İsrail’in işgal ve saldırılarıyla ilgili olarak bu gerçeği gözler önüne serdiği ifade ediliyor. Türkiye’nin Gazze konusundaki tutumunun insan ve insan hakları merkezli olduğu vurgulanarak, bu doğrultuda sivil halkın güvenliği ve insani yardımın sürdürülebilirliğine yönelik çalışmaların devam edeceği aktarılıyor.
Filistin meselesinde kalıcı barışın sağlayıcısı olarak, 1967 sınırlarını esas alan, başkenti Doğu Kudüs olacak bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti kurulması gerektiği belirtiliyor. Bu devletin inşasının, bölgedeki kalıcı barış için hayati öneme sahip olduğu ifade ediliyor.
Bölgesel barış için çok yönlü adımların atılması gerektiği, ekonomik bağlantılar, altyapı projeleri ve kültürel değişimin önemine dikkat çekiliyor. Türkiye’nin yürüttüğü pek çok projenin, uluslararası istikrarı artırma amacını taşıdığına ve bu konuda insani yardım kapasitesini geliştirerek çok taraflı platformlarda çözümler üretme niyetine vurgu yapılıyor.
31 Ağustos – 1 Eylül 2025 tarihlerinde Çin’in Tianjin kentinde gerçekleştirilecek Şanghay İşbirliği Teşkilatı 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi’nin Türkiye için önemli bir görüş alışverişi platformu olacağı ifade ediliyor. Zirve çerçevesinde Türkiye’nin bölgesel barış, kalkınma ve güvenlik konularını ele alarak, uluslararası ilişkilerde adaletin temelinin atılması gerektiğini gündeme getirmesi bekleniyor.
Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin, güçlü devlet geleneği ve büyüyen ekonomileriyle doğu-batı arasında köklü ilişkiler geliştirdiği belirtiliyor. Diplomatic ilişkilerin 1971 yılından beri istikrarlı bir şekilde ilerlediği vurgulanırken, bu iş birliğinin karşılıklı saygı ve kazan-kazan anlayışı üzerine kurulu olması gerektiği ifade ediliyor.
Zirve sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi ile yapacağı görüşmenin, iki ülke arasındaki güven ve işbirliğinin pekiştirilmesine katkı sağlaması umuluyor.
Türkiye’nin geçmişten gelen deneyimleriyle bugünü şekillendirdiği ve geleceği barış, güven ve iş birliği üzerine inşa edeceği belirtilirken, dünyanın yeni ufuklarına açılma yönündeki kararlılığını sürdüreceği ifadesiyle, Çin Halk Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumda öncü rol üstlenmesinin, daha adil ve refah dolu bir dünya için fırsat sunacağına olan inanç paylaşılıyor.