Aziz İhsan Suç Örgütü’ne yönelik Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar, Adana, Adıyaman, Seyhan, Ceyhan belediye başkanlarının arasında olduğu 33’ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın görülmesine önceki hafta başlandı.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar katıldı. Cezaevinde bugün açık görüş olması sebebiyle aileleriyle görüşmek isteyen bazı tutuklu sanıklar mahkemeye dilekçe vererek duruşmaya katılmadı.
“SANKİ RIZA AKPOLAT ÖNCESİNDE HAYATIMIZ YOKMUŞ”
Davanın bugün yapılan duruşmasında ilk olarak Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın kayınbiraderi tutuklu sanık Kazım Gökhan Yankılıç savunma yaptı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Yankılıç, “İddianamede sanki Rıza Akpolat öncesinde hayatımız yokmuş gibi anlatılıyor. Sanki biz hiç tatile gitmemişiz Rıza Akpolat öncesinde, bu bakış açısı da benim ve ailemin onurunu, gurunu kırmaktadır” dedi.
“BU SÜREÇTE BEBEĞİMİZİ KAYBETTİK”
Mahkemeye özel bir durumunu açıklamak istediğini söyleyen Yankılıç, “Eşimle 8 yıllık evliyiz çocuk sahibi olmayı arzu ediyoruz. Kısmet olmamıştı. Gözaltına alınmadan bir gün önce eşim bana müjdeli haberi vermişti. Sonra da ben tutuklandım. Bu süreçte yaşadığımız derin üzüntü sebebiyle eşim düşük yaptı. Yaşadığımız üzüntünün de kaybımızın da telafisi yok olmayacak da bu süreçte eşimin yanında olup destek olamadım” dedi.
RIZA AKPOLAT’IN ŞOFÖRÜ: RIZA BEYİN TALİMATIYLA ELDEN ÖDEMELER YAPTIM
Yankılıç’ın ardından Rıza Akpolat’ın makam şoförü olan tutuklu sanık Mehmet Ataş savunmasını yaptı. İşinin başkanı istediği yere getirip götürmek ve verdiği talimatları yerine getirmek olduğunu anlatan Ataş, “Zaman zaman ödemelerini de yapardım. MASAK raporundaki hakkımdaki para transferleri benim kişisel ödemelerim değil Rıza Akpolat’ın ödemeleridir. Bu ödemelerin amacını sormam söz konusu değildir. Banka hesapları dışında Rıza beyin talimatıyla elden ödemeler de yaptım. Bu ödemeler bazen kapalı zarfta yapar ne kadar olduğunu bilmezdim. Bu ödemelere Rıza bey tutuklandıktan sonra özel kalem talimatıyla da yaptım. Onlar da tutuklandıktan sonra eşi Yeşim Akpolat’ın talimatıyla ben ve diğer makam şoförü arkadaşlarım bu ödemeleri yapmaya devam ettik” dedi.
Gözaltına alınmadan önce işten çıkarıldığını söyleyen Ataş, “6 buçuk aydır şoför olmamın ve verilen talimatları sorgulamadan yerine getirmenin bedelini ödüyorum” dedi.
RIZA AKPOLAT: “HESABINI VEREMEYECEĞİM TEK KURUŞ YOK”
Verilen öğle arasının ardından tutuklu olan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasını yaptı. İki dönem üst üste rekor oylarla seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu söyleyen Akpolat, “Fakat gelinen noktada karşınızda bir yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılmış bir yurttaş olarak bulunuyorum” dedi. Hakkında iddia edilen suçlamaların çok ağır olduğunu söyleyen Akpolat, “Hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş, çürütemeyeceğim tek bir tek bir iftira yoktur. Beni asıl üzen belediye başkanlığı görevimin böyle mesnetsiz isnatlarla lekelenmeye çalışılmasıdır” dedi.
“6 YILDIR BELEDİYE BAŞKANIYIM”
Kendisi tutuklandıktan sonra başka operasyonların devam ettiğini anlatan Akpolat, “Bana 13 aydır hiçbir şey sorulmadı. Bana bu araba bu ev senin mi diye sorsalar bir kelime ile kapanacak konulardı. Bana hiçbiri sorulmadı. Savunma hakkı verilmedi. 13 aydır bir şey yapamadan durmak beklemek kolay bir iş değil” dedi. 6 yıldır belediye başkanı olduğunu söyleyen Rıza Akpolat, “Ben 2 senedir belediye başkanı değilim 6 yıldır belediye başkanıyım. Yüzlerce ihaleye katıldık. Hesabını veremeyeceğim hiçbir şey yok” dedi.
“ÖRGÜT LİDERİ SERBEST BİZ TUTUKLUYUZ”
Geçmişte aynı suçlama ile yargılanan kişilerin gözaltına bile alınmadığını söyleyen Akpolat, “Benim hakkımda en ağır tedbirlerin uygulanması eşitlik ilkesine aykırıdır. Örgüt lideri olduğu iddia edilen ve yüzlerce hapis cezası istemi ile yargılanan Aziz İhsan Aktaş serbestken biz tutukluyuz. Ben yargılanmaktan korkmuyorum. Ama masumiyet karinesinin korunmaması herkesi yaralamıştır” dedi.
“BUNUN HESABINI KİM VERECEK”
“Bu yaşananların hesabını kim verecektir?” diyen Rıza Akpolat, “Hayatım boyunca sadece iyilik yaptığım insanların baskı, tehdit ya da ihanet duygusuyla verdikleri ifadeler sonucunda ortaya çıkan tabloda suçlu olan iftiracı haline getirilen kişiler midir? Yoksa tutuklama tehdidini elinde sopa gibi kullanarak bu kişileri bana ve başka kişilere iftira atmak durumunda bırakan soruşturma makamı mıdır?” dedi.
“HODRİ MEYDAN”
Suçsuz olduğunu ve beraat edeceğini söyleyen Rıza Akpolat, “Hodri meydan ben suçsuzluğuma inanıyorum, ben beraat edeceğim. Sabırla bekleyeceğim, buradan çıkacağım” dedi. Balayı hediyesi olarak tekne aldığı iddiasına da cevap veren Akpolat, “Bana sorsalar hemen açıklardım. Ben hayatımda sadece 3 kez tekneye bindim sayın başkan 3’ünü de hatırlıyorum. En son da tatile gittiğimde bindiğim tekneydi, gitmez olaydık. Adamın teknesine bindik onun da başı yandı benim yüzümden” dedi.
“İDDİANAME ÇOK İDDİALI AMA İÇİ BOŞ CÜMLELER”
İddianamede hakkındaki suçlamalarla ilgili somut bir delil olmadığını söyleyen Akpolat, “Hakkımdaki gizli tanık beyanlarını çıkardığımızda somut hiçbir delil yok. Bir telefon kaydı, bir imza, bir belge, bir para hareketi var mı? Açık ve denetlenebilir bir işlem var mı dosyada? Yok. Bu dosyada bu bir zorunluluktur. En ufak bir somut olgu olsa anlatılan her şeyin bir balon olduğunu herkes görecek. Bu iddiaların hepsi araştırmadan kaçınmak için belirsiz tutulmuş. Bu iddialarda benimle doğrudan ilişkilendirilecek somutluk var mı? Yok. Çok iddialı ama içi boş cümleler” dedi.
“DOSYADA CEVAP YOK”
Talimatlar verdiği iddia edildiğini söyleyen Akpolat, “Talimat verdiğim iddia ediliyor. Hani nerede talimat ses kaydı var mı? Yazılı mı? Mesaj mı atmışım? Nasıl vermişim bu talimatı belli mi dosyada? Değil. Bu kadar çok insanın çalıştığı ve her işlemin kayıt altına alındığı belediyede bu iddia edilen suçlamaları hangi banka kaydı, hangi ödeme kaydı, hangi kasa kaydı doğrulamaktadır. Bu soruların hiçbirinin cevabı dosyada yok” dedi.
“ZORUMA GİDİYOR”
“Bu salonda herkes beni tekne sahibi zannediyor” diyen Rıza Akpolat, “Hatta kızanlar vardır madem teknesi vardı bizi niye misafir etmedi diye. Benim en büyük sınavım sanık kürsüsündeki iftiracılara iyilik yapmak. Gözlerimin içine bakamıyorlar burada. Ben karımın, kayınbiraderimin, arkadaşımın gözlerinin içine bakabiliyorum ama o iftiracılar benim gözüme bakamıyorlar. Zoruma gidiyor başkanım. Çocuklarına kötü miras bıraktılar. Kendi çocuklarına sarılabilmek için attıkları iftiralarla bizi çocuklarımızdan ayırdılar. Sevgili Sibel’in bebeğinin düşmesine neden oldular. Kendi çocuklarını severken o bebek akıllarına gelmeyecek mi? Akıllarına gelmesi için her mikrofon gördüğümde hatırlatacağım” dedi.
“ÜYESİ OLDUĞUM TEK ÖRGÜT CHP’DİR”
“Çocukluğumdan beri üyesi olduğum tek örgüt Cumhuriyet Halk Partisi örgütüdür” diyen Akpolat, “Bana isnat edilen örgüt suçlamasını kabul etmiyorum” dedi. Yapılmak istenilenlerin farkında olduğunu söyleyen Rıza Akpolat, “Farkındayız ve korkmuyoruz. Çünkü savunmamın başında da ifade ettiğim gibi, bu topraklara ve bu toprakların adalet duygusuna sonuna kadar inanıyoruz. Kendimizden emin, eğilmeden, bükülmeden adalet bekliyoruz. Devletimiz bize “yat” diyorsa yatarız. Ancak şunu da unutmamak gerekir: Devletin dini adalettir” dedi. Savunmasının sonunda suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini söyleyen Akpolat, arkadaşlarının ve kendisinin tahliyesini istedi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü “suçtan zarar gören”, 19 kişi “mağdur”, 33’ü tutuklu 200 kişi ise “şüpheli” olarak yer alıyor.
İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 42 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma”, 4 farklı fiilden “edimin ifasına fesat karıştırma”, 5 farklı fiilden “resmi belgede sahtecilik”, 21 farklı fiilden “özel belgede sahtecilik”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, 10 farklı fiilden “rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep ediliyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara’nın 2 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma” ve “rüşvet alma” suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer’in 2 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma” ve 2 farklı fiilden “özel belgede sahtecilik” suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere’nin “rüşvet alma” suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat’ın “suç örgütüne üye olma”, 26 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma”, 3 farklı fiilden “resmi belgede sahtecilik”, 19 farklı fiilden “özel belgede sahtecilik”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, 4 farklı fiilden “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.


