1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Pinokyo, yalnızlığımıza ortak oluyor

Pinokyo, yalnızlığımıza ortak oluyor

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Modern Dans Topluluğu’nun yeni prodüksiyonu “Pinokyo.exe” karanlık bir peri masalını andıran atmosferiyle, merkeze aldığı duygusuyla ve bugünün insanına dair yaptığı tespitlerle çağımızın en büyük dertlerinden yalnızlığı dansla anlatıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

EFNAN ATMACA – Orhan Veli der ki “Bilmezler yalnız yaşamayanlar/ Nasıl korku verir sessizlik insana / İnsan nasıl konuşur kendisiyle / Nasıl koşar aynalara /Bir cana hasret /Bilmezler”. Şair, yalnızlığı en çarpıcı şekilde hissettirir mısralarında. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Modern Dans Topluluğu’nun yeni prodüksiyonu “Pinokyo.exe” karanlık bir peri masalını andıran atmosferiyle, merkeze aldığı duygusuyla ve bugünün insanına dair yaptığı tespitlerle çağımızın en büyük dertlerinden yalnızlığı dansla anlatıyor.

Geppetto Usta üzerinde gündelik kıyafetleriyle bütün gün televizyon izliyor. Yalnız ve yaşlı adamı temsil ediyor. Televizyonda bir reklama rastlıyor. Yalnızlıkları doldurabilecek bir önerisi var bu reklamın. Ve o fikir kapısına geliyor Geppetto Usta’nın: Pinokyo! Plastikten, metalden ve koddan oluşan sentetik bir çocuk Pinokyo bu masalda. Teknolojinin yalnızlara armağanı devrelerden ve yapay hafızadan oluşan biri. Peki teknolojinin yarattığı bu yapay çocuk yalnızlığa ilaç olabilir mi? Neyi temsil eder yapay bir çocuk? Bir insanın sıcaklığının yerini tutabilir mi? Ve her ne kadar dünyayla birlikte masal da değişse can alıcı soru hep aynı: İnsan nasıl olunur?

Kırılganlığın hikâyesi

Koreografisini Erika Silgoner’in üstlendiği, Carlo Collodi’nin “Pinokyo”sundan güncel zamana uyarlanan “Pinokyo.exe” yalnız bir adam ile sentetik bir çocuk arasındaki hüzünlü ama umutlu ve şefkatli ilişkiyi konu alıyor. Distopik bir masal. Gelecekte insanı yalnızlığın beklediğini ve bu yalnızlığı yapay şeylerin dolduracağını söylüyor bir yandan. Geleceğin hızı, kibri, duygulardan yoksunluğu, gösteriş budalalığı, pervasızca yapıştırdığı etiketler korkutuyor. Ama sonra bildiğimiz o masalın özüne dönüyor dans: İnsan olma hâline dair hem bildik hem yepyeni bir anlatıya dönüşüyor. Silgoner, eserin çıkış noktasını anlatırken “Çocukluğumda dedemin bana hediye ettiği ‘Pinokyo’nun hikâyesini yıllar sonra yeniden okudum. Yıpranmış sayfalar arasında dolaşırken, tanıdık bir masal bu kez bana başka bir yerden seslendi. Dünya değişmişti; insan, teknolojiyle birlikte başka bir varoluş eşiğine gelmişti. Ama hikâyenin merkezindeki soru hâlâ aynıydı: Bir varlık ne zaman ‘insan’ olur? ‘Pinokyo.exe’, bu sorudan yola çıkıyor. Sentetik olanın hayatlarımızda giderek daha fazla yer kapladığı bir çağda, gerçeklik, bilinç ve varlık duygusu üzerine düşünüyor. Bu ‘Pinokyo’, ahlaki bir dersin değil; dönüşümün, arayışın ve insana özgü kırılganlığın hikâyesi” diyor.

Seyirciye teselli

‘Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla’ alt başlıklı “Pinokyo.exe” hem koreografisi hem de konusuyla ‘özgün’ kelimesinin içini tam anlamıyla dolduruyor. Umutsuzlukla başlayan anlatı yerini neşeye, eğlenceye bırakıyor, günümüz ahlaki değerlerini eleştiren sorgulamanın ardından insan olmanın anlamına dair sorular sorarak duygular arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Sükûnete davet edip insani sıcaklığın altını çiziyor. Gerçek sevginin dönüşümünü betimliyor, insana dair değerleri ön plana çıkarıp çözümün de çözümsüzlüğün de içimizde saklı olduğunu gösteriyor. Dansçıların uyumu, müzikler hepsi bu karanlık da olsa peri masalı diye tarif edebileceğimiz eseri biricik kılıyor. Ancak Pinokyo rolünü üstlenen Demet Aksular’a parantez açmak gerekiyor. Öyle güzel, öyle içten dans ediyor ki tıpkı Geppetto Usta gibi seyirci de teselliyi onu seyretmekte buluyor. 

“Pinokyo.exe”, 3 Şubat ve 6 Şubat’ta Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak. 

2026’da çocuklar nasıl hareket ediyor? 

Erika Silgoner koreografisinde Pinokyo’nun hareketlerini bir kukla gibi değil de, bedenin eklemlerini tek tek kullanan bir yapı gibi tasarlıyor. Aslında bununla teknoloji başında vakit geçirip sokakta koşup oynamayı unutmuş, ekrana hapsolmuş günümüz çocuklarına göndermede bulunuyor. Elbette teşbihte hata olmaz, onlara nasıl hareket ettiklerini ya da hareket etmeyi nasıl unuttuklarını gösteriyor. Teknolojinin faydaları ile zararları arasındaki dengeye dair tüm ebeveynlerin sesi oluyor ve çocuklara akıllarında tutmaları gereken bir mesaj veriyor.

Pinokyo, yalnızlığımıza ortak oluyor
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.