Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişimi, internet ortamında yeni bir dönemi tetiklerken, “dijital kirlilik” konusunu da gündeme taşıyor.
İnternet, tarihinin en büyük ve belirsiz dönüşümlerinden birine doğru yol alıyor. Yapay zeka devrimi, bilgiye erişimi hızlandırırken yaratıcılığın sınırlarını zorlamakta; fakat bununla birlikte, bilgiye dayalı devasa bir ‘enkaz’ birikmeye başlamış durumda.
Geekliğin kutlandığı bir dönemden, algoritmaların ürettiği bir ‘veri çöplüğüne’ dönüşme tehlikesine kadar uzanan bu süreç, dijital dünyanın doğasını yeniden şekillendiriyor.
Yeni dönemde en çok tartışılan terimlerden biri, dijital ekosistemi saran ‘slop’ içeriklerdir. Bu durum, sanayi devriminin doğaya olan olumsuz etkilerine benzer bir şekilde, yapay zeka devriminin internetin bilgi saflığını nasıl tehdit ettiğini gösteriyor.
İnternetin, bilgi kaynağı mı yoksa geniş bir yanılsama havuzu mu olduğu sorusu, dijital okuryazarlığın artık bir tercih olmaktan çıkıp, zorunluluk hâline gelmesini kaçınılmaz kılıyor.
Yeni “spam” olarak nitelendirilen slop içerikler
Dijital terminolojide yer bulan “slop” terimi, yapay zeka aracılığıyla, hiçbir denetimden geçmeden ve yalnızca trafik çekmek amacıyla üretilen düşük kaliteli içerikleri tanımlar. Uzmanlar, “slop” içeriklerin geçmişteki “spam” e-postalarına benzerlik gösterdiğini ancak çok daha manipülatif ve inandırıcı olabildiğini vurguluyor.
Yapay zeka araçlarının (ChatGPT, Midjourney vb.) yaygınlaşmasıyla, internet üzerindeki veri akışının yaklaşık %50’sinin yapay zeka kaynaklı olması bekleniyor. Bu durum, internetin “bilgi kaynağı” fonksiyonunu yitirip devasa bir “veri çöplüğüne” dönüşme riski taşıdığı anlamına geliyor.
Human üretimi içerikler “lüks” haline mi geliyor?
Yapay zekanın maliyetleri düşürmesi ve hız kazanması, insan odaklı, editöryal süreçlerden geçmiş içeriklerin daha maliyetli hale gelmesine neden oluyor. Dijital strateji uzmanları, yakın gelecekte “İnsan tarafından yazılmıştır” ibaresinin, gıdalardaki “organik” sertifikası gibi bir prestij simgesi olacağı öngörüsünde bulunuyor. Kişisel deneyim, gerçek gözlem ve derinlemesine analiz içeren metinler, yapay zekanın sunduğu “ortalama” içeriklerin yanında daha kıymetli bir konum elde edecek.
Yapay zeka içeriği nasıl ayırt edilir?
Yapay zeka tarafından üretilen içerikleri tanımak için bazı belirleyici ipuçları bulunmaktadır. Aşırı kusursuzluk ve tekdüzelik, bu içeriklerin birçok kez düzgün dil bilgisine sahip olmasına rağmen, monoton bir tonla yazıldığını gösterir. Yine, metinlerde insani bir “ses”, espri veya özgün bir bakış açısının eksik olduğu dikkat çekicidir.
Yapay zeka yazılımları, çok emin bir üslupla yanlış bilgi verebiliyor. Tarihler, isimler veya bilimsel verilere ilişkin tutarsızlıklar, yapay zeka kaynaklı metinlerin belirgin işaretlerindendir.
Yapay zeka tarafından oluşturulan görsellerde, ellerin veya parmak sayılarının tutarsızlığı, metin içindeki anlamsız karakterler ve fizik kurallarına uymayan ışıklandırmalar, içeriğin yapay olduğunu ortaya çıkarır.
“Özetle”, “öte yandan” gibi aşırı kullanılan bağlaçlar, tekrara düşen ifadeler de yapay zekanın karakteristik yazım tarzını sergiler.
Düşük kaliteli içeriklerden korunma yöntemleri
Kullanıcıların niteliksiz içeriklerden korunması için izlemesi gereken bazı adımlar şunlardır:
- İçeriğin yayınlandığı sitenin “künye” ve “hakkımızda” bölümlerini kontrol edin. Gerçek bir editör kadrosuna sahip olmayan sitelerden kaçının.
- Arama yaparken “son 24 saat” veya “son 1 hafta” gibi filtreler yerine, güvenilir haber ajanslarının ve kurumların resmi web sitelerini tercih edin.
- Algoritmalar, etkileşim sağlamak amacıyla yapay zeka içeriklerini öne çıkarabilir. Sürekli benzer içerikler üreten hesapları takipten çıkarmanız önerilir.
- Şüphe duyulan içerikler için “teyit” mekanizmaları ve yapay zeka tespit araçlarını kullanmaya özen gösterin.
Uzmanlar, dijital okuryazarlığın günümüzde bir seçenek değil, yapay zeka çağında bir zorunluluk hâline geldiğinin altını çiziyor.


