Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’ndaki kontrol girişimiyle artan risk algısı, haftanın son işlem gününde İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan tüm ticari gemilerin geçişine izin vereceğini açıklamasıyla azaldı.
Bu gelişme sonrasında petrol fiyatlarında önemli düşüşler gözlemlenirken, gözler hafta sonunda başlayacak olan ikinci tur görüşmelere çevrildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan’daki ateşkes çerçevesinde, ateşkes süresinin sona ermesine kadar Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilere açık olacağını duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı’nın tamamen açıldığını, ancak İran ile anlaşma süreci tamamlanana kadar ablukanın devam edeceğini ifade etti.
Açıklanan makroekonomik veriler ve şirket bilançoları üzerinden, çatışmanın büyüme ve enflasyon üzerindeki etkileri değerlendirilmeye alındı.
Savaşın son bulma ihtimali ve küresel ekonomik aktivitenin olumlu yönde ivmelenmesi beklentisi, iyi gelen bilançolarla birlikte piyasalarda risk iştahını artırdı.
Petrol arzına yönelik endişelerin devam etmesi ise küresel enflasyon beklentilerini yukarı doğru şekillendirmekte.
ABD’de açıklanan üretici enflasyonu verileri, beklentilerin altında kalmış olsa da yıllık bazda önceki aya göre hızlanma göstererek, Şubat 2023’ten bu yana en yüksek artışını kaydetti. Üretici enflasyonundaki artışta, enerji kaleminin etkisi ön plana çıkıyor.
Analistler, savaşın sona erebileceğine dair iyimserliğin sürmesine rağmen, petrol fiyatlarındaki düşüşün zamana yayılabilen etkileri nedeniyle küresel çapta enflasyonist baskıların bir süre daha devam edebileceğini belirtiyorlar.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) temkinli duruşunu sürdüreceğine dair beklentiler güçlü bir şekilde varlığını koruyor.
– FED’E YÖNELİK “SİYASİ BASKI” ENDİŞELERİ YENİDEN GÜNDEMDE
Bu gelişmelerle, önümüzdeki dönemde küresel merkez bankalarının daha temkinli politika adımları atacağı yönündeki öngörüler güçlü kalmaya devam ediyor.
ABD ekonomisi, enflasyon ve resesyon ikilemi arasında ilerlerken, Fed’deki başkanlık değişimi süreci, gelecekte uygulanacak para politikalarına dair belirsizlikleri artırıyor.
Başkanlık değişim sürecindeki Fed’in mevcut enflasyon ve büyüme riskleriyle alacağı kararlar merak konusu. Ayrıca, banka üzerindeki siyasi baskıların gelecekte artabileceği ihtimalleri gündeme geldi.
Trump, bir röportajında Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik eleştirilerini sürdürürken, Fed binasının yenilenmesine dair soruşturmanın devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Powell’ı görevden almakla tehdit eden Trump, “Eğer zamanında ayrılmazsa, onu kovmak zorunda kalacağım.” dedi.
Fed Başkanı Powell’ın, Trump’ın aday gösterdiği Kevin Warsh’ın Senato tarafından onaylanmaması durumunda başkanlık görevine devam etmesi bekleniyor.
ABD Senatosunun bazı Demokrat üyeleri, Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’ın atanma sürecinin, Fed Başkanı Jerome Powell ve Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook hakkındaki soruşturmalar tamamlanana kadar durdurulmasını talep etti.
Mevcut gelişmelerle birlikte, Fed yetkililerinin birbirinden farklı sözle yönlendirmeleri, bankanın atacağı politika adımlarına dair beklenti oluşumunu zorlaştırıyor.
Diğer yandan, Fed’in yayımladığı “Bej Kitap” raporu, Orta Doğu’daki çatışmaların, ABD’li şirketler için belirsizlik kaynağı olduğunu ortaya koydu.
Raporda, Orta Doğu’daki çatışmanın istihdam, fiyatlandırma ve sermaye yatırımıyla ilgili karar alma süreçlerini zorlaştırdığı, birçok firmanın bekle-gör tutumunu benimsediği belirtildi.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu’daki çatışmaların neden olduğu aksaklıklar dolayısıyla küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,3’ten yüzde 3,1’e düşürdü.
Finansal koşulların gevşeyeceğine dair iyimserlikle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda 8 baz puan düşerek yüzde 4,23 seviyesine geriledi.
Jeopolitik risklerin azalması, yatırımcıların güvenli liman varlıklarına olan talebini azaltırken, dolar endeksi yüzde 0,6 düşüşle 98,1 seviyesine indi.
Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilerin geçişine tamamen açık olacağı açıklaması sonrasında hafifleyen arz endişeleriyle yüzde 4 azalarak 88,2 dolara geriledi.
Petrol tedarikine dair endişelerin azalması, enflasyonist baskıların hafifleyeceği ve faiz indirimlerine zemin hazırlayacağı yönünde iyimserlik oluştururken, altın fiyatları da destek buldu. Altının ons fiyatı haftayı yüzde 1,8 artışla 4.832 dolara yükseldi.
– NEW YORK BORSASINDA REKORLAR KIRILDI
New York borsasında geçen hafta jeopolitik gerilimlerin azalması ve olumlu gelen şirket bilançoları, pozitif bir seyir izletti.
Kurumsal tarafta, ABD’nin büyük bankalarından Bank of America ile Morgan Stanley’nin hisseleri, yayımladıkları ilk çeyrek bilançosunda beklentilerin üzerinde kar ve gelir açıklamalarıyla haftalık bazda sırasıyla yüzde 2,6 ve yüzde 6,3 değer kazandı.
JPMorgan Chase’in karı ve geliri beklentileri aşarken, şirketin hisseleri geçen hafta yüzde 0,1 arttı. Citigroup’un hisseleri de bankanın hem geliri hem karının beklentileri geride bırakması sonrasında yüzde 6,3 artış gösterdi.
Bu gelişmelerle birlikte, haftalık bazda Dow Jones endeksi yüzde 3,19, S&P 500 endeksi yüzde 4,54 ve Nasdaq endeksi yüzde 6,84 değer kazandı.
S&P 500 endeksi 7.147,52 puanla, Nasdaq endeksi 24.519,51 puanla rekor seviyeleri gördü.
ABD’de gelecek hafta salı günü perakende satışlar ve bekleyen konut satışları, perşembe günü haftalık işsizlik maaşı başvuruları ile imalat sanayi PMI ve cuma günü Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.
– AVRUPA BORSALARI POZİTİF SEYRETTİ
Avrupa borsalarında da geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izlendi.
Avro Bölgesi’nde mart ayında enflasyonun hızlanması dikkat çekti. Yıllık bazda enflasyon yüzde 2,6, aylık bazda ise yüzde 1,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.


