1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Fidan: Gazze Soykırımı, 2025’in Öncelikli Gündemi!

Fidan: Gazze Soykırımı, 2025’in Öncelikli Gündemi!

featured
0
Paylaş

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ulusal ve uluslararası medya organlarının temsilcileriyle bir araya gelerek güncel meseleler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Fidan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Gazze’de yaşanan trajedi, uluslararası hukuk ve insani değerler açısından 2025 yılının en önemli ve acil gündem maddelerini oluşturuyor. Bu durum, aynı zamanda uluslararası sistemin dayanıklılığının test edildiği bir gelişme olarak nitelendiriliyor.

“DÜNYA GAZZE SINAVINDA BAŞARISIZ OLDU”

Özellikle günümüz küresel yönetişim modeli, bu sınavdan olumsuz bir sonuçla çıkmış durumda.

Ülkemiz olarak, Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, dost ve kardeş ülkelerle birlikte soykırımı durdurmak ve ateşkes sağlamak için yoğun çaba sarf ettik.

Gelinen noktada, kırılgan fakat umut veren bir tabloyla karşı karşıyayız. Gelecek dönemde, ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden inşası ve Filistinlilerin kendi devletleri altında barış içinde yaşamaları için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Rusya-Ukrayna savaşı, transatlantik ilişkilerden Avrupa’nın kimliğine, güvenlik yapısına kadar birçok konunun yeniden değerlendirilmesine sebep oldu.

Türkiye olarak, diplomatik iletişimi sürdürmek ve barışı sağlamak adına yoğun çaba gösterdiğimizi belirtmek isterim.

“SDG BÖLGEMİZDE SORUN OLARAK VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR”

Avrupa güvenlik mimarisine dair tartışmaların önümüzdeki yıllarda da gündemimizde kalacağını ön görmek mümkün.

Suriye’nin geçirdiği büyük dönüşüm ve uluslararası topluma entegrasyonu, 2025 yılının önemli gelişmelerinden biri olarak kaydedilmiştir. Suriye konusundaki yapıcı iradenin, bölge ülkeleri, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından devam ettirilmesini umuyoruz.

SDG meselesi ise takip ettiğiniz gibi Türkiye, Suriye ve çevremiz için hala bir sorun teşkil ediyor. Bu yıl içinde bu sorunun da çözüme kavuşmasını umuyoruz. Türkiye olarak, bu konudaki kararlı politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz.

“İSRAİL KÜRESEL BİR TEHDİTTİR”

Geçtiğimiz yıl, İsrail’in Suriye, İran ve Lübnan gibi ülkelere yönelik saldırılarında belirgin bir artış gözlemlendi. Ayrıca, ülkenin Somaliland’den İran’a uzanan geniş bir coğrafyada böl-yönet stratejisi yürüttüğünü görmekteyiz.

Bu yaklaşım, İsrail’in komşularını istikrarsızlaştırarak kendi güvenliğini sağlama illüzyonuna dayanmaktadır. Bu zihniyetin, sadece bölgesel değil, küresel bir tehdit haline geldiğini her fırsatta vurguluyoruz.

Ülkemiz, savunma sanayii alanında uygulanan yaptırımların büyük bir bölümünü kaldırmayı başardı. Ekonomik ilişkilerimize ve küresel ticaretimize özel bir önem veriyoruz.

“İTTİFAKLARI DOĞRU KURMAK ZORUNDAYIZ”

Enerji ve bağlantısallık konularında diğer kurumlarımızla birlikte kapsamlı ve kapsayıcı projeler geliştirdik. Bugünün koşullarında hiçbir ülke dış politikasını önceden belirlenmiş şablonlarla yürütebilir durumda değil.

Belirsizliğin kalıcı hale geldiği bu ortamda, uluslararası ilişkilerde kuralların aşındığını ve güç dengelerinin yeniden şekillendiğini görmekteyiz. Bu noktada ittifakları doğru kurmak, menfaatleri net bir şekilde tanımlamak ve stratejik araçları etkin bir şekilde kullanmak kaçınılmaz hale geliyor.

“2026 YILINDA YOĞUN BİR TAKVİM BİZİ BEKLİYOR”

Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle belirleyici bir rol üstlenme kapasitesine sahiptir ve bu rolü sürdürmeye devam edecektir.

Bizim kriz anlarında arabuluculuk rolünü üstlenmemiz, devlet aklının ve liderliğin uzun yıllara dayanan birikiminin bir sonucudur.

2026 yılı da yoğun bir takvimle karşımıza çıkıyor. Bu yıl, dış politika önceliklerimizi dikkatle izlemeye devam edeceğiz. NATO zirvesine, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine ve BM İklim Değişikliği zirvesine ev sahipliği yapmayı planlıyoruz.

SORU-CEVAP

ABD İRAN MESELESİ

Bizim önceliğimiz, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması. İran, komşusu olarak yakından takip ettiğimiz bir ülke. İran’da olabilecek gelişmeler doğrudan bizi etkilediği için bu durumu sürekli izlemekteyiz.

“İSTİKRARSIZLIK SENARYOLARINDAN KAÇINMAK TEMEL MENFAATİMİZDİR”

İran’ın uluslararası aktörlerle olan sorunlarını çözmesi ve bölge genelinde istikrarsızlık yaratacak senaryolardan kaçınması bizim menfaatimize. 12 günlük çatışmalarda daha önce İsrail’in ardından, ABD’nin sınırlı bir müdahalesiyle karşılaştık ve bu durum bir noktada durdu.

“DİPLOMATİK ÇABALARIMIZ SÜRECEK”

Kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini savunuyoruz. İran’daki kapsamlı istikrarsızlık, bölgenin taşıma kapasitesinin çok üzerinde bir etki yaratır. Bu sebeple diplomatik çabalarımıza devam edeceğiz.

GAZZE’DE GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI

Sürecin yavaş ilerlemesi bizlere bir nebze sevinç veriyor. Gazze halkının barınaksız ve ilaçsız kalması, her birimizi derinden etkiliyor. İsrail’in nihai hedefi Filistinlilerin bölgeden tamamen çıkartılması. İkinci aşamada ise Filistinli teknik komitenin Gazze’nin idaresini devralması gerekecek. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bu sürecin hayata geçmesini bekliyoruz. Ancak uygulamada zorluklar yaşanabilir.

TEMENNİMİZ 10 MART MUTABAKATI’NIN UYGULANMASIDIR

Olumlu gelişmeler kaydediyoruz fakat riskler ve İsrail’in niyeti halen mevcut. Uzlaşmada sınırların net olarak belirlenmesi önemli. 4 ülkede iddiaları ve varlığı olan bir örgütün Suriye’deki uzantısı olan SDG’yi herkesin göz ardı etmesi mümkün değil.

“SÜREÇ DEVAM EDİYOR”

SDG ile görüşme gerçekleştirecek olan kim olursa olsun, Kandil’den onay almadan hareket edemeyeceğini herkes biliyor. Durum zora girmesine rağmen umudumuz, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanarak ülkede istikrar sağlanması.

“HALEP’TE KLASİK OYUN TEKRARLANIYOR”

Fırat’ın batısında, özellikle geçen yılın 8 Aralık’ından sonra işgal edilen bölgelerin bir iyi niyet göstergesi olarak boşaltılması ve unsurların doğuya çekilmesi hususu gündemde. Halep’te her seferinde aynı senaryo ile karşı karşıya kalıyoruz. Gerçekten iyi niyet göstermek istiyorlarsa, diplomatik ve diyalog temelli bir sorun çözme yöntemi izlemeleri gerekiyor.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Barış yalnızca Rusya-Ukrayna arasında değil, Avrupa-Rusya ilişkilerinde de gereklidir. Trump’ın göreve gelmesinden bu yana ABD, rolünü değiştirmiş durumda ve Avrupa güvenliği üzerindeki etkisi yeni dinamikler ortaya çıkarmaktadır.

Avrupa’nın güvenliği, Ukrayna’nın güvenliği ile doğrudan bağlantılıdır. Ancak bunun geçerliliği tartışmalıdır.

Bir barış anlaşması için üç önemli husus bulunmaktadır. Bunlar: anlaşmanın takibi, Ukrayna’nın caydırıcı gücünün nasıl devam edeceği ve olası ihlallerde hangi tedbirlerin alınacağı konularıdır.

F-35 MESELESİ

F-35 konusuna gelince, bu durum daha çok CAATSA yaptırımlarından kaynaklanan bir problemdir. Biz, bu meseleyi sadece F-35 ile sınırlı görmüyoruz. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için çalışmalarımız devam ediyor ve bu yıl içinde yaptırımların kalkmasını bekliyoruz.

“VİZE SERBESTİSİ ANLAŞMASI ÇÖZÜMDÜR”

Avrupa’daki ana meselelerden biri, vize politikasının merkezileşmesi ve tek vize prosedürlerinin uygulanmasıdır. Vize anlaşmasının yürürlüğe girmesi için sistemli bir yaklaşım benimseyeceğiz. Artık Avrupa’da göçmenlik bir politika aracı haline geldi.

SUUDİ ARABİSTAN VE MISIR

Bölge ülkeleri arasında güvenlik iş birliği oluşturulması gerekiyor. Bu, sadece dış müdahaleler açısından değil, aynı zamanda komşu ülkelerin birbirlerine taahhütleri açısından da önemli.

Tüm bölge ülkeleri birbirine güvendiğinde, sorunun büyük bir kısmı çözülmüş olacaktır. Şu anda görüşmeler devam etse de net bir anlaşma henüz sağlanmamıştır.

İRAN AÇIKLAMASI

Askeri müdahale konusuna gelince, İran’a yönelik herhangi bir askeri müdahale istemiyoruz. İran’ın kendi sorunlarını kendisi çözmesi gerekmekte.

Trump döneminde askeri stratejinin nasıl evrildiğine baktığımızda, karada güç kullanımının azaldığını görüyoruz. Öne çıkan konular arasında askeri stratejiyi çok gündeme getireceğini düşünmüyorum.

“ERDOĞAN VE MİÇOTAKİS GÖRÜŞEBİLİR”

Ege sorununu kalıcı bir şekilde çözme arzusundayız. Türkiye ve Yunanistan’ın milli menfaatleri esas alınarak bu konunun tartışılması önemlidir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Şubat ayında bir görüşme yapması bekleniyor.

Tarihi fırsatı değerlendirmeden Ege sorununu çözmek mümkün. Her iki ülkenin de milli menfaatlerini gözeterek rasyonel bir tartışma ortamı oluşturmalıyız.

ZENGEZUR KORİDORU ÜZERİNE

Cumhurbaşkanımıza bu konuda bilgi verdik. Amacımız, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki anlaşmanın nihai hale gelmesidir. Türkiye-Ermenistan normalleşmesi ile bölgedeki istikrarı sağlamak istiyoruz. Üç ülkedeki siyasi liderlerin iradesi burada önemli bir rol oynamaktadır. Ermenistan’ın atması gereken bazı adımlar bulunmaktadır.

TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ

Cumhurbaşkanımızın iradesi ve vizyonu net. Türkiye, İsrail’i uzun yıllardır tanıyan bir ülke. Ancak şu anki ilişkilerimize dair bir sıkıntı yaşamakta olduğumuzu belirtmek isterim. 7 Ekim’den bu yana İsrail tarafından başlatılan soykırımdan hiçbir şekilde memnun değiliz.

İsrail’in Filistinlilere yönelik baskı ve zulmü sona erdikten sonra, Türkiye’nin normalleşme çabalarıda ivme kazanacaktır. Her gün yayınlanan haberlerde, çocukların ve kadınların ölümüne tanıklık etmekteyiz.

“NETANYAHU BELKİ YUNANİSTAN’A GİDEBİLİR”

Başka Avrupa ülkelerinin liderleriyle kıyaslandığında, Yunanistan Başbakanı dışında hiçbirinin Tel Aviv’e gidip destek vermediğini görmekteyiz. Bu durum, ülkelerin mevcut politik durumlarının bir yansımasıdır. Herkes kendi geleceklerini düşünmektedir.

“ÜÇLÜ GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR”

Önümüzde bir süreç var. Suriye, Amerika ve YPG arasındaki görüşmeler sürmektedir. ABD, bu konuda aktif bir arabulucu rolü üstlenmiş durumdadır. YPG ile Suriye hükümeti arasında zaman zaman görüşmeler gerçekleşmektedir.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE TARİHİ BİR AMAÇTIR”

Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak’ın, “Şam hükümetinin Halep’te yaptığı operasyon, Türkiye’de yürütülen ‘terörsüz Türkiye’ sürecine nasıl etki edebilir?” sorusuna Bakan Fidan şu yanıtı verdi:

“Umuyorum ki bu süreç başarılı olur, ancak bu ilişkilerden çıkabilmeleri için düzgün bir yaklaşım sergilemeleri lazım. Halkın hizmetine çalışmak ile örgütlerin menfaati için hareket etmek arasında önemli bir ayrım var.”

Fidan: Gazze Soykırımı, 2025’in Öncelikli Gündemi!
+ -
Bizi Takip Edin