🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Makine sektörü yıla 2,2 milyar ihracatla başladı

Makine sektörü yıla 2,2 milyar ihracatla başladı

MAİB konsolide verilerine göre, Ocak ayında Türkiye'nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 2,2 milyar dolar oldu...

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, Ocak ayında Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 2,2 milyar dolar oldu. Makine sanayiinin en büyük ihracat pazarı AB içinde ‘Avrupa Tercihi’ başlığı etrafında yürüyen tartışmaların, sanayide korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede sektörün rotasını belirlediğini ifade eden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Şu an AB içinde, bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Avrupa’yı küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönünde güçlü itirazlar var. ‘Made in EU’ yerine ‘Made with EU’ vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayiinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına destek olmamız gerekiyor” dedi.

Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre, Ocak ayında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 2,2 milyar dolara yükseldi. Miktar bazında makine ihracatının %13,8 gerilediği bu dönemde, KG başına ortalama ihracat fiyatının 8,9 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine gelmesi sayesinde değer bazında geçen yılın aynı dönemine göre %3,3 artış sağlandı. Ocak’taki aylık yükselişle beraber, yıllıklandırılmış makine ihracatı 29 milyar dolara yaklaştı. Almanya’ya gerçekleştirilen ihracatın %12,2 artışla 283 milyon dolara yükseldiği bu dönemde aylık bazda %66,9 artışın gerçekleştiği ABD’ye yapılan makine ihracatı 183 milyon dolar oldu. İtalya’nın da aylık 100 milyon dolar baremini aştığı bu dönemde, komşu ülkelerden Irak’ta %40, Rusya’da ise %36,5 seviyelerinde aylık düşüşler yaşandı. %8,5 ihracat artışı kaydedilen içten yanmalı motorlar ve aksamlarının ilk sırada yer aldığı Ocak ayında, en fazla ihraç edilen ilk 5 ürün grubunda inşaat ve iş makineleri ihracatında %12,6’lık, türbin, turbojet ve hidrolik silindir ihracatında %77,6’lık, pompa ve kompresörlerde de %11,6’lık yükseliş göze çarptı. Aylık bazda oransal olarak ihracat düşüşün en fazla gözlemlendiği alt dallar ise takım tezgâhları ile yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri oldu.

“Made with EU vurgusunun öne çıkmasını destekliyoruz”

Küresel ticaret üzerindeki baskının yükselen tarifeler, politik belirsizlikler ve sıkılaşan düzenlemeler nedeniyle bu yıl da devam edeceğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, bu gelişmeleri makine sektörü adına şu şekilde yorumladı:

“Yatırım mallarına yönelik talebin tüm dünyada daha temkinli seyrettiği bu konjonktürde; finansman imkânları, pazar erişimi, teknik mevzuat uyumu ve tedarik güvenliği gibi konular fiyattan daha önemli rekabet unsurları haline geldi. Bizim için öncelikli olan, daralan talebe uyum sağlamak değil, yeniden şekillenen ticaret mimarisinde kalıcı ve güvenilir bir konum tahkim etmek olduğundan; en büyük ihracat pazarımız AB içinde ‘Avrupa Tercihi’ başlığı etrafında yürüyen tartışmalar, sanayide korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede izleyeceğimiz rotayı belirliyor. Kamu alım ve desteklerinde AB menşei ve düşük karbon kriterlerinin öne çıkması, Avrupa’nın tedarik zincirini daha kapalı ve seçici bir çerçeveye taşıdığından bizi doğrudan ilgilendiriyor. AB içinde, bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Birliği küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönündeki güçlü itirazları AB Liderler Zirvesi’nde dikkatle takip ettik. Alman Sanayi Federasyonu tek pazardaki idari ve düzenleyici engellerin, Alman sanayiine %44 ek maliyet getirebileceği uyarısı yaparken, Alman Makine Mühendisliği Birliği (VDMA) de tedarik uygulamalarının DTÖ kuralları ve STA’larla çelişebileceğine dikkat çekti. ‘Made in EU’ yerine ‘Made with EU’ vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayiinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına, küresel tedarik zinciri içinde AB’nin en güçlü stratejik ortaklarından biri olarak mutlaka destek olmamız gerekiyor.”

“Avrupa’nın rekabetçilik stratejisi Türkiye olmadan kurulamaz”

İçerde yerelleşme kriterlerini sertleştiren AB’nin, yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları ile dışarda ölçek ve maliyet avantajı aramasının getireceği politika değişimine işaret eden Karavelioğlu şunları söyledi:

“Bir tarafta içerde yerelleşme baskısı, diğer tarafta dışarda genişleyen STA ağı… Bu iki yönlü strateji, Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye açısından pazar erişimi ile entegrasyon arasındaki bağın yeniden ve daha net biçimde ele alınmasını zorunlu kılıyor. Çünkü MERCOSUR ve Hindistan ile yapılan kapsamlı STA’lar, yalnızca tarifeleri indiren ticari metinler değil; tedarik zincirlerini çeşitlendiren, kamu alımları ve standartlar alanında yeni eşikler koyan stratejik çerçeveler niteliği taşıyor. Üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye’yi de içermesi gerektiği konusunda yürütülen diplomatik ve teknik girişimlerin son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Tek Pazar’ın derinleştirilmesi hedefi konuşulurken Birlik ile üretim, yatırım ve standart düzleminde bu kadar iç içe geçmiş bir ortağın dışarda bırakılmasının rasyonel bir tercih olmadığının anlaşılacağına inanıyoruz. Rekabetçiliğin bir ayağı korumacılıksa diğer ayağı maliyet kontrolüdür ve bu denge Türkiye dahil edilmeden kurulamaz.”

Küresel imalat PMI verilerindeki toparlanmanın kırılgan ancak bazı merkezlerde yön değiştirme sinyalleri verdiğinin bir göstergesi olarak yorumlayan Karavelioğlu şunları belirtti:

“Almanya’da özellikle otomotiv ve makine sektörlerindeki toparlanma, bölgede uzun süredir devam eden daralmanın sona erebileceğine dair olumlu sinyaller veriyor. Kasım ayında sanayi siparişlerinin yıllık %5,9 artması, sipariş girişlerindeki %5,6’lık yükseliş ve mevcut sipariş hacminin firmalara yaklaşık sekiz aylık üretim imkânı sağlaması, ertelenmiş yatırımların temkinli ve seçici biçimde gündeme alındığını gösteriyor. Türkiye için doğru strateji; Avrupa ile derin entegrasyonun sağladığı üretim kabiliyetini yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla güçlendirirken Gümrük Birliği’ni pazar erişimi ve eşit rekabet koşulları temelinde güncelleyecek bir yaklaşımı kararlılıkla savunmaktır. Mesele dışarda kalmamak değil; masada kararın tarafı olmaktır.”

“İlave Gümrük Vergilerinin rayiçleri belli oldu”

Dünyadaki yerelleşme stratejileri çerçevesinde, Türkiye’de iç piyasadaki dinamiklerini analiz eden Karavelioğlu, makine sanayiinde maliyet baskısının genel imalat ortalamasının üzerinde seyrettiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Makine sanayiinde 2025 sonunda %49,6 olan maliyet enflasyonu Ocak’ta %33,7 ile imalat sanayii ortalamasının üzerinde devam ediyor. Üretimde geçen yılın tamamında %6,7’lik bir gerileme varken sektörel kapasite kullanım oranımız 2025 yılı ortalaması olan %68’in de altına inerek Ocak ayında %63,7’ye kadar gerilemiş görünüyor. Bu tablo, iç talepteki zayıflığın ve yatırım iştahındaki duraksamanın sektörümüze doğrudan bir yansıması. Dünyada birçok ülkenin iç pazarını güçlendirmeye yönelik önlemlerinin öne çıktığı bu süreçte bizde de kamunun mal alım ve yapım işlerinde yerli malzeme ve makineleri önceleyecek benzer tedbirler uygulanırken makine ithalatımızın 2025 yılında %4,6 artarak 46 milyar doların üzerine çıkması ise dikkat çekici. Özellikle Çin’den makine ithalatının %15,7 artışla 12,8 milyar dolara ulaşması, yerli üretim açısından yakından izlenmesi gereken bir alarm durumu… Üretim ölçeklerimiz düşüp, son 5 yılda sağladığımız teknoloji ve verimlilik artışı rekabetçiliğimizi korumadaki sınırlarına yaklaşmışken atıl durumda bulunan üçte birlik kapasitemizi ekonomiye kazandırmak için her türlü politika aracını kullanmayı gerekli ve meşru görüyoruz. Çünkü İlave Gümrük Vergilerimizin seviyelerinin düşüklüğünü mütekabiliyet ekseninde tartıştığımız yılların sonuna geldik. Artık rayiçleri, AB’nin imzaladığı STA’lar ve Trump’ın ilan ettiği oranlardan bütün dünya görebiliyor ve yönetimlerinden bekliyor.”

Makine sektörü yıla 2,2 milyar ihracatla başladı
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.