Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Confavreux, haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazeteci, Macron‘un geçen hafta Yunanistan‘ın başkenti Atina’da yaptığı ziyarette “Egemenliğiniz tehlikeye girerse yanınızda olacağız.” şeklindeki ifadeleri ile ülkesinin son günlerde Türkiye’ye karşı sergilediği muhalif tutum hakkında soru yöneltti.
Confavreux, Cumhurbaşkanı’nın sözlerinin bir Avrupa ülkesine yönelik saldırı ile ilgili bir soruya yanıt olarak dile getirildiğini vurgulayarak, “Bunun cevabı, tüm müttefiklerimiz ve ortaklarımız için aynıdır. Herhangi bir ülkeyi özellikle hedef almamaktadır.” ifadesini kullandı.
Fransa’nın İran’dan Türk hava sahasına yönelen füzelerle ilgili benzer açıklamalar yaptığını belirten Confavreux, Macron ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot aracılığıyla ülkelerinin saldırıya uğrayan NATO müttefiklerinden birinin yanında olduğunu ifade etti.
Confavreux, “Türkiye ile Yunanistan arasındaki devam eden diyaloğu destekliyoruz.” diyerek, Türkiye ile Fransa arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesine önem verdiklerini belirtti. Ayrıca, Barrot’nun şubat ayında Türkiye’yi ziyaret etmesi ve iki ülkenin cumhurbaşkanları arasındaki 11 Nisan’daki telefon görüşmelerinin bu çabaların birer göstergesi olduğunu ifade etti.
Macron’un sözlerinin Yunan basınındaki etkileri hakkında yorum yapmaktan kaçınan Confavreux, “Basın yorumcuları hakkında yorum yapmak için burada değiliz.” şeklinde konuştu.
İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırısına ilişkin olarak, “Bu konudaki önceliğimiz, vatandaşlarımızın güvenliğidir.” açıklamasında bulundu.

Fransa’nın Tel Aviv Konsolosluğu’nun, filoya yönelik saldırıda gözaltına alınan Fransız vatandaşlarıyla iletişim halinde olduğunu belirten Confavreux, “Gazze’ye gitmek tehlikelidir.” uyarısında bulundu.
Bu vatandaşların Fransa’ya en kısa sürede dönmeleri için gereken desteğin sağlanmasının önemine dikkat çeken Confavreux, saldırı sırasında yaklaşık 15 Fransız aktivistin İsrail makamlarınca gözaltına alındığını aktardı.
Confavreux, bölgedeki tüm tarafların uluslararası hukuk, uluslararası deniz hukuku, seyrüsefer özgürlüğü ve insanların korunmasına saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.
Filoya yönelik saldırılar hakkında, “Her türlü müdahalenin uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlatırız.” diyerek sözlerini sürdürdü.
Gazze’deki ateşkes anlaşmasına da değinen Confavreux, “Şarm El-Şeyh anlaşmasına uyulmalı, barış planı yürürlüğe konulmalı. Bu plan, kalıcı bir barış çözümüne ulaşmak için uygun çerçeveler sunuyor. İlk etabı yürürlüğe girdi, ikinci aşamaya geçmeliyiz.” dedi.
Fransız sözcü, Gazze Şeridi’ne büyük çapta insani yardımın girmesinin önemine de dikkat çekti.
“BU SUÇLAMALARDAN DOLAYI ŞAŞKINIZ”
Fransa’nın Antananarivo Büyükelçisi Arnaud Guillois’nin Madagaskar Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını doğrulayan Confavreux, Madagaskar makamlarının Guillois’ya Fransız Büyükelçiliği’nde görevli bir kişinin “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan edildiğini bildirdiğini aktardı.
Confavreux, Madagaskar’ın bu Fransız personeli “ünvanıyla uyuşmayan davranışlarda bulunduğu ve istikrarsızlaştırıcı eylemlere katıldığı” gerekçesiyle istenmeyen kişi ilan ettiğini kaydederek, “Bu suçlamalardan dolayı şaşkınız. Bu karar hem temelsiz hem de kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
Fransız sözcü, bu mesajı iletmek amacıyla Madagaskar’ın Paris’teki maslahatgüzarının 28 Nisan’da Fransa Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını belirtti.


