Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Ankara Büyükelçisi Said Sani ez-Zahiri, BAE ve Türkiye arasındaki turizm trafiğinin 2019 yılından bu yana yüzde 50’den fazla bir artış gösterdiğini açıkladı. 2022 yılında, Türkiye’yi 1,2 milyon BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi vatandaşının ziyaret ettiği belirtildi.
Zahiri, Ankara’da düzenlenen “Al Bait Al Emarati – Birleşik Arap Emirlikleri Evi – Kültür Buluşması” etkinliği sonrası gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Etkinliğin 10 binden fazla ziyaretçiyi çekmesinin beklendiğini ifade eden Zahiri, bu tür programların yeni kültürel ve turizm yollarının açılmasına katkıda bulunacağını belirtti. Ayrıca, bu etkinliklerin, 2020-2024 yılları arasında ticaretin yüzde 87 oranında artmasını destekleyerek halklar arası etkileşimi güçlendireceğini vurguladı.
– “GEÇEN YIL TÜRKİYE’Yİ 1,2 MİLYON BAE VE KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ VATANDAŞI ZİYARET ETTİ”
BAE’nin doğal mirası, el sanatları ve gastronomik zenginlikleri hakkında da bilgi veren Zahiri, şunları söyledi:
“BAE ve Türkiye arasındaki turizm trafiği, 2019’dan bu yana yüzde 50’nin üzerinde bir büyüme kaydetti. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi 1,2 milyon BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi vatandaşı ziyaret etti. Bunun yanı sıra, 250 binden fazla Türk turist de BAE’ye seyahat etti. Kültürel programlar, destinasyonların ve tarihi mirasların ilgi çekmesini sağlayarak bu akışın derinleşmesine katkıda bulunuyor. İki ülkeyi birbirine bağlayan haftalık 200’den fazla uçuşun yanı sıra Emirlik Evi gibi etkinlikler, yeni turizm rotaları ve ortak pazarlama kampanyalarını destekliyor. Ayrıca festival değişimlerini ve kültürel turizm iş birliklerini teşvik ediyor.”
Zahiri, iki ülke arasındaki dış ticaretteki olumlu gelişmelere de dikkat çekti. BAE Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı kaynaklarına göre, 2024 yılı itibarıyla 39,13 milyar dolarlık petrol dışı işlem hacminin yıllık yüzde 7,61 oranında arttığını dile getirdi.
BAE’nin Türkiye’den ithalatının yüzde 10 artışla 19,42 milyar dolara, ihracatının ise yüzde 14,4 artarak 14,77 milyar dolara ulaştığını kaydeden Zahiri, Türkiye ile BAE’nin 50 milyar dolarlık orta vadeli ticaret hedefine ulaşmak için lojistik, tarım teknolojisi, yenilenebilir enerji, imalat ve dijital ticaret sektörlerinde entegrasyonu derinleştirmesi gerektiğini belirtti.
– “ORTAK TEDARİK ZİNCİRİ ENTEGRASYONU İKİ EKONOMİNİN REKABET GÜCÜNÜ ARTIRIYOR”
Ortak serbest bölgeler, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (CEPA) çerçevesinde gümrük düzenlemeleri ile enerji, savunma ve ilaç sektörlerinde özel iş konseylerinin oluşturulduğunu söyleyen Zahiri, BAE’nin Türkiye’nin bilişim, elektronik, ulaştırma ve gayrimenkul sektörlerine yaptığı 1 milyar dolarlık yatırım gibi unsurların büyümeyi destekleyeceğini aktardı. Ayrıca, limanlar, lojistik ve enerji sektörlerinde 50 milyar doları aşan taahhütlerin, büyümeyi daha da hızlandıracağına dikkat çekti.
Zahiri, CEPA kapsamında sağlanan indirimli tarifeler ve basitleştirilmiş menşe kuralları sayesinde metaller, petrokimyasallar, gıda ürünleri, makineler, mücevherler ve lojistik sektörlerinde güçlü bir büyüme yaşandığını ifade ederek, her iki ülkenin KOBİ desteği, dijital ticaret araçları ve inovasyon ortaklıklarını güçlendirerek bu büyümeyi devam ettirebileceğini vurguladı.
Türkiye’nin 350’den fazla organize sanayi bölgesi ve 1,5 milyon sanayi çalışanıyla dünyanın en büyük 20 sanayi üreticisinden biri olduğunu söyleyen Zahiri, otomotiv, makine, elektronik ve tekstil sektörlerindeki çeşitli üretim altyapısının BAE’nin tedarik zinciri hedefleriyle uyumlu olduğunu da belirtti.
Zahiri, ortak tedarik zinciri entegrasyonunun her iki ekonominin rekabet gücünü artırdığını ifade etti ve ekledi:
“Ayrıca, Türkiye’nin hızla büyüyen yapay zeka ve dijital teknolojiler sektörü, gelişmiş altyapı ağları ve güçlü yenilenebilir enerji portföyü ile ülkenin stratejik cazibesini pekiştiriyor. Türkiye’nin, 15 milyar doları aşan hacme sahip ilaç ve tıbbi cihaz endüstrileri ile büyüyen tarım teknolojileri ve gıda işleme yenilikleri, BAE’nin yüksek büyüme gösteren sektörlerde dayanıklı tedarik zincirleri, çeşitlendirilmiş kaynak kullanımı ve ortak inovasyon konusundaki uzun vadeli vizyonunu daha da destekliyor.”
– “TÜRKİYE İLE GÜNEŞ, RÜZGAR VE HİDROJEN ALANLARINDA İŞBİRLİĞİNİ GENİŞLETMEYE DEVAM EDİYORUZ”
BAE’nin 2050 yılına kadar yüzde 44 temiz enerji üretme hedefi ile Türkiye’nin 2035’ta yüzde 65 yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik elde etme hedefine dikkat çeken Zahiri, BAE’nin küresel yenilenebilir enerji projelerine 50 milyar dolardan fazla bir yatırım yaptığını ve Türkiye ile güneş, rüzgar ve hidrojen alanlarındaki iş birliğini devam ettirdiğini söyledi.
Pareticipatory işbirlikleri arasında ortak güneş enerjisi parkları, kara tabanlı rüzgar tesisleri, yeşil hidrojen pilot projeleri ve iklim teknolojisi AR-GE çalışmaları yer aldığını sözlerine ekleyen Zahiri, bu girişimlerin Türkiye’nin mühendislik becerilerinden ve BAE’nin temiz enerji liderliğinden yararlanarak uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğini vurguladı.
Zahiri, tarım alanındaki iş birliği fırsatlarına da değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Tamamen BAE üretimi olan ‘Ma Hawa’, doğrudan havadan saf ve güvenli içme suyu üretmek için yenilikçi bir çözüm sunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile bu projenin detayları üzerine görüşmelerimiz sürüyor. Bu cihazlar hem iç mekanda hem de dış mekanda kullanılabiliyor. Büyükelçilik olarak amacımız, bu ürünü özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı gibi ilgili Türk makamlarına tanıtmak. Bu teknolojinin iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir rol oynayacağına ve tarım sektöründe yeni fırsatlar yaratacağına inanıyoruz.”


