İran’da muhaliflere yönelik baskılar hız kesmeden devam ediyor. Altın Palmiye ödüllü ve Oscar adayı “It Was Just An Accident” filminin ortak senaristi, insan hakları aktivisti Mehdi Mahmoudian, İran’da protestoculara şiddet uygulanmasını kınayan bir bildiriyi desteklediği gerekçesiyle Tahran’da tutuklanmıştı. 2023 Nobel Barış Ödülü sahibi, insan hakları aktivisti Nergis Muhammedi de hapis cezası aldı. Kendisini destekleyen Nergis Vakfı, duruşmayı “sahtekârlık” olarak nitelendirdi ve Muhammedi’nin açlık grevine başladığını açıkladı.
Nergis Muhammedi 2025 sonunda ofisinde ölü bulunan avukat Khosrow Alikordi için düzenlenen anma töreninde “kışkırtıcı açıklamalar” yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Sonrasında Meşhed kentindeki bir mahkeme tarafından “toplanma ve iş birliği” suçlarından altı yıl, “propaganda faaliyetleri” suçlarından ise bir buçuk yıl yani toplamda yedi buçuk yıl daha hapis cezasına çarptırıldı. Muhammedi, İranlı yetkilileri eleştiren ve Ayetullah Ali Hamaney’i protestocuların öldürülmesinden dolayı insanlığa karşı suç işlemekle sorumlu tutan dilekçeyi imzalayanlar arasında yer alıyor.
Muhammedi hayatının 10 yıldan fazlasını hapiste geçirdi. Nergis Vakfı, son cezayla birlikte hapiste geçirmesi gereken toplam sürenin 44 yıla çıktığını belirtiyor. Muhammedi’nin 2021’den beri “devlete karşı propaganda faaliyeti” ve “devlet güvenliğine karşı iş birliği” suçlarından 13 yıl hapis cezası var. Kendisi bu suçlamaları reddediyor.
Muhammedi’nin kocası, gazeteci Taghi Rahmani eşinin mahkemede hiçbir savunma yapmadığını, bunun nedeninin ise “bu yargının hiçbir meşruiyeti olmadığına” ve yargılamanın “önceden belirlenmiş bir sonu olan basit bir gösteri” olduğuna dair sarsılmaz inancı olduğunu söyledi. “Muhtemelen katılmaya zorlanmış olmasına rağmen sessiz kaldı; tek bir kelime bile söylemedi, tek bir belge bile imzalamadı” dedi. Rahmani verilen cezayı “zalimce ve adaletsiz” olarak nitelendirdi ve insan hakları örgütlerini kararı protesto etmeye çağırdı.
Nergis Muhammedi, Eylül 2023’te Agence France-Presse’e şunları söylemişti: “Hapishane, ülkemde her zaman muhalefetin, direnişin ve mücadelenin merkezinde yer almıştır ve benim için de hayatın tüm güzelliğinin özünü temsil etmektedir.” İranlı aktivist, hapiste tanık olduğu suistimaller ve maruz kaldığı işkencelerden yola çıkarak “Beyaz İşkence: İranlı Kadın Mahkumlarla Röportajlar” (2022) adlı kitapta 14 kadın mahkumla birlikte kendi deneyimlerini kaleme almıştı.
Ödüllü ikinci İranlı kadın
2021’de Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Nergis Muhammedi, 2022’de Mahsa Amini’nin ölümünün ardından kadınlara yönelik baskılara karşı yaptığı çalışmalar nedeniyle 2023’te Nobel Ödülü’ne layık görüldü. 53 yaşındaki Muhammedi, siyasi tutukluları savunan ve kurucu ortaklarından biri olduğu İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin başkan yardımcısı olarak yürüttüğü çalışmalarla tanınıyor. Muhammedi, Şirin Ebadi’den (2003) sonra Nobel Barış Ödülü’nü almış ikinci İranlı kadın.


