🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. İran: "Kuşatılabilecek Bir Ülke Değiliz"

İran: "Kuşatılabilecek Bir Ülke Değiliz"

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“ABD TARAFI NÜKLEER MESELEYİ HALA TEK TARAFLI BİR YAKLAŞIMLA ELE ALMAKTA ISRAR EDİYOR”

İran ile ABD arasında süregelen müzakerelerdeki ana görüş ayrılıklarına dikkat çeken Bekayi, “Bazı ABD’li yetkililer ekonomik teşvikler ve İran ile ekonomik ilişkilerin gelişmesinden bahsediyorlar. Ancak bu tür açıklamalar güven vermekten uzak. İslamabad’da sunduğumuz 10 maddelik plan çerçevesinde nükleer mesele, yaptırımların kaldırılması ve tazminat gibi tüm başlıklar hakkında görüşlerimizi net bir şekilde ifade ettik. Bununla birlikte, ABD tarafı nükleer konuyu hala tek taraflı bir bakış açısıyla ele almaya devam ediyor. Bu durum bizim açımızdan kabul edilebilir değil ve nükleer mesele müzakerenin en kritik başlığı olmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu.

İran: Kuşatılabilecek bir ülke değiliz

“YENİ BİR MÜZAKERE TURU İÇİN HENÜZ HERHANGİ BİR TARİH BELİRLENMİŞ DEĞİL”

Yeni bir müzakere turunun tarihinin henüz belirlenmediğini ifade eden Bekayi, “ABD’nin sunduğu planın, bizim 10 maddelik önerimizle ne denli örtüştüğü konusunda bazı başlıklarla ilgili görüşlerini dile getirdiler. Ancak bu görüşler, bizim açımızdan ne makul ne de gerçekçiydi ve bunu açıkça belirttik. Bu durum yeni değil; önceki müzakerelerde de özellikle nükleer konudaki tutumumuzu biliyorlardı” dedi.

İran: Kuşatılabilecek bir ülke değiliz

“ATEŞKESİN UZATILDIĞI YÖNDEKİ İDDİALARIN HİÇBİRİ ŞU AŞAMADA TEYİT EDİLEBİLİR DEĞİLDİR”

Ateşkesin uzatılmasına dair iddialara da değinen Bekayi, “Bu konuda ortaya atılan hiçbir iddia şu aşamada doğrulanabilir değildir. ABD’nin geçmişte sık sık tutum değiştirdiği ve çelişkili açıklamalar yaptığı bilinmektedir. Bir konuda anlaşmaya varılsa bile buna bağlı kalacaklarının garantisi yoktur. Müzakereleri son derece zor koşullar altında yürütüyoruz. Bir mutabakatın parçalarını ayırarak bir kısmında anlaşmak ve diğerini sonraya bırakmak mümkün değildir. Tüm başlıklar bir bütün olarak ele alınmalıdır. Görüşmeler, Pakistanlı arabulucu üzerinden devam ediyor; ancak karşı tarafın diplomasi konusundaki samimiyeti de sorgulanmalıdır. ABD, geçmişte taahhütlerini yerine getirmediği için müzakere süreçlerini fiilen ortadan kaldırmıştır” ifadelerini kullandı.

“LÜBNAN HALKININ DİRENİŞİNİ DESTEKLİYORUZ”

Bekayi, İran’ın Lübnan’a yönelik desteğini çektiği yönündeki iddialara karşı çıkarak, “Lübnan halkının meşru direnişini her zaman destekledik ve bugün de desteklemeye devam ediyoruz. Bu konuda tutumumuzda herhangi bir değişiklik yok. Ateşkes mutabakatında Lübnan’da savaşın durdurulması da anlaşmanın bir parçasıydı ve arabulucu Pakistan da bunu açıkça ifade etti. Karşı taraf, mutabakatın bazı kısımlarını yok saymış ve yükümlülüklerini yerine getirmemiştir; ancak bu, bizim taahhütlerimizden vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Bu konu, hem İslamabad’daki görüşmelerde gündeme geldi hem de yakından takip ediliyor. Her anlaşma iki taraflıdır; taraflardan biri yükümlülüklerini yerine getirmezse, diğer tarafın da buna göre hareket etme hakkı vardır. İran’ın diğer cephelere kayıtsız kaldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” şeklinde konuştu.

“HÜRMÜZ BOĞAZI’NA DIŞARIDAN YAPILACAK HER MÜDAHALE DURUMU DAHA DA KARMAŞIK HALE GETİRİR”

Bekayi, Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası bir koalisyon kurulması çağrılarına yanıt vererek, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliği yıllardır İran tarafından sağlanmaktadır. Son 40 günde bölgede güvenliğin bozulmasının tek nedeni, ABD ve Siyonist rejimin dayattığı savaş olmuştur. Dışarıdan yapılacak her müdahale durumu daha da karmaşık hale getirir. Avrupa ülkelerinin bir kısmının temkinli yaklaşımını olumlu buluyoruz. İran, bölge ülkeleriyle birlikte bu su yolunun güvenliğini sağlama kapasitesine sahiptir. Ancak bunun için önce ABD müdahalesinin ve dayatılan savaşın sona ermesi gerekir” dedi.

“İRAN KUŞATILABİLECEK BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukasına ilişkin Bekayi, “İran kuşatılabilecek bir ülke değildir. Diplomatik yollarla sonuç alınamadığında baskı araçlarına başvurulması da etkili olmayacaktır. Bu tür girişimler provokatif nitelik taşır ve uluslararası hukuka da aykırıdır. Aynı zamanda ateşkesin ihlal edilmesi riskini de beraberinde getirir. İran ve silahlı kuvvetleri gelişmeleri yakından takip etmekte ve gerekli durumlarda uygun karşılığı vermeye hazır bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

“PAPA’NIN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR BARIŞ İLE UZLAŞI ÇAĞRISI İÇEREN İFADELERDEN İBARETTİR”

Bekayi, Trump’ın Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’ya yönelik açıklamalarına tepki göstererek, “Büyük bir dini lidere yönelik ağır saldırı ve hakaretlerin ne anlama geldiğini biz zaten kendi ülkemizde yaşadık. Dini liderimize yönelik yapılan korkakça saldırı, ABD’nin siciline silinmeyecek bir kara leke olarak geçmiştir. Bu tür yanlış uygulamalara sessiz kalınması, benzer davranışların yayılmasına zemin hazırlar. Bugün Hristiyan dünyasının liderlerine yönelik hakaretler de bu sürecin bir devam

İran: "Kuşatılabilecek Bir Ülke Değiliz"

+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.