🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. İki Taraf da Zafer İlan Etti: Savaşın Gerçek Durumu!

İki Taraf da Zafer İlan Etti: Savaşın Gerçek Durumu!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı Destansı Öfke saldırıları, beklenen etkiyi yaratmadı. Her iki taraf da tam anlamıyla hedeflerine ulaşamadı. Ancak, Tahran ve Washington’un yaptığı açıklamalarda her iki taraf da zafer kazandığını iddia ediyor. Bu durum, bir savaşta iki kazananın olmasının mümkün olup olmadığını sorgulamayı gerektiriyor. Sıfır toplamlı bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, bu iddia pek mantıklı görünmüyor. Zira, savaş bir ‘kazan-kazan’ durumu değil. Ancak, eğer gelişmelere aktörlerin mevcut pozisyonlarından değil, orta ve uzun vadeli jeopolitik bakış açısıyla yaklaşılırsa, her iki tarafın ‘biz kazandık’ söyleminde tuhaflık olmadığı anlaşılabilir. Her iki taraf da kendini kazanan olarak görmekte. Peki, bu öfke patlamalarını nasıl açıklayabiliriz? ABD Başkanı Donald Trump‘ın tutumundaki dalgalanmalar ve tehditleri ne anlama geliyor? Bunun arkasında, tam bir zafer elde edememesi ve kazandığı yarım zaferi İran ile paylaşamamış olması yatıyor.

***

Unutulmamalıdır ki, İran’daki rejimin zafer kriteri yaralı da olsa hayatta kalabilmekti. Beklentilerinin ötesine geçmeyi başardılar. Saldırılar, hem iç muhalefeti bastırdı hem de sertlik yanlısı rejimi daha da güçlendirdi. Bu durum, Hürmüz Boğazı üzerinden müzakere gücünü artıran yeni rejimle pazarlık yapmayı zorlaştırdı. Çünkü İran içindeki uzlaşı ve reform yanlısı ılımlı sesler artık tamamen marjinalleşmiş durumda. Ayrıca, ABD’nin daha fazla çatışma istemediğini de gözlemliyorlar.

Küresel kamuoyunun ve piyasanın, ABD ile İran’ın savaşı tırmandırmayacağına dair bir inancı var. Kâr beklentisi artan piyasalarda odak noktası, sert açıklamalar ve Hürmüz’deki dar kapsamlı çatışma değil, Trump’ın gelecek hafta gerçekleştireceği Çin ziyareti ve ABD’deki enflasyon verileri. Olası kalıcı barışın, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarını artıracağı öngörüsü ve ABD’deki güçlü şirket bilançoları, piyasalardaki olumlu havayı destekliyor.

***

Bu nedenle, Trump’ın sert açıklamalarına pek itibar edilmiyor. ABD liderinin Tahran’a iletilen 14 maddelik anlaşma metniyle ilgili “Hemen imzalamaları gerekiyor. Yoksa İran’dan yayılan büyük bir ışık hüzmesi göreceksiniz” şeklindeki nükleer holokost çağrışımlı tehditleri bile alay konusu oldu. Müzakereler çıkmaza girdiğinde, Trump sık sık ‘soykırım dili’ne başvuruyor. Daha önce de “İran medeniyetini yok etme ve ülkeyi tamamen havaya uçurma” gibi tehditlerde bulunmuştu. Ancak bu öfke patlamaları, İran’daki sert yönetimi korkutmak yerine daha çok öfkelendiriyor.

Öte yandan, İran’ın nükleer silah edinimini engellemek için yapıldığı söylenen bu savaşın arka planında, Trump’ın sık sık nükleer temalı tehditlerde bulunması oldukça ironik bir durum. Böyle bir ortamda, Trump’ın İran’ın da galip geldiğini kabul ederek yeni statükoyu kabullenmesi gerekiyor. Aksi takdirde, öfke nöbetlerini kontrol edemezse, mevcut durum daha da kötüleşerek sadece bölge ve İran için değil, ABD için de korkunç bir sürece dönüşebilir.

İki Taraf da Zafer İlan Etti: Savaşın Gerçek Durumu!
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.