🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Adem Soytekin: Rüşvet İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor

Adem Soytekin: Rüşvet İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Adem Soytekin, savunmasında, “Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısını çalmadım. Dosyada yer alan birçok hususun temelinde, belediyeye yönelik yapılan okul, kreş, cami, yurt, mezar gibi yapıların tarafımızca inşa edilmiş olması bulunmaktadır. Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten ya da aracılık eden biri değilim. İşini yapan ve emeğinin karşılığını alan bir müteahhitim. İşimizi tamamladıktan sonra hak edişlerimizi genellikle nakit ya da çek olarak tahsil etmişiz. Benim bilgim ve iradem dâhilindeki kısım sadece burasıdır. Beylikdüzü Belediyesi’nin, diğer belediyeler gibi, pek çok kamu hizmeti için tahsis edilen tesisler yaptığı bilinmektedir. Halen tüm belediyeler bu tür tesisleri yapmaya devam etmektedir. Genelde belediyeler, tümünüzün bildiği gibi, bu tesisleri kendi kaynakları ile inşa etmezler. Bu durum doğru veya yanlış olabilir; ancak bu tesisler genellikle bağışlarla yapılmaktadır. Gönüllü bağış adı altında ne denirse densin, bu işlerin yürüyüşü bu şekildedir. Tanışma süreci sonrasında Beylikdüzü Belediyesi’nden, tamamen ihalesiz olarak yapılan bu işleri aldım ve gerçekleştirdim. Bu tesisleri yaptığım kesinlikle sabittir. Bu durum, iddia makamının yazdıklarından da anlaşılmaktadır. Bu bir suç değildir. Eğer bu suçsa, bu suçu işleyen ve işlemeye devam edeceğiz diyen belediye yetkililerinin beyanları da bunu göstermektedir. Rüşvet dediği, kendisinden zorla bağış adı altında rüşvet alındığını iddia eden kişilerin beyanları da bunu desteklemektedir. Bahsettiğim işleri yaptım fakat yalnız başıma yapmadım. Bu süreçte tedarikçileri, taşeronları ve yüzlerce çalışanım vardı. Şimdi bu tesisleri nasıl yaptığımız konusuna geçelim. Burada sistem şu şekilde işliyordu: Belediyeye iş verilir. Örneğin, ‘Şurada kreş yapacaksınız, kültür merkezi inşa edeceksiniz, yurt yapacaksınız’ denirdi. Devamında hak edişlerimizin hangi kişilerden, bazen daire, dükkan veya çek şeklinde alınacağı belirtilirdi. Ben devreye girdiğimde, belediyeyle ilgili kişi arasındaki rüşvet, bağış veya pazarlık süreci çoktan tamamlanmış olurdu. Ben işimi yaparım ve burada sadece yaptığım işin karşılığını alırım. İş bu aşamaya gelene kadar sürece dâhil olmam. İddianame boyunca üzerime yüklenmiş hususlar, tarafımca gerçekleştirilen ve büyük ölçüde kamu yararına olan işlerin karşılığında tarafıma yönlendirilen firmalardan hak edişlerimi tahsil etme usulü ve yöntemlerine ilişkindir. Oysa ben bu ödemelerin tamamını gizlemedim. Tam tersine, soruşturma aşamasında bizzat kendim açıklamış, belgeleriyle dosyaya sunmuş biriyim. Eğer benim suç gizlemek, delil saklamak ya da ilişkileri örtmek gibi bir niyetim olsaydı, bugün dosyada eylem olarak yazan birçok husus zaten benim sunduğum belge ve beyanlarla ortaya çıkmazdı. Bugün dahi benim tavrım, bir suç örgütü mensubu tavrı değil; gerçeğin ortaya çıkmasını isteyen sorumlu bir Türk vatandaşı tavrıdır. Ayrıca dosyada aleyhimde yer alan bazı kişilerin beyanlarının teknik ve maddi delillerle çeliştiği de açıktır. Benimle hiç görüşme kaydı bulunmayan, ortak baz kaydı olmayan, üstelik tarih anlatımlarıyla kendi içinde çelişen, tanımadığım kişilerin soyut beyanlarıyla ağır isnatlar kurulmaktadır” açıklamasında bulundu.

‘ETKİN PİŞMANLIK’ SÜRECİNİ ANLATTI

Soytekin, “Dosyada ifade veren müteahhitlerin ifadeleri basında yer almaya başladı. O dönemde avukatlarımdan biri olan ve belediye tarafındaki vekillerle de irtibatı bulunan Onur Büyükhatipoğlu aracılığıyla bu durumun izah edilmesini istedim. Basında çıkan haberlerde bazı müteahhitlerin bana belediyeye yaptığım işlerin hak edişleri olarak verdikleri çek ve taşınmazları rüşvet olarak nitelendirdiklerini söylediklerini, bunun beni çok rahatsız ettiğini belirttim. Bunun böyle olmadığını, bunu en iyi belediye vekillerinin bildiğini, bu konuda bir açıklama yapılması gerektiğini vurguladım. Böyle bir açıklama benim ailem, medya ve kamuoyu karşısında doğru şekilde konumlandırılmamı sağlayacaktı. Onur Bey, belediye tarafıyla görüştüğünde böyle bir açıklamanın yapılmayacağını bana iletti. Bunun üzerine ‘Madem öyle, bunları kendim açıklarım’ dedim. İşte benim etkin pişmanlık sürecim böyle başladı. Yaptığım tüm işlerin, hak edişlerimin karşılığı olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak yansıtılması ve bunu en iyi bilen belediye yetkilileri tarafından yalnız bırakılmam üzerine kendimi aileme ve kamuoyuna anlatma motivasyonu ile bu sürece başladım. Ben İstanbul’un farklı belediyelerinde çalışmış birisiyim. 2023 yılında, 6 Şubat depremi sonrası bir toplantıda benden 100 konteyner istendi. 30 tanesi için anlaştık. Sonrasında, afet yönetimi nedeniyle konteyner bulmakta zorlanınca, ilgili belediyenin yönlendirdiği firmayla anlaştık. Parasını gönderdik. Firma konteynerleri üretti ve Adıyaman’a teslim etti. Şimdi sormak istiyorum. Benim müteahhite verdiğim çekler veya konteyner için üretici firmaya yaptığım ödemeler rüşvet midir, irtikap mıdır? Elbette değildir. Çünkü bunu rızamla yaptım. Ne zaman, neyi, ne kadar ve hangi yöntemle bağış olarak vereceğime de ben karar verdim” ifadelerini kullandı.

‘SÖYLEDİKLERİ GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR’

Adem Soytekin, savunmasının devamında, “Deniz İstanbul’dan 3 bağımsız bölümün bana devri yapılmıştır. Bunun rüşvet olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Söz konusu daireler, o dönem yaptığım işlere karşılık alınmıştır. Bu daireler Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) binasının tadilatı karşılığında verilmiştir. Hakkımdaki iddia Dursun Keleş’in beyanlarına dayanmaktadır. Söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Dosyada Dursun Keleş’i aradığıma dair HTS kaydı yoktur. Dursun Keleş’in yalan ifadesi yüzünden Ekrem Bey adına baskı ve şantaj yapan biri gibi gösterildim” şeklinde konuştu.

Soytekin, “Mehmet Pehlivan benim söylediklerime ‘Yalan ve hayal ürünü toplantı’ diyor. O toplantı yalan değil, bal gibi de yapılmış. Bunu ben değil, kendi tarafları da söylüyor. Kendi vekilleri de çıkıp bu toplantının yapıldığını ve ayrıca benim yaptırdığımı ifade ediyorlar. Hem böyle bir toplantı yok diyeceksiniz hem de siz toplantı yapıldığını kabul edeceksiniz. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorsunuz. Ali Nuhoğlu ifadesinde, Pehlivan ile 4-5 kez görüştüğünü ve Pehlivan’ın mal varlığında tedbir olup olmadığını sorduğunu söyledi. Benim söylediklerim doğrulanıyor. Buna rağmen çıkıp dediklerime yalan diyorsunuz. Ortada yalan yok, sizin görmediğiniz bir gerçek var. Ali Nuhoğlu’na tedbir geldiğini söyleyen de Pehlivan’ın kendisi” açıklamasında bulundu.

Duruşmaya Adem Soytekin’in savunmasının ardından ara verildi.

‘ALİ KURT ŞAHSINA ÇALIŞIR’

Mahkeme Başkanı’nın, “Ali Kurt’a 1,5 milyon dolar gönderildi demişsin. Ayrıntısı nedir?” sorusuna Soytekin cevap vermedi. Mahkeme Başkanı’nın “Seninle diyalogda sorun yaşıyoruz” sözleri üzerine Soytekin, “Rüşvet başkanım, rüşvet” dedi. Adem Soy

Adem Soytekin: Rüşvet İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.