Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında vatandaşlara ve basın mensuplarına hitap etti. Erdoğan’ın konuşmasında dikkat çeken noktalar şöyle sıralandı:
“Sevgili milletim, değerli gazeteciler, hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.
Dünyanın dört bir yanında bizleri izleyen vatandaşlarımıza, 81 ilimizin her birinden selam gönderiyorum. 2025 yılını geride bırakıp umut dolu bir 2026 yılına adım attığımız bu günlerde, bölgemizde ve ülkemizde önemli gelişmelere tanıklık ediyoruz.
Yeni yılın ülkemize, milletimize ve başta mağdurlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyor, halkıma huzur, kardeşlik ve bolluk dolu bir yıl temenni ediyorum.
Bu vesileyle, 2025 yılındaki büyüme, kalkınma ve hedeflerimize ulaşmak için çaba gösteren herkes ile, devletimizin bekası ve halkımızın huzuru için hayatlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize olan minnettarlığımı ifade ediyorum.
Özellikle geçtiğimiz hafta DEAŞ’lı teröristler tarafından hayatlarını kaybeden üç güvenlik mensubumuza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Şehitlerimizin ailelerine vatanım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
“Gerçekten büyük bir aileyiz”
Yeni yılın başlangıcında yine hatırlatmak isterim ki; Türk milleti olarak biz, 86 milyon yurttaşımız ve yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın kardeşimizle büyük bir aileyiz.
Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlarımız, dünyanın farklı köşelerinde yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizle aynı duyguları paylaşıyoruz. Hepimiz bu cennet vatanın sevdalılarıyız.
“Türk milletinin birlik ve beraberliğini sağlamak adına, içinden geçtiğimiz bu kritik süreçte dostluk bağlarımıza daha sıkı sarılmalıyız. Ulu şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi; ‘Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.’ Bu bilinçle ayrılıklardan uzak durmalı, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz.
Unutmamalıyız ki, ayrılık ve bozgunculuk isteyenler her zaman çıkacaktır. Ancak bu tuzaklara düşmeyecek, bu oyunları boşa çıkartacağız.
“86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız”
Merhum Akif’in ‘ittihad yaşatır, tefrika yakar, öldürür’ sözü aklımızda kalacak. Türkiye’nin huzuru ve güvenliği söz konusu olduğunda, ayrılıklarımızı bir kenara bırakıp güçbirliği yapmalıyız. Birlik içinde kalmalıyız.
Akif’in milli mücadele günlerindeki vaazı da çok önemlidir. O günler, milletin birlikte durduğu zamanlardı; parçalanmanın getireceği yıkım, o dönemde olduğu gibi yine her an karşımıza çıkabilir.
Düşmanlarımız bugün bizden yalnızca toprak talep etmiyor. Hedefleri doğrudan devletimizdir. Büyük Türkiye idealimizi engellemeye çalışacaklar. Ancak biz sağlam duracağız ve bu süreci başarıyla atlatacağız.
“Terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık”
“Türk düşmanlarının sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendirecek, ayrılık tohumları ekenlere karşı her daim uyanık kalacağız.
Yıllardır mücadele ettiğimiz terör belası, Türkiye’nin ayağındaki emperyalist bir prangadır. DEAŞ, FETÖ, PKK gibi yapılar, bu amaçla kullanılan araçlardır. Kahraman güvenlik güçlerimizin mücadeleleri, savunma sanayimizin yetenekleri ve milletimizin anlayışı ile terör belasını sona erdirme noktasında büyük fırsatlar elde ettik.
Daha fazla fırsat penceresinin açılmasına izin vermeyeceğiz. 40 yıllık terör sorununu köklü bir şekilde çözmek için terörsüz bir Türkiye sürecini kararlılıkla sürdürme hedefindeyiz.
Bu süreci sabırla, soğukkanlılıkla ve sağduyuyla gerçekleştirmeyi kararlıyız. Terörün gölgesinin olmadığı bir ortamda kazanımlarımıza odaklanarak ilerleyeceğiz.
Bugün 2026 yılının ilk kabine toplantısını gerçekleştirdik. Önemli meseleleri ele alarak milletimiz için yararlı olacak kararlar aldık. Bunun öncesinde son üç haftada yaptıklarımızı özetlemek istiyorum.
Sevgili vatandaşlarım, 16 Aralık’ta ‘Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika’ teması ile düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı’nda dünya genelinde bizi başarılı bir şekilde temsil eden büyükelçilerimizle bir araya geldim. Belirsizliklerin arttığı bu dönemde diplomatik alanda da güçlü bir duruş sergiliyoruz.
Ülkemizin hak ve hukukunu cesurca korurken, eleştiri konusunda kararlılığımızı da sürdürüyoruz. Bizim duruşumuz, bağımsız ve güçlü bir devleti temsil etmekten geçiyor.
“Nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk”
Türkiye, adil ve hak temelli bir diplomasi izleyen ülkelerin başında gelir. Nerede bir haksızlık, hukuksuzluk, zulüm varsa, tavrımızı açıkça ortaya koyduk.
“Üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır”
Ana muhalefet, iç ve dış politikada yetersiz bir popülizm izliyor. Bu durum, onların gerçek tutumlarını ortaya koymuyor. Geçmişte olup bitenlere bir göz attığımızda, tutarlı bir duruş sergileyemediklerini görüyoruz.
Eleştirilerini ülke menfaatine değil, iktidarı zayıflatma amacıyla yapmaları bu sorunun boyutunu daha da derinleştiriyor. Böyle bir yaklaşımın, ülkemize zarar vermesine izin vermeyeceğiz.
“CHP Genel Başkanı’nın aklına ilk gelen bize saldırmak”
Ülkemizle dost bir ülkede yaşanan bir olayda, CHP Genel Başkanı’nın aklına ilk olarak bize saldırmak geliyor. Bu durum, politikalarında bir tutarsızlık olduğunu ortaya koyuyor.
Siyasi nefreti azaltmak için çaba gösterileceği yerde, bu tür provokatif tavırlar sergilemek sorunları çözmek yerine daha da derinleştiriyor.
Sevgili milletim, biz bu oyunlara kulak asmayacak, her durumda Türkiye menfaatlerini koruyacağız.
Üzerimizde 86 milyon insanın hakları var. Biz, milletimizin umutlarını büyütmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve dengeli bir şekilde hareket edeceğiz.
Dünyanın neresinde olursa olsun, tüm ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesine karşı duracağız. Venezuela meselesinde de en doğru olan yaklaşım üzerinde yoğunlaşarak dost ülkelerle dayanışmamızı sürdüreceğiz.
Bugün de bu anlayışla hareket ediyoruz. Ülkelerin haklarının ihlal edilmesi, küresel düzeyde istikrarsızlığa yol açabilir.
Kurallara dayalı bir uluslararası sistemin korunması, istikrarın sağlanması adına önemlidir. En son kabine toplantımızda Venezuela konusu detaylı şekilde değerlendirildi. Başkan Trump ile yaptığımız görüşmede de ülkemizin hassasiyetlerini vurguladık.
Türkiye ve Türk milleti, dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.
Ayrıntılar geliyor…


