🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Marmara Ceza Mahkemesi’nde Kaçak Hafriyat Davası

Marmara Ceza Mahkemesi’nde Kaçak Hafriyat Davası

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmada, bazı tutuklu sanıkların ve avukatlarının savunmaları alındı.

Duruşmada, Cebeci Maden Bölgesi’nde kaçak hafriyat dökümü yapıldığı iddialarına ilişkin savunma yapan tutuklu sanık Volkan Ateş, görevini kantar sorumlus olarak tanımladı. Ateş, kantara gelen hafriyat sorumlularıyla iletişim kurmanın, İSTAÇ’ın evrak işlemlerini sağlamanın ve araçların kantardan girişini düzenlemenin kendisine ait olduğunu belirtti.

Ateş, kantardan araç geçtikten sonra sorumluluğunun sona erdiğini aktararak, “Kantarlarda yaptığımız işlemler standart işlemlerdi. Kullandığımız sistem, İSTAÇ’ın tüm sahalarında uyguladığı bir sistemdir ve 2015’ten beri bu sistemi kullanıyoruz. Savcılığa verdiğim evrak listesinde uyguladığımız işlemler ve talepler yer alıyordu. Bunların hepsi arşiv dosyasında mevcut. Araç döküm sahasına girdikten sonra benim yönlendirebileceğim bir işlem olmuyordu. O alanın sorumluluğu başka kişilerdeydi. Kantarla ilgili söyleyebileceğim başka bir şey yok.” ifadelerini kullandı.

Ateş, yetkililerin sık sık kontrol ettiği bir yerde kaçak işlem yapılmasının söz konusu olamayacağını savundu.

Savunmasının ardından Ateş’in çapraz sorgusu gerçekleştirildi. Bu esnada sanık Ekrem İmamoğlu, maden sahasına dair izin belgelerini veren, denetleyen ve hesap soran yetkililerin mahkemeye çağrılarak dinlenmesini talep etti.

“MESLEKİ FAALİYET DIŞINDA HERHANGİ BİR EYLEMİM OLMADI”

Tutuklu sanık harita mühendisi Yağmur Cansu Yeşilyurt, 7 aydan fazla bir süredir tutuklu olduğunu ifade ederek, yaşamı boyunca hiçbir örgüt veya siyasi partiye üye olmadığını ve suç teşkil eden bir eylemi bulunmadığını savundu.

Yeşilyurt, iddianamede belirtilen madencilik faaliyeti yürüten şirketlerde mühendislik yaptığını, maden ocaklarında takip ve ölçüm gerçekleştirdiğini ve tesisler ile ofislerin inşaatlarında görev aldığını belirtti.

Neoray isimli şirkette yol yapım işinde görev aldığını kaydeden Yeşilyurt, “Bu görev, tamamen Murat Gülibrahimoğlu’nun beni harita mühendisi olarak görevlendirmesi sonucu gerçekleşti. İşçi-işveren ilişkisi dışında herhangi bir suç teşkil edecek durumum yok.” dedi.

Gülibrahimoğlu’nun kendisini, şirketinde uzun süredir çalıştığı için genel müdür olarak atadığını belirten Yeşilyurt, “Maaşlarımızda büyük bir artış olmadı. Güney Cebeci’de genel müdürlüğüm, 2024 Haziran’ında başladı. Şirkete ise 2025 Mayıs’ında kayyum atandı. Yani 8-9 ay gibi kısa bir süre genel müdürlük yaptım ve bu süre zarfında hiç imza yetkisi kullanmadım, maaşım dışında herhangi bir para almadım.” şeklinde savunmada bulundu.

Yeşilyurt, çevre kirliliğine yol açtığı iddia edilen kaçak döküm sahasında görevli olduğu öne sürülse de bu alanların çalışma sahası olmadığını savundu.

Yeşilyurt’un savunmasının ardından yapılan çapraz sorguda Ekrem İmamoğlu, “Vergi denetim raporlarında zaman zaman milyonlarca liralık para havaleleri gözüküyor. İlçe belediyelerine bu paraların neden gönderildiği hakkında bilginiz var mı?” şeklinde bir soru yöneltti.

Yeşilyurt, bu konu hakkında bir bilgiye sahip olmadığını belirtti.

Duruşma, Yeşilyurt’un avukatının beyanlarını dinlemeye devam edilmek üzere ertelendi.

Marmara Ceza Mahkemesi’nde Kaçak Hafriyat Davası
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.