Çaycuma ilçesine bağlı Perşembe beldesindeki Koramanlar köyü kırsalında, geçen yıl 19 Ekim tarihinde hayvan otlatmaya giden köylüler bir su kuyusunda ceset buldu. 12 Ekim’den beri kayıp olan Hasret Akkuzu‘nun ailesi, morgda cesedi teşhis etti. Olayla ilgili geniş kapsamlı bir soruşturma başlatan ekipler, cinayet şüphelisinin daha önce 2001 yılında 17 yaşındayken 4 kişinin öldürülmesi nedeniyle mahkum olduğu, 2016’da tahliye olduktan sonra başka bir cinayetten tutuklanarak ceza aldığını ve açık cezaevinde iken izinli çıkıp geri dönmeyen Deniz Boyacı olduğunu belirledi.
ŞÜPHELİ AYDIN’DA YAKALANDI
Boyacı’nın yakalanması için yapılan çalışmalar sırasında, yakınlarının da aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı. 22 Ekim’de Deniz Boyacı’nın annesi, kardeşi ve Akkuzu’nun arkadaşı, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Ancak, Boyacı’nın ağabeyi, yengesi ve olayda kullanılan aracın sahibi olan arkadaşı, mahkeme tarafından ‘Delilleri karartma’ suçlamasıyla tutuklandı. Aynı gün Deniz Boyacı, Aydın’da yakalanarak Zonguldak‘a getirildi. Yapılan yer gösterme ve keşif sonrası Boyacı tutuklandı.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 metre derinlikteki kuyuda bulunan Hasret Akkuzu cinayetiyle ilgili soruşturmasını tamamlayarak iddianame hazırladı. İddianamede, Hasret Akkuzu’nun olaydan 5 yıl önce Deniz Boyacı ile tanıştığı, bebeğine bakıcılık yapmak için evinde kaldığı ve ardından ailesiyle ilişkisini düzeltmek üzere geri döndüğü belirtildi. Bu süreçte, Akkuzu’nun sevgilisi olduğunu öğrenen ve kendisini sevdiğini söyleyen Boyacı ile arasında tartışmalar yaşandı. Dolayısıyla Akkuzu, Boyacı’dan ‘Tehdit’, ‘Hakaret’ ve ‘Israrlı takip’ suçlarından şikayetçi oldu.
CEZAEVİNDEN ÇIKTIKTAN 10 GÜN SONRA HASRET’İ ÖLDÜRMÜŞ
İddianamede, Deniz Boyacı’nın cinayete karıştığı belirtilen süreçte, cezaevinden izinli olarak ayrıldıktan sadece 10 gün sonra Hasret’i öldürdüğü ifade edildi. Boyacı’nın, 4-12 Ekim tarihleri arasında Akkuzu ile mesajlaştığı ve telefonla görüştüğü kaydedildi. Şüphelinin arkadaşı Erkan S.’den aldığı otomobil ile Boyacı’nın Akkuzu ile buluşarak davayı konuştuğu belirtiliyor. Deniz Boyacı’nın, olay anında “Boğazına sarıldım. Yere düşünce ben de üstüne düştüm. Boğazını 3-5 dakika sıkıyordum, öldüğünü fark ettim” şeklindeki ifadesi iddianamede yer aldı.
CESEDİNİ SU KUYUSUNA ATMIŞLAR
İddianamede, Akkuzu’nun bedeninin öldükten sonra önce bagaja konduğu, ardından su kuyusunun bulunduğu yere getirildiği, ancak kuyu kapağının kilitli olması nedeniyle cesedin çimenliklere gizlendiği belirtildi. Daha sonra Boyacı’nın ağabeyi Arif Boyacı’nın evine gidip aracı kontrol ettikten sonra, evden çekiç alarak su kuyusuna geri gittiği, kilidi kırıp cesedi içine attığı ve kapağı kapatıp ayrıldığı anlatıldı.
CEZAEVİNE TESLİM OLUP, FİRAR ETMİŞ
Deniz Boyacı’nın cesedi kuyunun içine attıktan sonra önce otomobili arkadaşına teslim ettiği, ardından ağabeyi ve yengesi Nejla Boyacı’nın evine gittiği kaydedildi. Aracın Erkan S. tarafından yıkamacıya götürüldüğü belirtildi. Boyacı’nın daha sonra cezaevine teslim olmak için Aydın’a otobüsle gittiği, Akkuzu’nun cesedinin bulunmasından 2 gün sonra Boyacı’nın cezaevinden firar ettiği ancak aynı gün yakalandığı ifade edildi.
İNTERNETTEN OLAYI ARAMIŞ
İddianamede, jandarmanın yaptığı inceleme sonucunda Boyacı’nın cep telefonundan olaya dair internette arama yaptığı ve ifadesinde cinayeti itiraf ettiği belirtiliyor. 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda ise, Hasret Akkuzu’nun ‘boğmaya bağlı oksijensiz kalma’ sonucu hayatını kaybettiği, ayrıca ayakkabıları, çorabı, pijaması ve tırnak içinden alınan DNA örneklerinde Boyacı’nın DNA’sının bulunduğu vurgulanıyor.
4 KİŞİYE DAVA AÇILDI
İddianamede, Deniz Boyacı’nın ağabeyine “Hasret’i öldürdüm, kurtuldum” şeklindeki beyanına yer verilerek, Boyacı hakkında ‘Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Arif Boyacı, Nejla Boyacı ve Erkan S. hakkında ise ‘Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca Erkan S.’nin ‘Delilleri karartma’ suçlamasıyla 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianame, Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi.


