Bursa’nın Karacabey ilçesi, Türkiye’nin salçalık domates üretiminin neredeyse yarısının yetiştirildiği bir bölge olarak 2022 yılında yaşanan fiyat düşiklikleri nedeniyle ekim alanlarında önemli bir daralma ile karşı karşıya kaldı. Geçen yıl salçalık domatesin tonu 1.500 liraya kadar düşerken, çiftçiler seslerini duyurmak için çeşitli eylemler gerçekleştirdi. Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, günümüzde serbest piyasada domates tonunun 4.500 ve 4.800 TL seviyelerine yükseldiğini belirterek, önceki yıla göre fiyatların neredeyse üç kat arttığını ifade etti. Fabrikalara yapılan teslimatlar ise 4.700 ila 4.850 TL arasında değişiklik göstermekte.
Düzen, Karacabey Ovası’nın Güney Marmara’nın en geniş ovası olduğuna dikkat çekerek, 680 bin dönümlük arazinin 450 bininin sulanabilir olduğunu dile getirdi. Karacabey’in yıllara göre değişkenlik göstermekle beraber Türkiye’nin domates ihtiyacının %40-50’sini karşılayabilen bir bölge olduğunu sözlerine ekledi.
Fiyatların geçen yıl 1.500 TL’ye kadar düşmesinin ardından çiftçilerin durumu oldukça zorlaştı. Düzen, mevcut fiyatların serbest piyasada 4.500 – 4.800 TL arasında seyrettiğini ve fabrikalara teslim edilen ürünlerin bu rakamlara yakın olduğunu kaydetti. Karacabey’de dekara ortalama 7 ton domates alındığını belirten Düzen, taahhüt yöntemi ile fiyatların kendilerini kurtarmadığını, ürün başına küçük çaplı bir kar elde edilse de çiftçilerin toplanan maldan zarar ettiğini vurguladı. Ayrıca, bu yıl bölgedeki ekim alanının 150 bin dekardan 80-90 bin dekara gerilediğini ifade etti.
“Çiftçiler Zarara İmza Atmadı”
Düzen, toplam domates üretiminin 1 milyon tondan 600 bin tonlara kadar düştüğünü ve bu durumda 400 bin tonluk bir azalma yaşandığını belirtti. Bu yıl birçok çiftçinin karpuz ekimine yöneldiğini açıklayan Düzen, mısır gibi diğer ürünlerde ise artış olduğunu söyledi. Domates ekiminden uzaklaşmanın nedeninin, fabrikaların yılbaşında açıkladığı taahhüt fiyatlarının 4.200 TL peşin, 4.300 TL vadeli olarak belirlenmiş olması olduğunu kaydetti. Çiftçilerin zarar etmemek amacıyla bu fiyatlara itibar etmediğini ve geçen yıl serbest ekim yapanların da büyük kayıplar yaşadığını ifade etti. Geçen yıl yaşanan kayıpların, 3-5 yıl içinde telafi edilemeyecek boyutta olduğunu sözlerine ekledi.
Kendisi de yaklaşık 1,000 dönüm ekim yapan Düzen, her dönümün maliyetinin 40.000 TL olduğunu belirtirken, 7 ton ürün alındığında eline geçen paranın ancak 35.000 TL olduğunu ve dönüm başına 5.000 TL zarar ettiğini aktardı. Toplamda 1,000 dönüm ekimle 5 milyon TL zarar ettiğini söyleyen Düzen, girdi maliyetlerinin artışına dikkat çekti. Mazot ve gübre gibi temel girdileri vadeli almak zorunda kaldıklarını, enflasyon ve döviz kurlarının yükselmesinin çiftçiyi zor bir duruma soktuğunu vurguladı.
Düzen, buğday, mısır, ayçiçeği ve pancar gibi ana ürünlerde yeterli destek sağlanmadığı sürece, çiftçilerin sürekli benzer sorunlarla karşılaşacağını ifade etti.