1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Küresel Belirsizlikte Türkiye’nin Fırsat Penceresi

Küresel Belirsizlikte Türkiye’nin Fırsat Penceresi

featured
0
Paylaş

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) düzenlediği “2025 Yılı Değerlendirmesi 2026 Yılı Beklentileri” programında yaptığı konuşmada, dünya genelinde belirsizliklerin arttığını ve küresel ekonomi politikalarına dair belirsizlik endeksinin tarihsel olarak yüksek bir seviyeye ulaştığını ifade etti.

Bakan Şimşek, belirsizlik ortamına rağmen küresel piyasalardaki olumlu algının mevcut olduğunu belirterek, 2026 yılı için Türkiye ve gelişen ülkeler açısından kısa vadeli olumlu bir ekonomik görünümün söz konusu olabileceğini kaydetti.

Ticaret ortaklarındaki sınırlı toparlanmayı değerlendiren Şimşek, bu durumun dış talep açısından önem taşıdığını, avro/dolar paritesinin Türkiye için pozitif bir gelişim sergilediğini dile getirdi. Bununla birlikte, gümüş ve bakır gibi bazı emtialar hariç, genel olarak emtia ve enerji fiyatlarının bir süre daha düşük kalmasının beklendiğini aktardı.

Ticarette korumacılık, yüksek küresel borçluluk, dünya nüfusunun yaşlanması ve iklim değişikliği gibi zorlu konulara dikkat çeken Şimşek, “Özellikle orta ve uzun vadelerde karmaşık bir tabloyla karşı karşıyayız.” şeklinde vurgu yaptı.

Ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine devam etmesi beklentisinin bulunduğunu belirten Şimşek, Fed’in enflasyonu düşürme yönündeki çabalarının sürüp sürmeyeceğine dair endişeler olduğunu belirtti.

Bu zorlukların üstesinden gelmek amacıyla Türkiye’nin bölgesel entegrasyona ve bağlantısallığın artırılmasına odaklanacağını kaydeden Şimşek, yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları ile hizmet ihracatını geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Bakan Şimşek, Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 94 seviyesinde olduğunu belirterek, benzer ülkelerin bu oranın yüzde 236, dünya ortalamasının ise yüzde 311 olduğunu hatırlattı. Bunun, dezenflasyon süreci ile birlikte Türkiye için önemli bir fırsat yaratacağını vurguladı.

“Yapay zekaya yönelmek şart”

2025 yılının iç ve dış talep açısından zorlu geçtiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu süreçte ciddi avantajlara sahip olduğunu, bunun için ön koşulun fiyat istikrarı olduğunun altını çizdi.

Yapay zekanın hızlı bir değişim içinde olduğunu dile getiren Bakan Şimşek, bu teknolojinin sadece belirli uygulamalarla sınırlı kalmadığını, üretim süreçlerinden sağlık alanına kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ifade etti. “Yapay zeka yatırımları rekor seviyelerde” diyerek, bu alana odaklanmanın önemini vurguladı.

Türkiye’nin Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’nde birçok ülkeye göre iyi bir konumda bulunduğunu, gelişmiş ülkeler ortalamasına ulaşmayı hedeflediklerini kaydeden Şimşek, büyük veri merkezlerine yatırım yaptıklarını ve dijital dönüşümde ilerleme kaydettiklerini belirtti.

“Türkiye’nin jeostratejik rolü artıyor”

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, sulama yatırımlarındaki desteklerin yanı sıra yeşil dönüşümü ve su yönetimi reformlarını da önceliklendirdiklerini ifade etti.

Dünya genelindeki bölgesel gerginliklere dikkat çeken Bakan Şimşek, mevcut sistemin önemli değişimlerden geçtiğine ve bu durumda Türkiye’nin avantajlı bir konumda olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde dengeli ilişkilerin geliştirilmesine vurgu yaptı.

Savunma sanayisinde kaydedilen başarıları dile getiren Şimşek, Türkiye’nin 2023’te bu alandaki ihracatının 10 milyar doları aştığını belirtirken, kilogram ihracat değerinin 65 dolar olduğunu hatırlatarak Türkiye’nin savunma sanayini güçlendirirken çıkan fırsatları değerlendirdiğini ifade etti.

“Zorluklara rağmen ilerleme kaydettik”

Bakan Şimşek, 2025 yılındaki ekonomik gelişmelere değinirken, zorlu bir yıl yaşandığını ancak tüm zorluklara rağmen ilerleme kaydedildiğini belirtti. Makrofinansal istikrarın, şirketlerin finansal durumundaki iyileşmenin ön koşulu olduğunu vurguladı.

Rezervlerle ilgili endişeleri gidermek için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Şimşek, geniş tanımlı rezerv yeterliliğini sağladıklarını ve net rezervlerde 123 milyar dolarlık artış sağladıklarını bildirdi. Borsa İstanbul’daki halka açık şirketlerin piyasa değerinin de önemli oranda yükseldiğini dile getirdi.

“Enflasyon azalma gösteriyor”

Şimşek, enflasyonun düşmeye devam ettiğini, 2023’te yüzde 65 civarında olan enflasyonun 2024’te yüzde 44’e, 2025’te ise yüzde 31 civarına gerilediğini belirtti. Hedeflerinin 2026’da bunu yüzde 20’nin altına düşürmek olduğunu kaydetti.

Enflasyonun düşüş sürecinin, Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve arz yönlü tedbirlerle desteklendiğini ifade eden Bakan Şimşek, konut arzındaki artışın da kira enflasyonunu olumlu yönde etkilediğini vurguladı.

Maktu vergilerin son altı aydaki enflasyon oranlarının altında artırıldığını ve akaryakıtta yapılan artışın sınırlı kaldığını belirten Şimşek, yeniden değerleme oranını da enflasyon hedefinin altında artırdıklarını belirtti.

Konut arzındaki artışa dikkat çeken Şimşek, yapı ruhsatının bir milyonu geçtiğini, bu durumun yüksek kira enflasyonunun düşmesine katkı sağladığını ifade etti.

“Dezenflasyonu destekleyen koşullar sürdürülebilir”

Bakan Şimşek, hizmet enflasyonundaki fiyat artışlarını kural bazlı bir çerçeve içinde düzenlediklerini belirtirken, tarımdaki zorlukların da etkili olduğunu ifade etti. Bu yılın yağışlar açısından bereketli geçeceği ve tarım verimliliğinde artış beklediklerini kaydetti.

Enflasyon beklentilerindeki iyileşmelere değinen Şimşek, şartların dezenflasyonu desteklemeye devam ettiğini belirterek, 2026 itibarıyla enflasyonu düşürmek için gereken tüm tedbirlerle kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini vurguladı.

Küresel Belirsizlikte Türkiye’nin Fırsat Penceresi
+ -
Bizi Takip Edin