MİLLİYET.COM.TR – İsrail ordusunun, Lübnan’ın güneyine gerçekleştirdiği saldırıların yalnızca Hizbullah’ın roket atışlarına yanıt vermekten öte, uzun yıllar öncesinden hazırlanan kapsamlı bir askeri planın bir parçası olduğu iddia edildi. Al Jazeera Dijital Soruşturmalar Birimi tarafından yayımlanan bir araştırma, İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri’nde terk edilmiş bir Suriye köyünü, kasıtlı olarak Güney Lübnan’daki yerleşimlere benzeterek bir ‘askeri eğitim alanı’ haline dönüştürdüğünü ortaya koydu.

ÖZEL YAPILAR KURULDU
İsrail ordusunun, 2025 yılı boyunca bu bölgede Lübnan’daki muhtemel kara operasyonlarına yönelik yoğun tatbikatlar gerçekleştirdiği belirtildi. Uydu görüntüleri ve açık kaynak verileriyle yapılan analizlerde, “Zaura” adlı terk edilmiş köyde çok katlı binalar, tüneller, dar sokaklar ve çatışma alanlarını simüle eden özel yapılar inşa edildiği vurgulandı.
ÇEŞİTLİ BİRLİKLER EĞİTİM ALDI
Bu bölgede eğitim alan birliklerin, 2026 yılı mart ve nisan aylarında Güney Lübnan’daki operasyonlarda aktif görev aldıkları ifade ediliyor. İsrail’in özellikle zırhlı birlikler, komandolar ve paraşütçü birlikleriyle senaryo bazlı eğitimler gerçekleştirdiği kaydedildi.
İSRAİL BASININDA DA GÜNDEM OLDU
İsrail medyasında yer alan haberlere göre, tesis “Küçük Lübnan” olarak adlandırıldı ve burada Güney Lübnan’daki olası kara operasyonlarına yönelik eğitim yapıldığı aktarıldı. Uydu görüntüleri üzerinden yapılan incelemelerde, 2011 yılına kadar terk edilmiş olan bölgede, 2013 yılından itibaren yol açma ve altyapı çalışmalarının başladığı, 2022’den sonra ise kapsamlı askeri inşa faaliyetlerinin hız kazandığı belirtildi.
Analizler, Eylül 2024 ile Eylül 2025 arasında bölgede büyük ölçekli askeri yapılaşmanın gerçekleştiğini ve alanın tam donanımlı bir askeri eğitim kompleksine dönüştüğünü gösteriyor.

BEŞ FARKLI SENARYO UYGULANDI
Eğitimlerde, “Güney Lübnan’da yerleşim alanı kontrolü”, “binaların temizlenmesi”, “yer altı tünellerinde çatışma”, “hedef ele geçirme” ve “koordineli kara saldırıları” senaryolarının uygulandığı ifade edildi.

İSRAİL’İN KÖPRÜ HEDEFLERİ
Haberde, İsrail’in Litani Nehri üzerindeki köprüleri sistematik bir şekilde hedef aldığı da belirtildi. Açık kaynak görüntüleri ve saha verilerine göre, nehir üzerindeki 9 köprü vuruldu ve bunlardan 6’sı tamamen yıkıldı.
Köprülerin imha edilmesinin, Güney Lübnan’ı ülkenin geri kalanından izole etmeyi amaçladığı öne sürülüyor. İsrail’in doğudan batıya ilerleyen planlı bir saldırı hattı izleyerek stratejik geçiş noktalarını birer birer devre dışı bıraktığı ifade ediliyor.
Ayrıca, bazı köprülerin bilinçli bir şekilde kullanılabilir bırakıldığı dikkat çekiyor. Özellikle Hardali Köprüsü’nün tamamen yıkılmaması, İsrail ordusunun gelecekteki kara operasyonları için bir geçiş hattını koruma amacı taşıyabileceği değerlendiriliyor.
GAZZE STRATEJİSİ GÜNEY LÜBNAN’A UYGULANDI
Araştırmada, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir döneminde uygulanan askeri stratejinin, Gazze Şeridi’nde kullanılan modelin Güney Lübnan’a taşındığı iddia ediliyor.
Buna göre, İsrail ordusunun, kara ilerleyişi sırasında ele geçirilen bölgelerdeki yapılaşmayı sistematik bir biçimde yok etmekte olduğu ve sınır hattında “güvenlik kuşağı” oluşturmayı hedeflediği ifade ediliyor.
Uydu radar görüntülerine dayandırılan analizlerde, Litani Nehri’nin güneyindeki yerleşimlerde yoğun yıkım tespit edildiği, özellikle sınır hattına yakın köylerde Gazze’deki yıkım modeline benzer bir tablo oluştuğu aktarılıyor.
Araştırmaya göre, İsrail’in saldırıları sonucunda 1,2 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği ve tahliye çağrılarının ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 14’ünü kapsadığı kaydedildi.
Uluslararası hukuk uzmanlarının görüşlerine de yer verilen haberde, sivil geçiş noktalarının ve köprülerin hedef alınmasının savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceği ifade ediliyor.


