Yeni haftada teknoloji şirketlerine duyulan iyimserlik, piyasalardaki risk iştahını artıran önemli faktörler arasında öne çıkıyor. ABD’de açıklanan istihdam verileri, beklentilerin altında kalmasına rağmen ülke ekonomisinin sağlıklı bir durumda olduğuna dair sinyaller veriyor ve bu durum borsalardaki yükselişleri destekliyor.
ABD’de yayımlanan verilere göre, tarım dışı sektörlerde istihdam geçen yıl aralık ayında 50 bin kişi artış gösterdi. Ancak bu artış, beklentilerin gerisinde kaldı. Ülkedeki işsizlik oranı da aynı dönemde yüzde 4,5’ten yüzde 4,4’e düşerek olumlu bir gelişme sergiledi.
Ortalama saatlik kazanç, ABD Merkez Bankası tarafından dikkatle izleniyor. Son veriler, bu kazancın aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 3,8 artarak 37,02 dolara ulaştığını gösteriyor. Geçen yıl aralık ayında ise beklentilere paralel bir artış yaşanması beklenmekteydi.
Ekim ayı için tarım dışı istihdam verilerinde yaşanan düşüş, 173 binden 105 bine revize edildi. Kasım ayındaki istihdam artış tahmini de 64 binden 56 bine indirildi.
Mevcut veriler ve revizyonlar, iş gücü piyasasında bir soğuma yaşandığını işaret etmekte. Ancak işsizlik oranındaki düşüş, Federal Rezerv’in faiz indirimlerinde bir süre beklemede kalabileceğine dair tahminlerin güçlenmesini sağladı.
Analistler, ABD’deki federal hükümetin kapalı olduğu dönemde işsizlik oranının gerilemesini ve ortalama saatlik kazançların artışını, ülke ekonomisinin dayanıklılığını gösteren bulgular olarak değerlendiriyor.
Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi, ocak ayında 54’e çıkarak Eylül 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Ekonomik verilerin yanı sıra, Federal Rezerv yetkilileri tarafından yapılan açıklamalar da yakından izleniyor. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, son istihdam verilerinin ılımlı bir iş büyümesini ve düşük işe alım ortamını yansıttığını belirtti.
Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın tarifeleriyle ilgili olarak Yüksek Mahkeme’nin beklenen kararı henüz açıklanmadı.
Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Yüksek Mahkeme’nin Başkan Trump’ın tarifeleri uygulamak için acil durum yetkilerini kullanmasına dair vereceği karara bağlı olarak alternatif önlemleri devreye alabileceklerini ifade etti.
Trump, petrol şirketlerinin Venezuela’da gerekli altyapıyı inşa etmek için en az 100 milyar dolar harcayacağını ve bu şirketlerin güvenliğini sağlayacaklarını bildirdi. Ayrıca, kredi kartı faiz oranlarına bir yıl boyunca yüzde 10’luk bir sınır getirilmesi çağrısında bulundu.
Trump’ın göreve gelişiyle birlikte Federal Rezerv’in bağımsızlığına dair endişeler, zaman zaman piyasaları etkilemişti. Son olarak, Fed Başkanı Jerome Powell’ın cezai iddianame tehdidi alması, piyasalardaki bu endişeleri yeniden gündeme taşıyor.
Powell, ABD Adalet Bakanlığı’nın kendisine yönelik bir cezai iddianame tehdidinde bulunduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı tarafından, Fed’e büyük jüri celbi tebliğ edildiği ve bu celbin, geçen yıl aralık ayında senatoda verdiği bir ifadeyle bağlantılı olduğu bildirildi. Söz konusu ifade, tarihsel Fed ofis binalarının yenilenmesiyle ilgili çok yıllı bir projeye dair idi.
Powell, demokrasinin hukukun üstünlüğüne ve hesap verebilirliğe saygı duyduğunu vurguladı ve hiç kimsenin, Fed başkanı da dahil olmak üzere, yasalardan muaf olmadığını ifade etti. Ancak bu durumun, yönetim tarafından yapılan tehditler ve devam eden baskılar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Cezai iddia tehdidinin, Fed’in para politikası kararlarıyla ilgili olduğu iddiasında bulunan Powell, bu tehdidin, Fed’in faiz oranlarını halkın menfaatine göre tayin etme yeteneği üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtti.
Analistler, bu durumun endişe verici olduğunu ancak faiz oranları üzerindeki etkisini henüz bilmediğini kaydetti. Fed’in bağımsızlığına yönelik risklerin artması, piyasalarda negatif bir etki yaratma potansiyeline sahip.
Yıla olumlu bir başlangıç yapılmasına rağmen, İran’daki protestolar, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesi, Çin ve Japonya arasındaki diplomatik kriz gibi jeopolitik gerilimler yatırımcılar üzerinde tedirginlik yaratmaya devam ediyor.
Ayrıca, bu hafta ABD’de açıklanacak enflasyon verisi, piyasalarda önemli bir belirleyici olacak. Tüm bu gelişmelere paralel olarak ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,17 düzeyinde bulunurken, Fed’in bağımsızlığına dair artan endişelerle dolar endeksi yüzde 0,1 düşerek 99 seviyesinde işlem görüyor.
Bu gelişmeler ışığında, altının ons fiyatı 4 bin 601,3 dolara çıkarak yeni bir rekora imza attı. Cuma kapanışına göre altının onsu yüzde 1,8 artışla 4 bin 583 dolardan işlem görürken, gümüşün ons fiyatı yüzde 4,7 artışla 84,3 dolara ulaştı. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,7 artışla 63,2 dolarda dengelendi.
S&P 500 Endeksi Rekor Seviyeyi Gördü
ABD’de çip üreticilerinin hisselerindeki artış dikkat çekti. Broadcom’un hisseleri yüzde 3,8, Intel’in hisseleri ise yüzde 10,8 değerlendi.
Ayrıca, Başkan Trump’ın konut piyasasını desteklemek amacıyla 200 milyar dolarlık ipotekli tahvil alımı talimatı vermesi sonrasında ABD’nin önde gelen konut geliştirme şirketlerinden D.R. Horton’un hisseleri yüzde 7,8, PulteGroup’un hisseleri ise yüzde 7,3 yükseldi.
Bu gelişmeler neticesinde Dow Jones endeksi yüzde 0,48, S&P 500 endeksi yüzde 0,65 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,82 değer kazandı. S&P 500 endeksi, 6.978,36 puanla yeni bir rekor kaydetti. Bununla birlikte, ABD’de endeks vadeli kontratlar güne negatif bir başlangıç yaptı.
Avrupa Borsaları Savunma Hisseleri Öncülüğünde Yükseldi
Avrupa borsalarında, savunma hisselerindeki değer kazançlarının etkisiyle pozitif bir eğilim gözlemlendi. Makroekonomik verilere bakıldığında, Avro Bölgesi’nde kasım ayı perakende satışları aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,3 artış gösterdi.
Piyasa beklentisi ise perakende satışların aylık yüzde 0,1, yıllık ise yüzde 1,6 artacağı yönündeydi.
Bu gelişmeler doğrultusunda Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,53, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,44, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,80 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,10 değer kazandı.
Almanya’da DAX 40 endeksi 25.281,18 puan, Fransa’da CAC 40 endeksi 8.362,09 puanla rekor seviyeye ulaştı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise güne negatif başladı.
Asya Borsaları Pozitif Seyrediyor
New York borsasında yaşanan yükselişler, Asya piyasalarına da yansıdı ve teknoloji hisseleri öncülüğünde alış ağırlıklı bir seyir izleniyor.
Yapay zeka ve çip üretimine yönelik artan ilgi, Asya’daki teknoloji hisselerinde değer kazançlarını artırmakta. Kapanışa yakın, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,9 artış gösterdi.
Güney Kore’de Kospi endeksi 4.652,54 puanla rekor seviyeyi gördü. Japonya borsasında ise bugün tatil dolayısıyla işlem yapılmıyor.
Borsa Haftayı Rekorla Tamamladı
Cuma günü alış ağırlıklı bir seyrin hakim olduğu Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,93 artışla 12.200,95 puan ile rekor seviyeden kapattı.
Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat ise cuma akşam seansı kapanışına göre yüzde 0,1 artışla 13.785,00 puandan işlem gördü.
Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,2 artışla 43,0982’den tamamlarken, bugünkü bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üstünde 43,1400’dan işlem görüyor.
Yurt içinde veri gündeminin sakin olduğu, yurt dışında ise Almanya’da cari denge ile Fed’e dair gelişmelerin yakından takip edileceği belirtiliyor. Ayrıca, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.300 ve 12.400 puanın direnç, 12.100 ve 12.000 puanın ise destek seviyeleri olduğu ifade edildi.


