🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Klarnet ustası Serkan Çağrı’dan Milliyet’e özel açıklamalar! Rapçiler isyan ettirdi: Konservatuvarlar kapatılsın

Klarnet ustası Serkan Çağrı’dan Milliyet’e özel açıklamalar! Rapçiler isyan ettirdi: Konservatuvarlar kapatılsın

Türk klarnet virtüözü Serkan Çağrı, bu hafta Milliyet YouTube’da Beste Sırapınar’ın konuğu oldu. Serkan Çağrı başarılı müzik hayatı, hedefleri ve geleceğine dair özel açıklamalarda bulundu.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HABER MERKEZİ – Milliyet YouTube kanalına konuk olan Serkan Çağrı, yıllara yayılan müzik yolculuğunu ve klarnetle kurduğu bağı anlattı. Müziğin hayatındaki yerini “vazgeçilmez” olarak tanımlayan sanatçı, sahnede olmanın kendisi için yalnızca bir performans değil, bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti.

Yeni teklisi “Sonuna Kadar” ile 2026’ya hızlı bir giriş yapan sanatçı, sektördeki denetimsizliği “Diploması olmayan doktorun ameliyata girmesine benzeterek, “Cehaletin zirve yaptığı bir dönemdeyiz” dedi.

“KÜFÜR ÇOK MODA OLDU”

Röportajın en dikkat çekici anları, Çağrı’nın günümüz müzik piyasasını değerlendirdiği dakikalar oldu. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da cehaletin ilk sıraya yerleştiğini belirten ünlü virtüöz, sert konuştu:

“Ben bir müzik insanı olarak kimsenin yaptığını, kimsenin emeğini göz ardı etmemeye çalışıyorum. Kimseye de saygısızlık etmek istemiyorum. Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim. Tüm dünyada bakın, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada cahilliğin, cehaletin ilk sıraya yerleştirdiği bir zaman dilimini yaşıyoruz. Zaman içerisindeyiz şu anda. Yani emek vermeden, bilgisizce ve bütün cesaretini toplayarak, hatta sanatın inceliklerini hiç bilmeden hem sanata hakaret eden hem de sanatçıya, sanatçı büyüklerine, emek veren büyüklerine hakaret eden bir dil gelişti.”

“ÖĞRENCİLER MÜZİK OKUMASIN”

Başarının artık algoritmalarla ve “tıklanma” sayılarıyla ölçülmesine isyan eden Çağrı, durumu şu çarpıcı örnekle özetledi:

“Başarı ölçütü şu anda argo, küfürlü, sıra dışı, saygısızlık olan her şey şu anda en zirvede ve bunu dile getirdiğinizde de siz bunu çekemeyen ya da bunu eleştirmeye hakkınız olmayan kişi olarak görünüyorsunuz. Burada da böyle bir saygısızlık burada başlıyor. İşte “Sana o kim falan” diyor. “Ne ki o, kaç takipçisi var?” Ya da şimdi algoritma sanat ölçemez. Biz sanatı algoritmalarla eğer ölçeceksek o zaman bütün konservatuvarları kapatsınlar. Bütün öğrenciler müzik okumasın. Bu kadar ayak altı, bu kadar basit bir şey olacaksa…”

“FUTBOLCU OLMA HAYALİ VAR”

İki çocuğu (Eser ve Nefes) olan Serkan Çağrı, çocuklarının baba mesleğini değil futbolu seçtiklerini açıkladı.

“Benim çocuklarım müziği değil futbolu tercih ettiler ve bu yolda da ciddi adımlar atıyorlar. Yani her çocuk futbol sever, her çocuk futbolcu olmak ister. Ama bunun için ne yaptığı çok önemli. Mesela Eser çok düzenli bir şekilde, çok disiplinli çalışıyor. İyi bir futbolcu olma hayali var. Nefes de futbol yöneticiliği istiyor ki gelecek yıl Londra’da futbol yönetiminde üniversiteye başlıyor.”

FİLM GİBİ AŞK HİKAYESİ

Eşi Ebru Hanım ile 30 yılı aşan tanışıklıklarını ve film gibi aşk hikayesini de anlatan Çağrı, eşini tanımadan önce rüyasında gördüğünü itiraf etti:

” Ebru’nun ta kendisi değil ama benzeri olan bir profili görmüştüm. Böyle işte o çocukluktan gençlik dönemine geçtiğim yıllarda, böyle aşk nedir falan, aşık olma şeyi başlamış. O kız benim hayalimdeki kızdı ve gördüğümde sahneden görmüştüm. Dedim ki “Hah, bu kız evet” dedim. Yani benim kafamdaki o gördüğüm, hayalini kurduğum, rüyama giren kız böyle bir kızdı dedim. Ve tanışmıştım. Yani ilk defa cesaretli bir şekilde kendisiyle tanışmaya gitmiştim. Tabii birazcık acemiydi benim tanışmam ama sonuçta saf ve doğru…”

“BUNU DEDİĞİNİZ GÜN BİTMİŞ OLURSUNUZ”

Kendi kariyer yolculuğuna dair de samimi itiraflarda bulunan Çağrı, “Klarnetin ustasıyım” cümlesini asla kurmadığını belirtti: “Bunu dediğiniz gün bitmiş olursunuz zaten. Öyle bir şey yok. Çünkü apaçık bir sektör bu. Yani enstrüman dediğim gibi çok büyük uğraşlar isteyen ve sürekli emek vermeniz gereken bir şey. Ustalık ancak insanların size verdiği, sizi konumlandırdığı bir şey olur. O gösterdiğiniz maharetler ya da iyi yaptığınız performanslar… Ama bir müzisyen kendi içinde “ben çok ustayım, ustalaştım” diyemez, dememeli de. Çünkü enstrüman sürekli bir şey öğretiyor size ve bu öğrenme ile beraber her geçen 5 yıl, 10 yıl geriye baktığınızda diyorsunuz ki “Ha bunu böyle yapmamalıymışım. Aslında bu şöyle daha güzel oluyormuş.” Her adımda yeni bir şey keşfediyorsunuz ve keşif bu. Yani aslında ustalığa giden yol sonuna kadar gitmek lazım. Ustalığa varmak için.”

“İYİ BİR ROL YAPIYORUZ”

Ünlü isim en büyük keşkesini ise şu sözlerle anlattı:

“Keşke daha önce yurt dışındaki müzik alanında daha fazla işler yapabilseydim dediğim zamanlar oluyor. Çünkü bizim işimiz Türkiye’yi temsil etmekle değil, dünyanın her yerindeki insanlara hitap etmek. Enstrümanistin sınırları yoktur, bizim enstrümanlarımızın sınırı da yoktur ama biz genellikle hep bu toprağın sesini yurt dışına götürdük. Hep insanlara bunu tanıttık. Yani biz iyi bir rol yapıyoruz. Aslında iyi bir rolün içindeyiz, iyi bir misyonun içindeyiz. Müzik taşıyoruz ve müziği sayesinde ülkenin kültürünü tanıtıyoruz. Bu ülkenin kimliğini tanıtıyoruz.”

Klarnet ustası Serkan Çağrı’dan Milliyet’e özel açıklamalar! Rapçiler isyan ettirdi: Konservatuvarlar kapatılsın
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.