Şeyh Sabri’nin ofisinden yapılan açıklamada, İsrail polisinin, Sabri’nin Babu’l Esbat’tan (Aslanlı Kapı) geçerek cuma namazını kılmasına izin vermediği belirtildi. Bu durum, Mescid-i Aksa’ya ulaşmasını engelleyen bir müdahale olarak kaydedildi.
Açıklamada, “İşgal güçleri, Sabri’nin namazdan hemen önce Babu’l Esbat’tan girişini engelledi. Beraberindeki savunma heyeti, bu engellemenin herhangi bir yasal karar olmadan yapıldığını teyit etti.” ifadelerine yer verildi.
Kudüs Yüksek İslam Heyeti, bu kararı şiddetle kınadı ve durumu “hukuka aykırı polis zorbalığı” olarak değerlendirdi. Açıklamada, İsrail polisinin Mescid-i Aksa üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığı ve bu engellemenin meşru olmadığı vurgulandı.
Ayrıca, bu kararların “geçersiz ve yok hükmünde” olduğu, bunların “askeri güçle uygulanan kararlar” olduğuna dikkat çekildi. Şeyh Sabri’nin, Filistin‘de İslami otorite olarak kabul edildiği ifade edilerek, ibadet özgürlüğüyle çelişen yasaların kendisine karşı uygulanamayacağı belirtildi.
İsrail polisinin, Mescid-i Aksa’ya ulaşmak isteyen kişilere baskı uyguladığı ve Filistin Vakıflar İdaresi’nin faaliyetlerini kısıtladığı da kaydedildi. Ayrıca, son yıllarda İsrail’in Şeyh Sabri’nin Mescid-i Aksa’ya girişini yasaklayan ve seyahatini kısıtlayan birçok karar aldığı hatırlatıldı.


