Diğer inanç gruplarına yönelik eylemleriyle sıkça gündeme gelen fanatik Yahudi gruplar, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Hristiyanlara yönelik saldırılarına devam ediyor.
Tel Aviv yönetimi, Lübnan’ın güneyindeki bir bölgede bir İsrail askerinin Hazreti İsa’yı temsil eden heykeli parçaladığı anların görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından imaj düzeltme çabalarına girişti. Ancak, fanatik Yahudiler işgal altındaki bölgelerde Hristiyanlara karşı yeni saldırılara yöneldi.
FRANSIZ RAHİBE SALDIRIYA UĞRADI
Doğu Kudüs’te, Kudüs Fransız İncil ve Arkeoloji Okulu’nda görev yapan bir rahibe, Filistin topraklarını işgal eden bir İsrailli tarafından saldırıya uğrayarak başından yaralandı.
İsrail polisinin açıklamasına göre, 36 yaşındaki fanatik Yahudi, saldırıyı ırkçı bir motive ile gerçekleştirdiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Olayın güvenlik kameralarındaki görüntülerinde, saldırganın Fransız rahibeyi arkadan iterek yere düşürdüğü ve ardından yerdeyken kafasına tekme attığı görüldü.
AZİZ YAKUP KATEDRALİ’NE HÜCUM
Doğu Kudüs’teki Aziz Yakup Katedrali önünde de benzer bir olay yaşandı. Güvenlik kameraları, fanatik bir Yahudi’nin Katedral’in kapısına tükürdüğünü kaydetti.
Tükürdükten sonra kameraya bakan bu kişi, üç kez daha tükürerek orta parmağını gösterdi ve ardından eliyle haç işareti yaptı.
HRİSTİYAN KUTSALLARINA YÖNELİK SALDIRILAR ARTIYOR
Bu saldırılar, işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da yaşayan Hristiyanların kutsal mekanlarına ve şahıslarına yönelik artan tehditleri gündeme getirdi. Kutsal mekanlara ve din görevlilerine yönelik “tükürme” eylemi, en yaygın saldırı türü olarak dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra, dini şahıslara yönelik darp, itme, biber gazı kullanımı, hakaret ve tehdit gibi diğer saldırı türleri de mevcut.
Rossing Eğitim ve Diyalog Merkezi’nin verilerine göre, 2024 yılında İsraillilerin Hristiyanlara karşı gerçekleştirdiği 46 fiziksel saldırı ve 111 nefret suçu olmak üzere toplam 157 saldırı kaydedildi. Bu sayı, 2025 yılında artarak 180’i aşmış durumda.
Hristiyanlara yönelik taciz ve nefret suçlarının 2025’te yüzde 63 oranında bir artış gösterdiği belirtilirken, saldırıların büyük bir kısmının rapor edilmediği de ifade edildi. 2025 yılında gerçekleşen fiziksel saldırıların sayısı ise 61’i geçmiş durumda.
Tükürme eylemi, Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde yüzde 60 oranla en yaygın taciz biçimi olarak kaydedildi. Bunu yüzde 18 ile hakaret ve tehditler, yüzde 12 ile Hristiyan dini sembollerine zarar verme eylemleri izlemektedir. Fiziksel şiddet ise vakaların yalnızca yüzde 5’ini oluşturuyor.
Bölgedeki saldırıların yüzde 83’ü Doğu Kudüs’te gerçekleşirken, bu saldırıların önemli bir kısmı (yüzde 43) Doğu Kudüs’teki Ermeni Mahallesi ve Ermeni Patrikhanesi’ni hedef alıyor. İşgal altındaki topraklarda yaşayan Hristiyan toplumu, sistematik bir taciz dalgasıyla karşı karşıya; bu tacizler arasında tükürme, darp, hakaret, kutsal sembollerin parçalanması, mezarlıkların tahrip edilmesi ve kilise duvarlarına ırkçı yazılar yazılması gibi eylemler yer alıyor.
Ayrıca, işgal altındaki Doğu Kudüs’te kiliselerin kundaklanmaya çalışıldığı ve taşlandığı pek çok olay da rapor edilmiş durumda.


