Yargıtay, bir alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde, borçlunun aynı gün içinde verdiği dilekçede hem borcu kabul ettiğini hem de “Mallarım üzerine haciz koyabilirsiniz” ifadesiyle yetki verdiğini geçersiz saydı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, haczin ancak icra takibinin kesinleşmesinden sonra yapılabileceğine dikkat çekti. Bu durumda, takibin öncelikle kesinleşmesi gerektiğini, takibin kesinleşmeden haciz talep edilmesinin, ‘daha önce verilmiş izin’ kapsamında değerlendirileceğinden geçersiz olacağını vurguladı.
İçtihat Bülteni Uygulaması’na göre, borçlu vekili, alacaklı tarafından müvekkiline yönelik icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin tebliğ edildiğini bildirdi. Müvekkilinin haciz korkusuyla PTT şubesine gidip tebligatı elden aldığı, aynı gün icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle yasal sürelerden feragat ederek emekli maaşının tamamının haczedilmesine muvafakat ettiğini fakat bu muvafakatın geçersiz olduğunu iddia ederek haczin kaldırılmasını talep etti. Davalı taraf, şikayetinin reddini istedi.
İLK DERECE MAHKEMESİ TALEBİ KABUL ETTİ
İlk derece mahkemesi, olaydaki muvafakat tarihinin, icra takibinin henüz kesinleşmediği bir zamanda gerçekleştiğini belirterek, bu sebeple emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatın geçerli olamayacağına karar vererek haczin kaldırılmasını sağladı.
Davalı alacaklı vekili, bu karara istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf talebini kabul ederek “maaşa haciz konulabilir” yönünde bir karar aldı.
Bölge Adliye Mahkemesi, borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aldığı maaşın tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiğini ve ödeme emri tebliğinden sonra lehine olan sürelerden feragatinin geçerli olacağını savunarak, istinaf başvurusunu esastan kabul edip ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak şikayeti reddetti. Bu karara karşı davacı borçlu vekili temyiz talebinde bulundu.
YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ HÜKMÜ BOZDU
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borçlunun borcu kabul edip hacze muvafakatinin, icra takibinin kesinleşmesi ile aynı anda gerçekleştiğini ve bu nedenle geçersiz olduğuna karar vererek Bölge Adliye Mahkemesi’nin hükmünü bozdu.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARDA DİRENDİ
Bölge Adliye Mahkemesi, önceki kararına ek olarak borçlunun hacze yönelik muvafakatinin ve icra takibinin kesinleşmesinin aynı anda gerçekleşmediği gerekçesiyle direnme kararı aldı.
Bu direnme kararına karşı borçlu vekili, süresi içinde temyiz talebinde bulunarak dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşıdı.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU: “BORÇLU TARAFINDAN AYNI DİLEKÇE İLE BORCUN KABUL EDİLEREK HACZE MUVAFAKAT EDİLMESİ, TAKİBİN KESİNLEŞMESİYLE AYNI TARİHTE OLDUĞUNDAN GEÇERSİZDİR”
25 üyesiyle toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, konuyla ilgili nihai kararı verdi. Yargıtay, borçlu tarafından aynı dilekçeyle yapılan borç kabulünün ve haciz muvafakatinin, icra takibinin kesinleşmesiyle aynı tarihte gerçekleştiği için haciz için verilen muvafakatın geçersiz olduğuna hükmetti. Bu doğrultuda emekli maaşına konulan haczin geçersiz olduğuna karar vererek durumu netleştirmiş oldu.


