Japonya’da 8 Şubat’ta yapılan erken genel seçimler, iktidardaki Liberal Demokrat Parti’ye (LDP) bir kez daha tarihi bir üstünlük kazandırırken, siyasi dengeleri de önemli ölçüde değiştirdi. Ülkenin ilk kadın başbakanı Takaiçi Sanae liderliğindeki LDP, Temsilciler Meclisi’ndeki 465 sandalyenin 316’sını alarak “süper çoğunluk” seviyesine ulaştı.
AA’dan Ahmet Furkan Mercan’ın haberine göre bu sonuçla birlikte LDP, mecliste anayasa değişikliği yapabilecek çoğunluğu da elde etti. Parti, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde bu seviyeye ulaşan ilk siyasi oluşum oldu. Takaiçi’nin 2025’te önce parti liderliğine, ardından başbakanlığa seçilmesinin ardından gelen bu hızlı yükseliş, seçimin en dikkat çeken gelişmelerinden biri olarak değerlendirildi.
Takaiçi, seçim sonrası yaptığı konuşmada bu başarıyı, partisine kapsamlı reformlar yapma ve anayasal düzenlemeleri yeniden ele alma fırsatı olarak yorumladı.
Ancak seçimlerin tek sürprizi iktidarın yinelenen başarısı olmadı. En çok konuşulan gelişmelerden biri de yapay zeka mühendisi Anno Takahiro’nun liderliğini yaptığı Team Mirai hareketinin yükselişi oldu. Kendini “ne sağda ne solda” olarak tanımlayan ve daha önce mecliste hiç temsil edilmeyen siyasi oluşum, bu seçimde 11 sandalye kazanmayı başardı.
YAPAY ZEKA HAREKETİ ARTIK MECLİSTE
“Küresel geleceğin sorunlarına çözüm üretmek” sloganıyla kampanya yürüten Team Mirai, özellikle dijital dönüşüm, sosyal güvenlik reformu ve teknoloji temelli kamu yönetimi gibi konulara odaklandı. Hareket, genç seçmenler arasında da ciddi bir karşılık buldu.
Ulusal parti statüsünü kazanmasının ardından henüz 6 ay geçmesine rağmen meclise girmeyi başaran Team Mirai, Japon basınında “yapay zeka odaklı yeni muhalefet gücü” olarak tanımlanmaya başladı. Sosyal medyayı ve çevrim içi kampanyaları etkin kullanan hareket, sokak çalışmalarıyla da sahada görünür olmayı başarmıştı.
1990 doğumlu Anno Takahiro, seçim gecesi Tokyo’daki kampanya merkezinde yaptığı konuşmada “Başardık” diyerek destekçilerine teşekkür etti ve sonuçlardan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
MUHALEFETİN AĞIR YENİLGİSİ
Öte yandan seçimler, bazı muhalefet partileri için ağır bir yenilgi anlamına geldi. Japon Komünist Partisi’nin sandalye sayısı 8’den 4’e düşerken, gençlerin tercih ettiği Reiwa Şinsengumi neredeyse silinerek yalnızca 1 sandalye alabildi.
Erken seçim kararı, yoğun kar yağışının kampanyayı zorlaştıracağı endişeleriyle tartışılmıştı. Buna rağmen katılım oranının bir önceki seçime göre artarak yüzde 56’nın üzerine çıktığı tahmin ediliyor.
Başkent Tokyo ve çevresini kapsayan Büyük Tokyo Metropol Bölgesi’nde ise LDP adeta gövde gösterisi yaptı. Parti, birçok bölgede tüm sandalyeleri kazanarak rakiplerine ciddi üstünlük sağladı. Araştırmalar, LDP’nin hem genç hem de yaşlı seçmenlerden yüksek destek aldığını ortaya koydu.
Son yıllarda oy kaybeden LDP’nin, yeni kurduğu koalisyon sayesinde yeniden güç kazandığı da dikkat çekti. Osaka merkezli Nippon Ishin Partisi ile yapılan ortaklık, iktidarın meclisteki toplam sandalye sayısını 352’ye çıkardı.
Muhalefetin ana unsurlarından biri olan Anayasal Demokrat Parti ve liderliğindeki ittifak ise büyük bir çöküş yaşadı. Sandalye sayısı 172’den 49’a gerileyen ittifak, birçok önemli ismini meclise sokamadı. Bu durum, muhalefet cephesinde istifa tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Popülist söylemleriyle bilinen Sanseito hareketi de seçimde dikkat çeken oluşumlardan biri oldu. YouTube üzerinden yükselen parti, sandalye sayısını önemli ölçüde artırarak “istatistiksel bir başarı” elde etti.


