İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 93 sayfalık iddianame, 3 kişiyi “mağdur” olarak tanımlarken, aralarında Hasan Akgün’ün bulunduğu 6’sı tutuklu toplam 31 kişiyi “şüpheli” olarak belirledi.
İddianamede, şüphelilerin belediyedeki görevleriyle bağlantılı olarak kayıtlı şirket ve taşınmazların bilgilerine yer verildiği, ayrıca suç örgütünün yapısının anlaşılması için soruşturma sürecinde alınan ifadeler, yapılan tespitler ve 19 adet yetkili kurumlara gönderilen ihbar mektubunun önemine dikkat çekildiği kaydedildi.
İddianamede dikkat çeken ifadeler yer aldı:
“Soruşturma kapsamında elde edilen beyanlar ve araştırma tutanakları gösteriyor ki, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, başkanlık döneminde (1994-2025) kaçak hafriyat alanları oluşturmuş, akrabalarının kontrolünde gerçekleştirilen kaçak dökümlerle haksız kazanç sağlamıştır. Ayrıca, hafriyatları ham yollarda kullandırarak, bu alanlara asfalt yollar yaptırdığı, inşaat müteahhitlerinden inşaat ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında daire ve villa taleplerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu talepler karşılığında inşaat izinleri verilmiş, bazı müteahhitlere bağış adı altında zorla para göndertilmiştir. Aynı zamanda projelerden akrabalarına daire veya villa devri yaptırdığı tespit edilmiştir.”
Taşınmaz devir işlemlerinde, göstermelik para transferleri yapıldıktan sonra paranın şüphelilerce geri alındığı belirtilmiştir.
İddianamede, Akgün’ün belediye başkanlığı süresince iş sahiplerinden rıza ya da zorla maddi menfaat sağladığı, bunu şüpheliler Adem Çukur, Güngör Gül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Osman Yeşilgül üzerinden gizlediği ifade edilmiştir.
RÜŞVET GÖRÜŞMELERİ İDDİASI
İddianamede, “Şüpheli Hasan Akgün’ün, Belediye Başkanlık makamını ve yetkilerini kötüye kullanarak suç organizasyonu oluşturduğu, imar ve ruhsat konularında rüşvet görüşmelerini dönemin Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Nuraydın Sak ile yürüttüğü” ifade edilmiştir. Sak’ın firar etmesinin ardından Ömer Kazancı’nın bu görevde yer aldığı ve İmar Müdürü Emre Kekeçoğlu’nun da rüşvet görüşmelerini Akgün adına yaptığı belirtilmiştir.
Şüphelilerin, rüşvet anlaşmalarının sağlanması için kişileri Osman Yeşilgül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Halil Satı’ya yönlendirdiği ve bu sayede haksız menfaatin elde edildiği kaydedilmiştir.
İddianamede, “Elde edilen haksız menfaatin bir kısmıyla belediyeye resmi olarak iş yapan firmalara ödeme yapıldığı, diğer kısmının ise Akgün’ün akrabalarının üzerine geçirildiği ve bu şekilde Hasan Akgün’ün servetinin arttığı” ifade edilmiştir.
Bulunan deliller, şüphelilerin amacının belediyeden imar ve iskan izni talep eden kişilerden maddi çıkar sağlamak olduğu, Akgün ve belediye görevlilerinin yetkilerini maddi menfaat temin etmek için kullandığı yönünde değerlendirmeler içermektedir.
Büyükçekmece’nin coğrafi yapısı, özellikle villa projeleri için cazip bir bölge olmasından dolayı, şüphelilerin müteahhitlerden rüşvet talep ettiği belirtilmiştir.
Rüşvetin genellikle gayrimenkul verilmesi yoluyla gerçekleştirildiği, talepleri yerine getirmeyen müteahhitlerin ruhsat ve iskan işlemlerinin engellendiği, ayrıca müteahhitlere yıldırıcı cezai işlemler uygulandığı ifade edilmiştir.
Şüpheli örgüt üyelerinin, maddi menfaat taleplerinin bir kısmını Büyükçekmece Basketbol Spor Kulübü aracılığıyla elde ettikleri de iddianamede yer almıştır.
İddianamede, inşaat yapan müteahhitlerin “bağış” adı altında kulüp hesabına para yatırmaya zorlandığı ve kulüp başkanının Osman Yeşilgül olduğu vurgulanmıştır.
“BASKETBOL TAKIMININ ROLÜ”
Akgün ile Yeşilgül’ün uzun yıllardır tanıştıkları, Akgün’ün Yeşilgül’ü bir tür kasası olarak kullandığı ve belediyeden talepte bulunan kişilerin yönlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İddianamede, “Spor kulüplerinin yasal statüleri ve denetime tabi olmamaları nedeniyle suçtan elde edilen kazancın spor kulübüne aktarılması, bu paranın denetim dışı kullanılmasını sağlamakta” denilmiştir.
İddianamede, Akgün’ün 1994 yılından bu yana Büyükçekmece Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü, bu süreçte vatandaşların kendisinden korktuğu ve ifade vermekten çekindiği kaydedilmiştir.
AKGÜN’ÜN İLETİŞİM YÖNTEMİ
Akgün’ün iş sahipleriyle doğrudan görüşme yapmadığı, görüşmeleri görevlendirdiği kişiler aracılığıyla sağladığı belirtilmiştir. İddianamede, “Büyükçekmece’nin coğrafi yapısına bağlı olarak birçok inşaat projesinin yapıldığı ve suç örgütünün bu durumu haksız kazanca çevirdiği” ifade edilmiştir.
Örgüt şemasında Akgün’ün elebaşı olarak görev yaptığı ve diğer üyelerin onun talimatlarına uyduğu belirtilmiştir. Bu durumun, Akgün’ün uzun süreli belediye başkanlığı görevinden kaynaklandığı ve oluşturduğu korku ortamıyla halkın ifade vermekten kaçındığı vurgulanmıştır.
CEZA İSTEMLERİ
İddianamede, Hasan Akgün için “çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme”, 11 kez “rüşvet alma”, 2 kez “icbar suretiyle irtikap” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından 68 yıldan 183 yıla kadar hapis cezası talep edilmiştir. Diğer 30 şüpheli için de 14 ayrı eylemden, “rüşvet verme”, “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “irtikap” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” gibi suçlardan 16 yıldan 183 yıla kadar değişen hapis cezaları istenmiştir.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianame üzerindeki incelemesini sürdürmektedir.


