1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Enflasyon Hedefi: Tek Haneliye İniş İçin Strateji

Enflasyon Hedefi: Tek Haneliye İniş İçin Strateji

featured
0
Paylaş

“HEDEF TEK HANELİ ENFLASYON”

Son iki yıldır sıkı bir para politikası sürdürülmesine rağmen yıllık enflasyon oranı hâlâ yüzde 30’un üzerinde. Bu durumun nedenleri ve enflasyonun düşürülmesi için atılacak adımlar üzerine değerlendirmelerde bulunuyoruz. Son iki yıl içerisindeki para politikası durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Merkez Bankası olarak üç ana hedefimiz olduğunu belirttik. İlk olarak, KKM (Kur Korumalı Mevduat) bakiyesini azaltmak, ardından dezenflasyonun sağlanmasını sağlamak ve en nihayetinde enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek. Bu doğrultudaki sıkı para politikamızın etkileri, en başta rezervlerde kendini göstermeye başladı. Pozitif bir gelişim olarak brüt rezervlerimizde 80 milyar doların üzerinde bir artış kaydettik. Rezervlere baktığımızda ise, daha da iyi bir iyileşme söz konusu. Bu süreçte, vatandaşlarımız dövizlerini bozdurdu ve bu durumu değerlendirerek rezervlerimizi güçlendirdik.

KKM ile ilgili hedefimizde de önemli ilerlemeler kaydettik. Bakiye, 140 milyar doları aşmışken şu anda 1 milyar doların altına düştü. Üçüncü önceliğimiz ise fiyat istikrarı ve bu, ana hedeftir. Yüksek enflasyon, vatandaşların refahında kayıplara yol açarken, aynı zamanda fiyat istikrarının bozulması ilk iki sorunun da temel nedenidir.

Uzun vadeli bir süreçte epey mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum; öncelikli hedefimiz tek haneli enflasyona ulaşmak ve ardından bunu yüzde 5 seviyesinde sabitlemek.

Enflasyonu, ilk başta yüzde 75’te tutmayı başardık, zira o dönem üç haneli rakamlarla karşı karşıya kalma riski vardı. O günden bu yana enflasyonu yüzde 33’ün altına çekmeyi başardık.

Talep koşullarının dezenflasyon ile uyumlu olduğunu söyleyebilirim. Alacağınıza dair tedbir ve adımlarla, para politikası sıkılığını yeniden gözden geçirerek enflasyonun düşmesi için gereken her şeyi yapacağız.

– Üçüncü hedefe ulaşana kadar bu vatandaşlar için ne anlama geliyor?

Kısa cevap vermek gerekirse, bu durum istikrar demektir. Kurda yaşanan oynaklıkların belirgin şekilde azaldığını görmektesiniz. Makro finansal istikrar ve güven açısından bu iki kazanım oldukça önem arz ediyor.

“HİZMET ENFLASYONU YÜZDE 44’E GERİLEMİŞ DURUMDA”

Haftaya yeni enflasyon verileri açıklanacak. Eylül ayı rakamları moralleri bozmuştu; beklentilerin üzerinde bir enflasyon kaydedilmişti. Ekim ayı için ise beklentiler, yüzde 1 civarında. Topladığınız verilerin durumu hakkında neler aktarabilirsiniz?

Aslında enflasyon bir virüs gibi, vücutta uzun süre kalınca onu bertaraf etmek de zorlaşıyor. Ancak biz doğru bir reçete uyguluyoruz ve bugüne kadar olumlu sonuçlar elde ettik. Nihai hedefimiz hakkında ise hiç şüphemiz yok; sadece reçetenin etkisinin süresi, kişi bazında değişiklik gösterebilir.

Kasım ayında daha olumlu bir veri görmeyi bekliyoruz. Genel resmi de dikkate almak lazım. Kira enflasyonu oldukça katıydı ancak son dönemde yüzde 4’ün altına iniş sağlamış durumda; bu da önemli bir gelişme. Hizmet enflasyonu da yüzde 70’li seviyelerden yüzde 44’e geriledi ki bu, gelecek dönem için dikkate alınması gereken bir veri.

Orta vadeli durumu belirleyen unsurlar arasında kur, talep ve enflasyon beklentileri yer almakta. Kurda artışlar yavaşladı ve talep kanalının da çalıştığını görüyoruz. İki yıl öncesine döndüğümüzde, dayanıklı tüketim malı satışlarındaki artış yüzde 20 iken, otomobil satışları yüzde 120 gibi bir artış göstermiş durumda. Bu ortamda talep arttıkça fiyatların sabit kalması mümkün olmuyor ve dolayısıyla hızla yükseliyor. Özel tüketim geliri de azalma gösteriyor; bu da genel anlamda bir dengelenme sürecinin baş gösterdiğini ifade ediyor.

– Hissedilen ve gerçek enflasyon arasındaki fark neden bu kadar derin? Hane halkı neden enflasyonun düşüşünü yeterince hissedemiyor? Bu konuda temel sorun sizce ne?

Öncelikle hissedilen ve ölçülen enflasyon arasındaki farkı netleştirmek önem taşıyor. Ölçülen enflasyon, ülke genelinde ortalama tüketim sepetinin fiyat değişimini ölçüyor. İstatistik kurumumuz, fiyatları toplayarak bir endeks oluşturuyor. Bu endeksin değişimine, ölçülen enflasyon deniyor.

Ağırlıklar, ortalama tüketimlere göre belirleniyor; örneğin, gıda yüzde 25, mal tüketimi ise yüzde 30 pay alıyor.

KREDİ FAİZLERİ NE ZAMAN GERİLER?

Politika faizinin düşmesi, piyasa faizlerinin de her zaman aynı oranda düşeceği anlamına gelmiyor. Özellikle uzun vadeli kredilerde fiyatlamalar, beklenen enflasyona göre yapılıyor. Bu nedenle beklentiler olumsuz yönde değişirse, faizlerin düşmemesi ya da hatta artması söz konusu olabilir.

Enflasyon Hedefi: Tek Haneliye İniş İçin Strateji
+ -
Bizi Takip Edin