İran’da, ülke genelinde patlak veren protestolar 14. gününü doldurdu. ABD Başkanı Donald Trump, İran halkına yönelik bir mesaj yayımlayarak, “Protestolara devam edin, yardım geliyor” dedi. Gelen son haberler, İran’daki ölü sayısının 2 bin 500’ü geçtiğini ortaya koyuyor. Peki, ABD’nin bu duruma karşı alabileceği muhtemel önlemler neler? Trump, İran’a karşı hangi adımları düşündürmekte?
İran’daki protestoların 17. günü itibarıyla, hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 550’ye ulaştığı bildirildi.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 12’si 18 yaş altı olmak üzere 2 bin 403 protestocunun yanı sıra emniyet güçlerinden 147 kişinin son protestolar sırasında yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Protestolar sırasında 1134 kişinin yaralandığı ve 18 bin 434 kişinin gözaltına alındığı da belirtiliyor.
TRUMP’TAN PROTESTOLARA DEVAM EDİN ÇAĞRISI
ABD Başkanı Donald Trump, İran’da süregelen protestolarla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. İranlılara “resmi kurumları ele geçirebilirsiniz” diye seslenirken, “Protesto gösterilerine devam edin, yardım geliyor” ifadesini kullandı.
Peki, Trump’ın İran’a karşı alabileceği muhtemel adımlar neler olabilir?
İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, Trump’ın masasında dört ana seçenek bulunuyor.
SEMİBOLİK SALDIRILAR
İlk seçenek sembolik saldırılardır. Bu tür bir saldırı, daha önce Trump tarafından belirtilen ve protestocuların ölümlerine karşı İran’ı hedef alacağı vaadini yerine getirmesi anlamına geliyor. Sembolik saldırıların hedefleri arasında Devrim Muhafızları Ordusu’nun üsleri, füze tesisleri veya Tahran’daki resmi binalar yer alabilir.
Ancak, bu tür sembolik saldırıların ABD’nin niyetinin ciddiyetini sorgulatabileceği ve beklenenin aksine sonuçlar doğurabileceği uyarıları da gündeme geliyor.
GENİŞ KAPSAMLI BOMBARDIMAN
ABD’nin bir diğer seçeneği, İran’a karşı sürekli bir geniş kapsamlı bombardıman gerçekleştirmek. Böyle bir saldırının daha uzun vadeli olmasının gerektiği ve yalnızca üslerin değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları ve Besiç güçlerinin kullandığı birçok hedefin de etkili bir şekilde vurulması gerektiği ifade ediliyor.
Yine de böyle bir harekâtın rejimi zayıflatma potansiyeli taşıdığı ancak bölgede ABD’nin uçak gemilerinin mücadeleye katılamayacağı belirtiliyor. USS Abraham uçak gemisi, şu anda Basra Körfezi’nden binlerce kilometre uzakta, Güney Çin Denizi’nde yer alıyor.
ABD’nin bölgede bulunan üslerde konuşlanmış savaş uçaklarını kullanabileceği, ancak bu üslerin bulunduğu ülkelerin misilleme korkusu nedeniyle İran’a yönelik operasyonlara izin vermeyebileceği kaydediliyor.
Uzmanlar, böyle bir bombardımanın bile İran’daki rejim şiddetini durdurmasını zor gördüklerini belirtiyor.
HAMANEY’E YÖNELİK KAÇIRMA YA DA SUİKAST
ABD’de bazı çevreler, protestolara karşı baskının azaltılması ve yeni bir nükleer anlaşma sürecinin başlatılması için bir müdahalenin ya da müdahale tehdidinin İran yönetimini geri adım attırabileceğini düşünüyor. Rejim içindeki birçok kişi, doğrudan yaptırımların kaldırılmasının İran’ın derin ekonomik ve siyasi krizini çözemeyeceğinin bilincinde.
Fakat, uzmanlar İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in sert tutumunun bu mesajı aldığına dair bir gösterge olmadığını vurguluyor. Bu nedenle, Hamaney’e yönelik olası bir kaçırma veya suikast gibi radikal adımlar gündeme gelebilir.
Uzmanların uyarısı ise, bu tür bir hamlenin Ortadoğu’da Şii-Sünni çatışmasını tetikleyebileceği ve bu durumun bölgedeki ABD askerleri için ciddi bir tehdit oluşturabileceği üzerinde yoğunlaşıyor.
SİBER SALDIRILAR
ABD’nin İran’a yönelik bir diğer stratejisi ise siber saldırılar. Bu seçenek, ABD’nin İran’da bir bataklığa saplanmaktan kaçınma adına uygun bir adım olabileceği yorumları ile değerlendiriliyor. Siber saldırılar, rejimin iletişim karartmasını aşmak, aktivistlerin dış dünyaya ulaşımını sağlamanın yanı sıra, protestoları bastıran yetkilileri de susturmak amacıyla kullanılabilir.
Şu anda, İran rejimi devlet medyası aracılığıyla sokaklardaki kanlı görüntüleri yayımlayarak protestocuları sindirmeye çalışıyor. ABD’nin bu durumu aşmak için Starlink terminalleri gönderme veya devlet televizyonuna siber saldırı yapma girişimi gündemde.
Trump, İran’daki internet kesintisi ile ilgili sorulara, Starlink’in devreye alınması konusunda Elon Musk ile görüşeceğini açıkladı.
HALKIN ÖFKESİ REJİMDEN ABD’YE KAYABİLİR
Washington yönetiminin İran’a karşı atacağı adımlar, belki de en büyük riski beraberinde getirebilir: ABD müdahalesinin İran toplumunda yaratacağı olumsuz tepkiler. Uzmanlar, olası bir saldırının İran halkının ortak bir düşman etrafında kenetlenmesine sebep olabileceğini ve böylece halkın öfkesinin rejimden Washington yönetimine kayabileceği konusunda uyarıyor.
İRAN, ÖLÜMLERDEN ABD VE İSRAİL’İ SORUMLU TUTTU
İran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkedeki protesto gösterilerine duyduğu açık desteğe sert tepki gösterdi. İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği bir mektupta Trump’ın açıklamalarını şikâyet etti ve bu beyanların İran’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
İravani, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü rejim değişikliği politikalarının yasadışı tek taraflı yaptırımlar içerdiğini ve gençlerin hükümete karşı kışkırtılmasına neden olduğunu dile getirerek, ABD ve İsrail’in sivil kayıplardaki hukuki sorumluluklarına dikkat çekti.
“KÖRFEZ ÜLKELERİ SALDIRMAMASI İÇİN TRUMP’I İKNA ETMEYE ÇALIŞIYOR”
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini açıklamak istemeyen kaynaklara dayandırdığı habere göre, Körfez ülkeleri Trump yönetimini İran’a karşı olası bir askeri müdahaleden vazgeçirmeye çalışıyor. Suudi Arabistan, Washington’u buna ikna etme çabalarına öncülük ediyor.
Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan, Umman ve Katar, İran’a yönelik herhangi bir saldırının petrol piyasalarını sarsacağı ve nihayetinde ABD ekonomisine de zarar vereceği konusunda Trump yönetimini uyarıyor.

