Japonların (beraberlik sonucunun kaldırıldığı) yeni sistemi aslında yeni bir keşif değil. Bunu hem Amerikalılar denedi, hem de yıllardır futbol düşünürleri bunun iyi bir fikir olabileceğini öne sürüyor.
Eğer amaç futbolu daha heyecanlı hale getirmek ve her maçın sonunda ille de sevinen bir takım ortaya çıkarmaksa ‘tamam’. Ama bunun da yaratacağı bir takım yan etkiler var…
Şimdi şöyle bir hesap yapalım. Bu sistemi Türkiye’de uygulamaya başlayalım. Takımımızın adı Golyemezspor olsun. Golyemezspor olarak her maça beraberlik parolası ile çıkalım. Teorik olarak 34 maçımızı da berabere bitirdiğimizi düşünelim. Çok iyi savunmamız ve harika kalecimizle ligi namağlup noktalarız. Şu anki kurallarla 34 puan toplar ve muhtemelen yenilgisiz küme düşeriz. Düşmesek bile son haftaları kabuslar içinde geçiririz.
Japon sistemi ile ligi oynarsak 34 ila 68 puan arasında bir puanda bitiririz ligi. Her hafta 3’er penaltı kurtaracak kalecimizle teorik olarak 68 puanla ve hiç maç kazanmadan Avrupa’ya gidebiliriz. Penaltı sonuçlarını dengeli dağıtırsak; yani 17’sini kazanır, 17’sini kaybedersek ligi 51 puanla orta sıralarda kapatabiliriz. Kısacası yerlerde yatan, maçların 20’şer dakikasını oyalamalarla geçiren bir takımla fena yerlere gelmeyiz.
Yani ligdeki her maçın derbi ya da kıran kırana geçen mücadeleler olmayacağını düşünürsek Japonya’yı bilmem ama Türkiye’de fazlasıyla kötüye kullanılacak bir sistem olur.


