MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisi tarafından düzenlenen TBMM Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu.
MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
MHP’nin duruşu, ülküsü ve mücadelesi her zaman doğrudur. İçinde bulunduğumuz siyasi ortamda uyguladığımız yöntemler bu doğrulukla tutarlı bir şekilde ilerlemektedir.
Fikir, hayatın temel taşlarından biridir; siyaset, duruş ve duygu, durgunluğun ötesinde aktif bir eylemi temsil eder.
Pakistanlı şair Muhammed İkbal’in ‘Aynı gökte uçarlar fakat karganın dünyası başka, şahininki başkadır’ sözünden yola çıkarak, kurdun dünyasıyla sırtlanın dünyası arasında bariz bir farklılık olduğunu ifade ediyorum.
MHP’nin esas hedefi, ‘biz’ çerçevesinde bir araya getirilmiş büyük bir kitle oluşturarak sevgiyi, saygıyı, empatiyi, anlayışı, hoşgörü ve kaynaşmayı sağlamaktır.
Bu süreçte şapkamızı önümüze koyup geçen zamanı dikkatle değerlendirmek, gerektiğinde gerçekleri dile getirmekten çekinmemek amacındayız. Doğru olan neyse, onu tartışmalıyız.
BASİRET HAYATI VE SİYASETİ DOĞRU OKUMAKTIR
Vatanseverlik sınavını geçemeyen bir siyaset anlayışı, gerçekte anlamını yitirmiştir ve toplumumuza fayda sağlamayacaktır. Bulunduğumuz gemi terketmiş bir gemi değil, dev dalgalara karşı cesaretle direnen bir irade ve iman gemisidir.
Basiret yoksunu bir siyaset mantığı, pek çok sorunu beraberinde getirebilir. Gerçek tehlike buradadır. Basiret, hayatın ve siyasetin doğru bir şekilde okunması demektir. Görülenin ötesini sezgi ve bilgi ile kavramak bu anlayışın gereğidir. MHP ile Cumhur İttifakı’nın önceliği, bu durumu sağlamlaştırmaktır.
Ülkücü harekette yer alarak tüm sahalarda hizmet eden gönülleri unutmayalım. Allah hepsinden razı olsun. İnsanlar muhabbet ve sevgi ile yaşamalıdır. Hayatın anlamını kavrayabilmek için saygı ve sevginin önemli olduğunu unutmamak gerekir.
BAHÇELİ’DEN TRUMP ÇIKIŞI: BUGÜNÜN DÜNYASINDA GERÇEK HASTA ADAM ABD’DİR
Yaklaşık 5 milyar insan, huzursuzluk sarmalında çatışmaların ve savaşların merkezinde yer alıyor. Trump’ın sözleri, çivisi çıkmış bir dünyanın halini yansıtıyor. Eğer hukuk uygulayıcıları devletin hukukunu çiğnerse, bu durum çeteleşmekten farklı bir şey olmayacaktır. ABD’nin tutumu, global anlamda bir çeteki dolaşımı temsil eder.
ABD’nin dünya üzerinde yarattığı kaos ve kıyamet senaryolarına artık inkar edilemeyecek bir şekilde tanıklık etmekteyiz. Demokrasi, dünya genelinde adeta yok olmuştur. Dizginlenemeyen hırslar, insanlığın önündeki engeller haline gelmiştir. Venezuela sadece bir deneme sahasıdır; şimdi sıra Danimarka Grönland’da. Bir NATO üyesi ülkeden başka bir ülkeye yönelik işgal planları nasıl geliştirilecektir?
Osmanlı Devleti zamanında “hasta adam” damgası vurulmuştu. Şu anda gerçek “hasta adam” ABD’dir. Başkalarının senaryolarıyla zamanımızı harcayacak vaktimiz yok. Hedefimiz, devletimizin global bir güç haline gelmesidir. Türkiye, bir kutup başı olmalı; adil, hoşgörülü ve saygılı bir tutum sergilemelidir.
“İRAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ ÖNEMLİDİR”
İran’daki protestolar ülke genelinde etkili bir şekilde yayılmaktadır. Bu durum, karşımızdaki sorunlardan yalnızca bir yüzdür. Diğer yüzü, İran üzerinde yürütülen emperyalist provokasyonlardır. İran’daki şiddet olayları sonucunda pek çok kişinin yaşamını yitirmesi, bölge ülkeleri için bir tehdit oluşturmaktadır.
Bu durumu kimlerin tetiklediği, hangi planların devreye girdiği gözler önüne serilecektir. İran’a yapılan örtülü operasyonların failleri de açıktır. Tehlike oldukça tanıdıktır. Gezi Parkı olayları ile İran’daki olaylar arasındaki benzerlikler üzerinde düşünmeye davet ediyorum. ABD ve İsrail’in İran’a karşı aldıkları pozisyon, global anlamda bir konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşma anlamına gelmektedir.
İran’daki olaylara karşı duyarsız kalınmamalıdır. Birlik olma günü bugün; İran halkı, emperyalizmin hizmetindeki kukla liderlere fırsat vermeyecektir.
“SDG/YPG İMARALI’NIN ÇAĞRISINA UYMALIDIR”
SDG/YPG, sürekli yanlışlar üzerine kurulmuş bir yapıdadır. PKK’nın örgütsel güçleri ortadan kaldırılmış, silahlar bırakılmıştır. SDG ve YPG bu durumlardan bağımsız değildir. Özellikle Mazlum Abdi, siyonist bir karaktere sahiptir ve ABD’nin kuklasıdır.
Türkler ve Kürtler, kader birliğine sahiptir.
DEM Parti’nin Türkiye partisi konumundaki demokratik ve dengeli mücadelesini takdir etmekle birlikte, geçmişte yaşanan sorunların tekrar nüksetmesinin sorumluluk bilinci ile çatışacağını düşünüyorum. Bu parti, bu haliyle Türkiye’ye parmak sallama yetkisine sahip değildir.


