“TEMİZ ENERJİYİ COP31’İN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDELERİNDEN BİRİ YAPACAĞIZ”
Bakan Kurum, COP31’in yeşil enerji konusuna dair açıklamalarda bulundu. Her ülkenin kendi enerjisini, gıdasını ve üretimini mümkün olan en yüksek seviyede kendi halkına yetecek şekilde sürdürmesinin önemini vurguladı. Temiz enerjiye ulaşmanın kaçınılmaz olduğunu belirten Bakan, Türkiye’nin hem fosil yakıt kullanan hem de yenilenebilir enerji alanında örnek projeler geliştiren bir ülke olduğunu ifade etti. Fosil yakıtlardan uzaklaşmanın gerekliliğine dikkat çeken Kurum, bu sürecin Türkiye için bir fırsat sunduğunu ve temiz enerjiyi COP31’in ana gündem maddelerinden biri yapacaklarını belirtti. Dünya Enerji Ajansı ile birlikte bu sürecin yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.
“KAPASİTEMİZİN YÜZDE 60’I YENİLENEBİLİR ENERJİDEN”
Bakan Kurum, Türkiye’nin yeşil enerji konusundaki durumunu şu şekilde açıkladı: Cumhurbaşkanının belirlediği politikalar doğrultusunda Enerji Bakanlığı’nın yoğun çabalarıyla, mevcut kurulu kapasitenin yaklaşık yüzde 60’ının yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığını ve 2035 yılına yönelik yeşil enerji arz güvenliği ile ilgili eylemlerin hayata geçirildiğini aktardı. Bu hızın, teknoloji transferi ile mümkün olacağını belirten Bakan, gelişmiş ülkelerin bu transferi gelişmekte olan ülkelere yapmasının önemine değindi. Su kaynaklarının da gelecekte büyük bir değer taşıyacağını vurgulayan Kurum, her ülkenin kendi kendine yeter hale gelmesi gerektiğini ifade etti.
“DÜNYAYI KİRLETEN ÜLKELER KLASMANINDA TÜRKİYE YOK DENECEK KADAR AZ KONUMDA”
Bakan Kurum, Türkiye’nin dünyayı en çok kirleten ülkeler arasında yer almadığını belirtti. Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olarak bu emisyonlarla ilgili sorumluluğunun oldukça az olduğunu ifade etti. Türkiye’nin büyüme ve gelişme sürecinde sanayi, ekonomi ve istihdam konularında ilerleme kaydetmesi gerektiğini belirten Bakan, bu sürecin bir fırsat olarak değerlendirileceğini söyledi. Üretim süreçlerinin yeşil ve sürdürülebilir bir perspektifle yürütülmesinin önemine dikkat çekerek, bilim ve yeni teknolojilerin bu süreçte merkezde olması gerektiğini vurguladı.
BM GENEL SEKRETER YARDIMCISI HART: TÜRKİYE; KUZEYİ-GÜNEYİ,
DOĞUYU-BATIYI BİR ARAYA GETİREBİLME YETENEĞİNDE
Panelde konuşan BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İklim Eylemi Ekibi Özel Danışmanı Selwin Hart, Türkiye’nin başkanlık sürecinin jeopolitik belirsizlikler karşısında değerli olduğunu ifade etti. Hart, Türkiye’nin COP31’in ilk COP’u olacağını belirterek, iklim konusunun artık birçok ülkenin gündeminde üst sıralara yerleştiğini vurguladı. Zorluklar olmasına rağmen iyimserlik ve umut işaretlerinin bulunduğunu vurgulayan Hart, Türkiye’nin kuzeyi, güneyi, doğuyu ve batıyı bir araya getirme yeteneğine sahip bir ülke olduğunu belirtti.
COP 29 BAŞKANı BABAYEV: TÜRKİYE FİNANSMANDA
DAHA FAZLA OYUNCUYU BU TARAFA ÇEKEBİLİR
COP29 Başkanı Muhtar Babayev, iklim finansmanında somut ilerlemeler sağlanabileceğini ifade etti. Türkiye ve Avustralya’nın birlikte yapacakları çalışmalarla iklim gündeminin yeniden öne çıkabileceğini belirten Babayev, Türkiye’nin bu süreçte liderlik göstererek daha fazla oyuncuyu iklim finansmanı sürecine dahil edebileceğini söyledi.
COP30 BAŞKANI LAGO: GELECEĞİN COP’U
SÖYLEMİNİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRECEĞİZ
Brezilya Hükümeti İklim Elçisi ve COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, Türkiye’nin “Geleceğin COP’u” söyleminin önemine değindi. Antalya’daki COP31’in bu bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Lago, müzakere ve uygulamanın farklı olduğunu belirterek, artık yükümlülüklerin ve hedeflerin netleştiğini ifade etti. 30 COP’un ardından alınan kararların, uygulama aşamasında konsensüse ihtiyaç duymadan hayata geçirileceğinin altını çizdi.
COP21 BAŞKANI FABIUS: İŞ DÜNYASINA, HÜKÜMETLERE BİLİM İNSANLARINA İHTİYACIMIZ VAR
Fransa Anayasa Konseyi Başkanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesinde kararlı adımlar atılabileceğini belirtti. Hükümetlerin yanı sıra iş dünyası, yerel yönetimler ve bilim insanlarının da sürece dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Fabius, herkesin bu mücadelede önemli bir rolü olduğunu ifade etti.



