Tallinn – Estonya’nın Polis ve Sınır Muhafızları Dairesi (PPA), Rusya ile olan doğu sınırında inşa edilecek fiziksel güvenlik altyapısının 2027 yılının sonuna kadar tamamlanacağını duyurdu.
PPA Genel Müdür Yardımcısı ve Sınır Muhafızları Başkanı Veiko Kommusaar, ERR’ye yaptığı açıklamada, planlanan altyapı çalışmalarının zamanında yürütüldüğünü belirtti.
Kommusaar’a göre, 2025 yılına kadar gerçekleştirilecek ana çalışmalar önemli ölçüde tamamlanacak ve kara sınırında tel çitler gibi fiziksel engellerin büyük bölümü kurulmuş olacak. Ancak, doğal engellerin bulunduğu bataklık ve zorlu arazilerde alternatif güvenlik önlemleri uygulanıyor.
47 KİLOMETRELİK YENİ ALT YAPI
Yetkililer, 2025 yılında iki büyük kara sınırı kesiminde yaklaşık 47 kilometrelik altyapı çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Projenin 2026 ve 2027 yıllarında genişletilerek sürdürüleceği ve daha önce güvenlik engelleri planlanmamış alanlarda da bu tür önlemlerin alınacağı belirtildi. Bu bölgeler, geçmişte Rusya ile olası arazi takası yapılan yerleri de kapsıyor.
SINIR KAPILARI DA GÜÇLENDİRİLDİ
Geçtiğimiz yıl, sadece sınır hattı değil, sınır kapılarının altyapısı da güçlendirildi. PPA, kapılara katlanabilir bariyerler, ek engeller ve “ejderha dişleri” olarak bilinen beton savunma yapıları yerleştirildiğini açıkladı.
Estonya, nihai hedef olarak doğu sınırında fiziksel engelleri modern gözetleme teknolojileri ve merkezi komuta sistemi ile entegre ederek kapsamlı bir güvenlik yapısı oluşturmayı planlıyor.
LETONYA ÇİTİ TAMAMLADI
Letonya kamu yayıncılığına göre, teknik olarak mümkün olan tüm bölümler boyunca yaklaşık 280 kilometre uzunluğunda çit inşa edilmiş durumda. Çitlerin modern gözetleme sistemleriyle donatılması için çalışmalar sürüyor.
Bu projeyi, Letonya’ya ait inşaat şirketi Valsts Nekustamie Ipašumi (VNĪ) yürütüyor. Ayrıca, sınır devriye yolları ve mühendislik çözümleri gibi ek güvenlik altyapılarının da geliştirildiği bildirildi.
BALTIK BÖLGESİNDE GÜVENLİK ARAYIŞLARI
Geçtiğimiz yıl Litvanya’da, sınır güvenliğini artırmak amacıyla arazinin kasıtlı olarak bataklığa dönüştürülmesi gibi alışılmadık savunma stratejileri tartışılmıştı. Baltik ülkeleri, Rusya sınırlarında artan güvenlik endişeleri doğrultusunda, fiziksel engeller, teknoloji ve çevresel önlemleri bir arada değerlendiren yeni sınır savunma modellerini geliştirmeye devam ediyor.


