🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Balın Şifalı Dünyası: Hangi Bal, Ne Faydası?

Balın Şifalı Dünyası: Hangi Bal, Ne Faydası?

featured
0
Paylaş

Arıların çalışkanlığı sayesinde doğanın sunduğu zenginliklerden biri olan bal, yüzyıllardır insanların sofralarında şifa kaynağı olarak yer alıyor. Enerji artırma, mide rahatsızlıklarını yatıştırma veya bağışıklık sistemini destekleme amacıyla balı tercih eden kişilerin sayısı hayli fazla. Balın çeşitliliği, arıların bulunduğu coğrafi alanlara bağlı olarak değişkenlik göstermekte; bu nedenle farklı renk, tat ve kokuya sahip birçok türü bulunmaktadır.

Türkiye’nin çeşitlilik arz eden bitki örtüsü, bu farklılıkları en iyi şekilde yansıtmaktadır. Çam balı, kestane balı, lavanta balı ve kekik balı gibi çeşitler, her bölgede özgün özelliklere sahip ballar sunmaktadır. Bazı ballar yoğun aromalarıyla, bazıları ise hafif tatlarıyla dikkat çekmektedir. Bu doğal ürünlerin sofralara uzanan hikayesi ve faydaları, Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu tarafından açıklanmaktadır.

Şifa niyetiyle tüketilen ballar, genellikle monofloral ballar arasında yer alır. Örneğin, Karadeniz bölgesinde yoğun olarak üretilen kestane balı, fiyatı yüksek olsa da yüksek fenolik bileşen içeriğiyle dikkat çeker. Bu özellikleri sayesinde antioksidan ve anti-kanserojen etkilere sahiptir.

Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu, bal çeşitlerinin nasıl ayrıldığını şöyle açıklıyor:

Bal çeşitleri neye göre ayrılıyor?

Petek veya süzme olarak tüketilen bal, sofraların vazgeçilmezidir. Ancak her balın kendine özgü yapısı ve içeriği bulunmaktadır. Monofloral ve polifloral olarak iki gruba ayrılan ballar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Kekeçoğlu, “Monofloral ballarda tek bir çiçekten söz edilir. Kestane balında arı, nektarı kestane çiçeğinden alır. Eğer balda yüzde 70 kestane poleni varsa, o bal kestane balı olarak adlandırılır.” şeklinde açıklamada bulunuyor.

Bu oranın bal türüne göre farklılık gösterdiğini belirten Kekeçoğlu, “Narenciye, biberiye ve kekik gibi birçok balda polen oranları değişir. Arının yoğun olarak beslenip nektar aldığı bitki bu seçimde belirleyicidir.” diyor. Türk Gıda Kodeksi kriterlerine uygun olarak, ‘monofloral’ bal tanımında hangi bitkiden beslendiğine bakılır. Kestane balı, akasya balı ve kekik balı gibi kavramlar bu kapsamda kullanılmaktadır. Çoklu çiçeklerden elde edilen ballar ise “polifloral” olarak sınıflandırılır, “karışık çiçek balı” ya da “yayla balı” gibi terimler bu grup için geçerlidir.

Hangi bal, hangi şifayı sunuyor?

Balların şifa kaynağı olarak tanınmasının ardında, içeriğindeki doğal bileşenler yatmaktadır. Peki, hangi bal hangi sağlık sorunlarına iyi geliyor? Yanıtını, Prof. Dr. Kekeçoğlu veriyor:

“Monofloral balların başında kestane balı gelir. Bu bal, yüksek fenolik bileşen içeriği sayesinde hem antioksidan hem de antikanserojenik niteliklere sahiptir. Ayrıca kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler oluşturur ve antibakteriyel özellikleri kanıtlanmıştır.” diyor.

Önemli bir ayrıntıya değinen Kekeçoğlu, “Deli bal” olarak bilinen orman gülü balının tanımını yapmaktadır. Bu bal, yalnızca ormanlarda yetişen özel bir çiçekten elde edilir. Deli bal, tansiyon düşürücü etkisi ile bilinse de içeriği nedeniyle çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğinden dikkatli tüketilmelidir.

Kekik balı, ağız enfeksiyonlarına ve idrar yolu rahatsızlıklarına iyi gelirken, meşe balı kansızlığa, sedir balı ise antiseptik özellik gösterir.

Salgı ballarında polen bulunmuyor

Monofloral ballar arasında yer alan salgı balları, çam, sedir ve meşe balı gibi türlerden oluşmaktadır. Prof. Dr. Kekeçoğlu, bu balların özelliklerini şöyle özetliyor:

“Çam balı, bağışıklık sistemini düzenlemekte etkili olup, özellikle öksürükte balgam söktürücü özellik taşır. Ayrıca mide rahatsızlıklarına da oldukça faydalıdır.”

Karaçalı ve geven balının böbrek ve idrar yollarına iyi geldiğini açıklayan Kekeçoğlu, diğer bal çeşitleri için de şunları eklemektedir:

“Kekik balı ağız enfeksiyonlarına ve idrar yolu rahatsızlıklarına iyi gelirken, meşe balı kansızlığa fayda sağlar.” Balların sağlık üzerindeki olumlu etkileri, içerdikleri fenolik ve flavonoid bileşenler sayesinde uzayıp gitmekte.

Diyabet hastaları bal tüketebilir mi?

Bal kullanımıyla ilgili sık javalan endişeler arasında en çok şeker hastalarının yükselebileceği korkusudur. Prof. Dr. Kekeçoğlu, bu konuya netlik getiriyor:

“Bal denildiğinde tatlı bir ürün akla geliyor. Diyabet hastaları, şekerlerinin yükselebileceğinden endişe ediyor. Ancak bazı ballar, özellikle salgı balları, glisemik indeksi düşük olduğu için daha güvenlidir. Çam, kestane, akasya ve ıhlamur balları kan şekerini yavaş yükseltirken, insülini dengelemekte faydalıdır. Tüketirken ham olmalarına dikkat edilmesi önemlidir.”

Petek bal mı süzme bal mı?

Balın türü kadar tüketim şekli de önem taşımaktadır. Petek bal mı yoksa süzme bal mı daha güvenilirdir? Bu sıkça tartışılan soruya Prof. Dr. Kekeçoğlu şu şekilde yanıt veriyor:

“Kara kovan balı, tamamen arının ördüğü petekle elde edilen nadir bir çeşit. Modern kovanlarda genellikle hazır petek sistemi kullanıldığı için kalıntı riski göz önüne alınmalıdır. Eğer gerçekten arının kendi petekli balını bulabiliyorsanız, bu balın faydaları oldukça fazladır ve karaciğer hastalıklarına karşı etkili olabilir.”

Balın Şifalı Dünyası: Hangi Bal, Ne Faydası?
+ -
Bizi Takip Edin