Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, Türkiye’nin sınır komşusu Suriye’deki gelişmeler, milli güvenlik öncelikleri çerçevesinde titizlikle takip edilmektedir.
Türkiye’nin öncelikli amacı, Suriye’nin siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve merkezi yapısının korunmasıdır. Bu hedef doğrultusunda, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, sınır hattına yakın bölgelerdeki çatışmaların Türkiye’ye olumsuz etkilerini asgariye indirmeye, Suriye içinden sınıra yakın alanlara yönelik olası göç hareketlerini yakından izlemeye ve bölgedeki sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalar sürdürmektedir.
Son günlerde Halep kentinde, özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maksud, Eşrefiye (Aşrafiye) ve Beni Zeyd mahallelerinde Suriye ordusu ile SDG unsurları arasında meydana gelen çatışmalar, bu bağlamda değerlendirilmektedir.
SDG’nin Suriye hükümeti ile imzaladığı 10 Mart mutabakatına uymayıp, uzlaşmadan uzak bir tutum benimsemesi, çatışmalara yol açmış ve bu durum sivil kayıplara sebep olmuştur. Olaylar, on binlerce kişinin yerinden edilmesine ve bölgedeki istikrarsızlığın artma riskine yol açmaktadır.
“Suriye’nin toprak bütünlüğü için olumlu bir adım”
Suriye hükümeti, sorunun çözümü için uzun süre SDG’ye birçok öneride bulunmuş ve diyalog kanalını açık tutmuştur. Ancak, SDG’nin bu önerileri reddetmesi ve maksimum taleplerle zaman kazanma çabası, çatışmalara neden olmuştur.
Çatışmaların başlamasının ardından, Suriye ordusunun yürüttüğü operasyonlar neticesinde Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinin büyük bir kısmı merkezi yönetimin kontrolüne geçmiştir. Şeyh Maksud mahallesindeki süreç ise hâlâ devam etmektedir.
Yaşanan son gelişmelerin ardından Suriye hükümeti, SDG unsurlarının bölgeden çıkarılması için operasyonlarına devam etmektedir. Bu kapsamda, SDG üyelerinin Fırat’ın doğusuna çekilmesi amacıyla güvenli koridor oluşturulmuş ve yeni bir askeri tırmanışın önlenmesi için saat 03:00 itibarıyla tek taraflı ateşkes ilan edilmiştir.
Bu adımlar, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve merkezi otoritenin yeniden tesis edilmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, sivil halkın güvenliğinin sağlanması ve olası göç dalgalarının önlenmesi büyük önem taşımaktadır. SDG unsurlarının sivil alanları ve halkı canlı kalkan gibi kullanmaya çalışması ise kabul edilemez bir durumdur.
Türkiye, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü bağlamında, bu tür gerilimlerin barışçıl yollarla çözülmesine önem vermektedir.
“Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda planlamalar yapılmaktadır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, süreci yakından takip etmekte ve talimatları doğrultusunda, Milli İstihbarat Teşkilatı olayların barışçıl bir şekilde çözülmesi amacıyla sürekli olarak Suriye Hükümeti ve ABD ile görüşmeler yapmaktadır. Uygun kanallar üzerinden SDG’ye gerekli mesajlar da iletilmektedir.
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmelerden anlık olarak haberdar edilmekte ve bölgede meydana gelen her olay ayrıntılı bir şekilde aktarılmaktadır. Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda detaylı planlamalar yapılmakta ve Dışişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı arasında tam bir koordinasyon sağlanmaktadır. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sahada görevli personeli de 24 saat esasına dayalı olarak gelişmeleri yakından takip etmektedir.
“Türkiye, tutumunu sürdürmeye devam etmektedir”
Türkiye, Suriye’nin istikrarı ve güvenliğinin kendi güvenliği ile eşdeğer olduğunu her zaman vurgulamış ve bu tutumunu sürdürmeyi amaçlamaktadır. Türkiye, bölgedeki tüm taraflara itidal çağrısı yaparak, diyalog ve uzlaşıya davet etmiştir. Suriye’deki Kürtler de Suriye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarıdır ve bu çerçevede, onların haklarının korunması Türkiye’nin öncelikleri arasındadır.
Türkiye’nin amacı, Suriye’de kalıcı barış ve istikrar ile toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır. SDG’nin de Suriye’nin toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine, toplumsal huzuruna ve entegrasyonuna destek verecek bir tutum içerisinde olması Türkiye’nin önemli bir beklentisidir.


