Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Alberta eyaletinde faaliyet gösteren ve eyaletin Kanada’dan ayrılmasını isteyen grubun liderleriyle art arda görüştüğüne yönelik çıkan haberlerin ardından Trump yönetimini Kanada’nın egemenlik haklarına saygı duymaya çağırdı. Alberta Refah Projesi isimli grup, eyaletin bağımsızlığı konusunda referandum yapılmasını savunuyor. Son dönemde bu maksatla ABD’li yetkililerle görüşen grup yetkilileri, X hesaplarından yaptıkları açıklamalarda “özgür ve bağımsız bir Alberta’ya geçişi desteklemek” için ABD Hazine Bakanlığı yetkililerinden 500 milyar dolarlık bir kredi talep etmeyi planlıyor. Beyaz Saray yetkilileriyse, ABD’nin Alberta Refah Projesi yetkilileriyle görüşmesi hakkında “Görevlilerimiz bir dizi sivil toplum grubuyla görüştü. Herhangi bir destek veya taahhüt iletilmedi” dedi.

Kanada’nın batısında yer alan Alberta, batıda British Columbia, doğudaysa Saskatchewan eyaletinin komşusu. Yaklaşık 5 milyon nüfusa sahip eyaletin nüfusunun büyük bir çoğunluğunu Avrupa kökenliler oluşturmakta. Bununla birlikte, eyalette Asyalı, Afrikalı ve Latin Amerika kökenli toplulukların sayısının da hızla arttığı biliniyor. Petrol ve doğalgaz kaynakları bakımından zengin olan eyaletin, Kanada’nın en hızlı göç alan bölgelerinden birisi olduğu da biliniyor. Sahip olduğu milli parklarla turizm açısından da cazip olan bölge, düşük vergi oranları ve yüksek refah seviyesi sayesinde göçmenler ve yatırımcılar için de cazip.
KANADA’NIN ‘PETROL DEPOSU’
ABD Başkanı Trump’ın Kanada’yı hedef aldığı bir dönemde gündeme gelen bağımsızlık söylemleri, halihazırda Trump’a karşı birleşik bir cephe oluşturmaya çalışan Kanada’da büyük bir öfkeye yol açtı. Alberta’nın batıdaki komşusu British Columbia eyaletinin lideri, bağımsızlık girişimini ihanet olarak tanımladı. Enerji kaynakları ve tarım sektörüyle öne çıkan Alberta, yüksek refah seviyesi ve düşük vergi oranlarına sahip olmasıyla biliniyor. ‘Enerji eyaleti’ olarak adlandırılan Alberta, Kanada’nın toplam ham petrol üretiminin yaklaşık %84’ünü karşılayacak rezervlere ev sahipliği yapıyor.

Alberta Başbakanı Danielle Smith
Alberta Başbakanı Danielle Smith’in ABD Başkanı Trump ve ABD’deki Cumhuriyetçilerle iyi ilişkilere sahip olmasıyla öne çıkıyor. Smith, geçtiğimiz aylarda ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Trump’a ait Mar-a-Lago tatil köyünü ziyaret etmişti. Bu ziyaret, diğer eyaletlerin yöneticilerinin Trump’a ve Trump’ın Kanada’yı ilhak etme tehditlerine karşı birleştiği bir dönemde gerçekleşmesi sebebiyle dikkat çekmişti.
Alberta’nın bağımsızlığını savunanlar, eyaletin uzun bir süredir Kanada’nın yönetiminde yeteri kadar temsil edilmediğini düşünüyor. Federal hükümetin iklim değişikliğine karşı aldığı kararların Alberta ekonomisini kötü etkilediğini düşünen bağımsızlık yanlıları, federal hükümete diğer eyaletlerden daha fazla vergi vermelerine rağmen yeteri kadar hizmet alamadıklarını ve daha çok liberal görüşlü kişilerin yaşadığı kalabalık bölgelerin muhafazakâr değerlere yeteri kadar önem vermediğini düşünüyor.
REFERANDUM İÇİN İMZA TOPLUYORLAR
Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle birlikte tekrar güçlenen Albertalı bağımsızlık yanlıları, ABD Başkanının seçim döneminde kullandığı ‘Make America Great Again’ (Amerikayı yeniden büyük yap) sloganını uyarlayarak ‘Alberta’yı yeniden büyük yap’ şeklinde kullanıyor. Alberta’nın bağımsız olması gerektiğini düşünenler, Trump’ı potansiyel bir müttefik olarak görüyor. Öte yandan Alberta’nın Kanada’dan ayrılmasını isteyenler ikiye ayrılıyor. Bir grup tam bağımsızlık isterken, diğer grup ise Alberta’nın ABD’ye katılmasının daha doğru olduğunu düşünüyor. Trump yönetiminde görev alan üst düzey ABD’li yetkililer de Alberta’nın bağımsızlığını açıkça destekliyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, geçen hafta yapılan bir röportajda Alberta’nın “ABD için doğal bir ortak” olduğunu söyleyerek “Çok büyük kaynaklara sahipler. Alberta halkı çok bağımsız insanlar ve egemenlik istiyorlar. ABD’nin sahip olduğu şeye sahip olmak istiyorlar” dedi.

Bununla birlikte eyalet genelinde bağımsızlık referandumu yapılması için imza toplama çalışmaları da sürüyor. Bu kapsamda ‘Stay Free Alberta’ adlı bir grup, eyalet hükümetinden referandum düzenlemesini talep eden bir dilekçe için imza topluyor. Referandum için Mayıs ayına kadar 170 binden fazla imza toplanması gerekiyor. Eski Kanada Başbakanı Stephen Harper’ın hükümetinde siyasi danışman olarak görev yapmış olan Michael Solberg ise Alberta’nın bağımsızlık konusunda referandum düzenlemesinin “oldukça muhtemel” olduğunu düşünüyor. Konu hakkında konuşan Solberg, “Tüm işaretler, Alberta’nın Kanada’nın bir parçası kalıp kalmaması konusunda bu sonbaharda bir referandum yapılacağına işaret ediyor” dedi. Ancak kamuoyu yoklamaları, Alberta’nın bağımsızlığına verilen desteğin düşük kaldığını gösteriyor. Ocak ayında yapılan bir ankete göre, Albertalıların sadece yüzde 19’u ayrılmayı destekleyeceğini belirtti. Bu duruma ek olarak, ayrılıkçı siyasi partilerin hiçbiri halihazırda Alberta meclisinde sandalye sahibi olabilecek kadar desteğe ulaşamadı. Eyaletin başbakanı Danielle Smith ise daha önce yaptığı açıklamalarda ayrılmayı desteklemediğini söyledi ancak bağımsızlık yanlılarını kınamayı reddederek, şikayetlerinin “meşru” olduğunu belirtmişti.
Alberta eyaletinde bağımsızlık yanlıları, ABD ile olan gerilim sebebiyle tepki çekiyor olsa da Kanada’da bir eyaletin bağımsızlık istemesi aslında ilk kez görülen bir durum değil. Daha önce Kanada’nın doğusunda bulunan ve çoğunlukla Fransızca konuşulan Quebec eyaleti de bağımsızlık için referandum yapmıştı. 1995 yılında Quebec’te gerçekleştirilen referanduma 4 milyon 757 bin kişi katıldı. Katılım oranının yüzde 93 olduğu referandum yüzde 50.58 ile çok az bir farkla “Kanada’da kalma” kararıyla sonuçlandı ve Quebec Kanada’nın bir parçası olarak kalmaya devam etti.


