🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Kritik Mineraller Forumu: Küresel Ticarette Dönüşüm

Kritik Mineraller Forumu: Küresel Ticarette Dönüşüm

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında gerçekleştirilen “OECD Kritik Mineraller Forumu”, OECD İstanbul Merkezi’nde düzenlendi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve birçok davetlinin katılımıyla açılışı yapılan forumda konuşan Bolat, Gelişen Piyasalar Forum Serisi’nin OECD üyesi ülkeler, ortak ülkeler, özel sektör ve sivil toplumdan önemli paydaşlar arasında ortak kalkınma sorunlarına çözümler bulmak amacıyla üst düzey bir diyalog sağladığını ifade etti.

Bolat, bu bağlamda, OECD İstanbul Merkezi’nin, politika yapıcılar, uzmanlar ve paydaşları bir araya getiren bölgesel ve küresel bir bilgi merkezi olarak önemli bir başarıya imza attığını belirtti.

Bugün, küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde toplandıklarını vurgulayan Bolat, “Jeopolitik gerilimler yalnızca artmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve kalıcı bir hal alıyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor.” dedi.

Bunun yanı sıra ticaret politikalarında da belirgin bir yön değişikliği gözlemlendiğini dile getiren Bolat, şu ifadeleri kullandı:

“Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler için devlet destekleri daha fazla gündeme geliyor. Ekonomik güvenlik kaygıları, ulusal kararları her zamankinden daha fazla etkiliyor. Tüm bu gelişmeler, daha parçalanmış ve az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret ediyor. Bu durum geçici değil, yapısal bir dönüşüm ve bu dönüşüme uyum sağlamamız gerekiyor. Kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne dair zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır.”

Bolat, ikiz dönüşüm süreci küresel ekonomide merkezi bir önem kazandıkça, kritik minerallerin büyük dönüşümler açısından vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı.

Bu minerallerin bataryalar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekeleri gibi temiz enerji teknolojileri için hayati öneme sahip olduğunu belirten Bolat, “Ayrıca, yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine kadar dijitalleşme açısından da kritik bir rol oynamaktadır.” ifadelerini kullandı.

  “SON 10 YILDA TEMEL KRİTİK MİNERALLERE OLAN TALEP ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTTI”

Ticaret Bakanı Bolat, son on yılda temel kritik minerallere olan talebin önemli ölçüde artığını vurgulayarak, lityuma olan talebin yaklaşık dört kat arttığını, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talebin ise iki katına çıktığını aktardı.

Diğer minerallerde de benzer talep artışları gözlemlendiğini belirten Bolat, “Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da devam edeceği öngörülüyor.” dedi.

Karbonsuzlaşmayı, dijitalleşmeyi ve tedarik zinciri güvenliğini artırmayı hedefleyen bugünün dünyasında, kritik minerallerin sanayi rekabetçiliği ve ulusal güvenlik açısından giderek artan stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Bolat, arzın yoğunlaşması, lojistik darboğazlar ve kesintilerin, sanayi üretiminin dayanıklılığı ve ekonomik güvenlik açısından temel bir endişe kaynağı haline geldiğini belirtti.

Bolat, “Yoğunlaşma bazı durumlarda yalnızca tek bir üreticiyle sınırlı değil, aynı zamanda belirli coğrafi bölgelerde yoğunlaşma söz konusudur. Arz belirli bölgelerde yoğunlaştığında riskler daha da karmaşık hale geliyor.” açıklamasında bulundu.

“(KRİTİK MİNERAL ÜRETİMİNDEKİ) YOĞUNLAŞMA, İTHALATÇILAR AÇISINDAN STRATEJİK KIRILGANLIKLAR YARATIYOR”

Bolat, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin küresel kobalt üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini sağladığını, Filipinler’in ise Endonezya ile birlikte nikel üretiminin üçte ikisinden fazlasını karşıladığını belirtti ve ekledi:

“Avustralya ve Şili, lityum üretiminin yarısından fazlasını temsil ediyor. Bazı ülkeler, nadir toprak elementlerinin üretimi ve işlenmesinde hâkimiyetlerini sürdürüyor. Bu yoğunlaşma, ithalatçılar açısından stratejik kırılganlıklar yaratırken, üreticiler açısından da yeterli yerel katma değer, teknoloji transferi, beceri geliştirme ve altyapı yatırımları olmadan yürütülen çıkarım faaliyetleri yapısal eşitsizlikler doğurabilir.”

Bakan Bolat, ihracat kısıtlamaları ya da vergileri gibi piyasayı bozucu uygulamaların kritik mineraller alanında giderek daha da önem kazandığını da sözlerine ekledi.

Bu durumun küresel tedarik zincirlerine ek bir karmaşıklık kattığını belirten Bolat, “Önümüzdeki soru, kritik minerallerin önemli olup olmadığı değil. Asıl soru, kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetişimin eski dengesizlik ve bağımlılık kalıplarını derinleştirip derinleştirmeyeceğidir.” dedi.

Bolat, küresel ekonomide adil bir ikiz dönüşüm ve ortak refah sağlayacak dengeli bir uluslararası düzen için kritik mineraller tedarik zincirinin yönetiminin dört temel sütuna dayanması gerektiğini vurguladı.

Öncelikle çeşitlendirme yoluyla dayanıklılık sağlanması gerektiğini kaydeden Bolat, “Üretimin, teknolojilerin, ulaşım koridorlarının ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, küresel karşılıklı bağımlılığı daha istikrarlı hale getirmenin temel araçlarıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci olarak, adil ve öngörülebilir ticarete ihtiyaç olduğunu belirten Bolat, “Öngörülemez kısıtlamalar, şeffaf olmayan sübvansiyon rekabeti ve tedarik bağımlılıklarının silah haline getirilmesi, tüm küresel ekonomi için maliyet yaratıyor.” dedi.

Üçüncü olarak, maden zengini gelişmekte olan ülkelerin kaynaklarından daha fazla değer elde etmesi gerektiğini ifade eden Bolat, “Sanayi devriminin ilk aşamalarında doğal kaynaklar bakımından zengin ülkeler, sanayi kapasitesi açısından yetersiz kalmıştır.” şeklinde konuştu.

Dördüncü ve son olarak, kritik mineraller arzında yalnızca çıkarıma odaklanılmaması gerektiğini vurgulayan Bolat, geri dönüşüm, yeniden kullanım, ikame, malzeme verimliliği ve sanayi tasarımındaki yeniliklerin de tedarik yönetiminin bir parçası olması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin, kritik mineraller alanında küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü özellikle vurguladı.

“DAHA İYİ BİR DÜNYAYI HEDEFLEYEN YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ HİKAYESİNE İHT

Kritik Mineraller Forumu: Küresel Ticarette Dönüşüm
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.