NASA, 1971 yılında Ay’a gönderilen tohumlardan yetişen ve dünya genelinde farklı noktalara dikilen “Ay ağaçları”nın izini sürmekte. Bu özelliğiyle Ay’dan gelen ağaçların öyküsü, uzay keşfi ve bilimsel deneyler açısından büyük bir öneme sahip.
ABD Uzay Ajansı, Apollo 14 görevinde Ay’a gönderilen tohumların günümüzdeki durumunu araştırıyor. 1971’de gerçekleştirilen bu görev sayesinde gönderilen tohumlar, yıllar içerisinde büyüyerek ağaç haline geldi. Ancak, zamanla bu ağaçların izlerinin kaybolduğu bilgisi de gözler önüne seriliyor.
Yeni Ay görevleri kapsamında, uzay ajansı yeniden ağaç tohumları gönderirken, daha önceki Apollo 14 görevinde yetişen Ay ağaçlarının izlerini bulmak için halktan yardım talep ediyor.
AY AĞAÇLARININ HİKAYESİ
Apollo 14, 5 Şubat 1971’de Ay’a iniş yaptı. Astronotlar Alan Shepard ve Edgar Mitchell, Ay yüzeyinde “Ay golfü” denemesi yaparken, mürettebatın diğer üyesi Stuart Roosa komuta modülüyle Ay yörüngesinde kaldı. Bu görev sadece insanlı uzay uçuşları açısından değil, aynı zamanda yıllar sonra önemli sonuçlar doğuran bir bilimsel deney açısından da kritik bir yere sahip.
Görev öncesinde Roosa’ya, ABD Orman Hizmetleri (USFS) ve NASA’nın ortak projesi kapsamında 2 binden fazla ağaç tohumu teslim edildi. Bu tohumlar arasında loblolly çamı, çınar, sweetgum, sekoya ve Douglas köknarı gibi türler yer aldı. Tohumlar daha sonra bir metal kapsül içinde Apollo 14 mürettebatıyla birlikte uzaya gönderildi.
Plan oldukça basit bir şekilde oluşturulmuştu: Tohumlar, Roosa’nın “Kitty Hawk” isimli komuta modülünde Ay etrafında 34 tur atacak, ardından tekrar Dünya’ya dönülecekti. Bu tohumlar, Orman Hizmetleri tarafından filizlendirilip dünyanın farklı bölgelerine dağıtılacak ve uzaya gönderilen tohumlarla Dünya’da tutulan diğer tohumlar karşılaştırılacaktı. Ancak, Dünya’ya dönüşte beklenmedik bir sorun ortaya çıktı.
İMPARATORLARA HEDİYE EDİLDİ
Dönüş sonrası uygulanan dekontaminasyon işlemleri sırasında tohum torbaları patladı ve manyetik bir vakum etkisiyle karşılaştı. Bu durum, birçok tohumun filizlenmesine engel olabileceği anlamına geliyordu. Ancak Orman Hizmetleri’nden Stan Krugman, Houston’daki tesislerde tohumları filizlendirme çabası gösterdi.
NASA ve Orman Hizmetleri’nin şaşkınlıkla izlediği bu süreçte birçok tohum sağlıklı bir şekilde büyümeye başladı. Yetersiz koşullar nedeniyle bazı fideler kayıplara uğramış olsa da, Mississippi ve Kaliforniya’daki tesislere taşınan tohumlarla toplamda yaklaşık 450 fidan başarıyla yetiştirildi.
NASA’ya göre, bu ağaçların bir kısmı, uzaya hiç gitmeyen diğer tohumlarla birlikte dikildi. 40 yılı aşkın bir süre içinde, aralarında kayda değer bir fark gözlemlenmediği bildiriliyor.
Birçok Ay ağacı, 1975 ve 1976 yıllarında ABD’nin 200. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında çeşitli eyaletlere ve uygun iklim koşullarına sahip ülkelere dağıtıldı. Bir loblolly çamı, Beyaz Saray’a dikilirken, bazı “Ay ağaçları” Brezilya, İsviçre ve Japonya İmparatoru’na hediye edildi.
UNUTULAN AĞAÇLAR KAYBOLDU
Zaman geçtikçe, Ay ağaçları büyük ölçüde unutuldu. Birçoğu, Ay çevresinde dolaştıklarını belirten herhangi bir işaret olmaksızın dikildiği için izleri kaybolmuş durumda. 1996 yılında NASA bilim insanı Dave Williams, bu ağaçların izini sürmek adına yaptığı çalışmada yaklaşık 110 tanesini tespit etti; bunlardan 30’unun zamanla kuruduğu belirlendi.
Daha sonraki yıllarda Roosa’nın kızı, orijinal Ay ağaçlarından elde edilen tohum ve çeliklerle yetiştirilen 12 ikinci nesil Ay ağacını daha dağıttı. Yapılan gözlemler, Ay yolculuğu yapan ağaçlar ile Dünya’da kalanların arasında belirgin bir farklılık olmadığını göstermektedir.
ARTEMİS GÖREVİ GELENEĞİ CANLANDIRDI
IFL Science’a göre, NASA, Artemis programı çerçevesinde bu gelenekçi anlayışı yeniden canlandırdı. 2022’de Artemis I görevinde, Ay’ın etrafında yollarına devam eden insansız uzay aracına yeni tohumlar yerleştirildi.
Yeni tohumlar, daha sistematik bir takip sürecine tabi tutuluyor. Bu tohumlardan yetiştirilen ağaçlar ABD genelinde 236 ayrı noktada dikilip, özellikle öğrencilerin ilgisini çekmekte.
NASA yetkililerine göre, Ay ağaçlarının hem bilimsel hem de sembolik bir önemi bulunmakta. Ayrıca, kayıp Apollo Ay ağaçlarının izini sürmek için halka bilgi paylaşımı çağrısında bulunulduğu ifade ediliyor.


