🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. İsrail’in Dijital Katliamı: Palantir’in Rolü

İsrail’in Dijital Katliamı: Palantir’in Rolü

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“LÜBNAN, İRAN VE VENEZUELA’DA KULLANILDI”

Michael Steinberger’in kaleme aldığı “Vadideki Filozof: Alex Karp, Palantir ve Gözetim Devletinin Yükselişi” adlı eser, 2024 yılında İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’ın üst düzey yöneticilerini hedef alan operasyonlarında Palantir teknolojilerinin kullanıldığını ortaya koyuyor.

Kitapta, İsrail’in “Operation Grim Beeper” adıyla bilinen operasyonunda, çağrı cihazlarının patlatılması sonucunda yüzlerce Hizbullah üyesinin yaralanması sırasında da Palantir hizmetlerinin devreye girdiği ifade ediliyor.

Amerikan Washington Post gazetesinin haberine göre, Pentagon’un İran’a yönelik saldırılarını planlarken, yapay zeka girişimi Anthropic’in Claude modelinin yanı sıra Palantir tarafından geliştirilen Maven Akıllı Sisteminin kullanıldığı bilgisi yer alıyor.

Claude entegrasyonlu Maven sisteminin, gelişmiş yapay zeka teknolojisini kullanarak İran’daki potansiyel hedefleri belirleyip kesin konumlarını sağladığı kaydediliyor.

Bu sistemin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun askeri bir saldırı ile ABD’ye götürülmesinde de kullanıldığı belirtiliyor.

İsrail’in dijital katliam ağı: Palantir teknolojileri siyonist ordunun hizmetinde

“PALANTİR YAPAY ZEKAYI SİLAH HALİNE GETİRİYOR”

Nisan 2025’te ABD merkezli teknoloji şirketi Microsoft’un 50. yılı etkinliğinde, şirketin İsrail ile iş birliğini protesto eden Ibtihal Abousaad, Palantir’in veri analiz sistemlerinin İsrail ordusunun askeri operasyonlarındaki kritik rolünü vurguladı.

Palantir’in farklı platformlardan topladığı verileri bir araya getirerek hedef belirleme süreçlerinde kullanıldığını ifade eden Abousaad, “Palantir, temelde yapay zekayı silah haline getiriyor ve veri analizini de ölümcül kararlar almak için kullanıyor.” dedi.

Bu teknolojinin Gazze’deki soykırımda nasıl kullanıldığına dair ise şu açıklamalarda bulundu:

“Palantir, Gazze’de sosyal medya verilerine erişim sağlıyor. İsrail, Filistinlilere ait WhatsApp yazışmalarından, telefon görüşmelerinden ve konum uygulamalarından veri topluyor. Bu veriler bir araya getirilerek örneğin bir insansız hava aracıyla entegre ediliyor ve Gazze’de belirli bir bölgeye gönderilerek insanların hedef alınmasına olanak tanıyor.”

Askeri yetkililerin saldırı kararlarını teknolojiye atfederek sorumluluktan kaçabileceğini aktaran Abousaad, “Palantir’in bir diğer tehlikeli kullanımı da ABD hükümetini ve İsrail’i hukuki sorumluluktan koruyan bir kalkan işlevi görmesidir.” dedi.

“GÖZETİM, SAVAŞ VE ÖLDÜRME AMACIYLA TASARLANMIŞ”

Abousaad, İsrail ordusu tarafından geliştirilen ve Gazze’de hedef tespitinde yoğun biçimde kullanılan “Lavender” ve “Where’s Daddy” gibi yapay zeka sistemlerinde Palantir’in sağladığı teknolojik altyapının kullanıldığını belirtti.

Pentagon’un da kullandığı Maven sisteminin hedef tespit ve gözetim süreçlerini hızlandırdığına dikkat çeken Abousaad, “Palantir’in Pentagon’a sunduğu hizmetler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarında kullanıldı. Daha önce Lübnan’da çağrı cihazı ile gerçekleştirilen saldırılarda da Palantir teknolojileri kullanıldı.” şeklinde konuştu.

“Bu sistemlere yazılım demeye bile tereddüt ediyorum, çünkü bunlar açıkça gözetim, savaş ve öldürme amacıyla tasarlanmış.” diyen Abousaad, İsrail ordusunun bu sistemleri işgal altındaki Batı Şeria’da yürütülen gözaltı ve operasyonlarda da kullandığını ifade etti.

YAPAY ZEKA SAVAŞIN DOĞASINI DEĞİŞTİRİYOR

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nden (SIPRI) yapay zeka yönetişim uzmanı Laura Bruun, yapay zekanın çatışma ortamlarına entegrasyonunun savaşın doğasını hız ve ölçek açısından önemli ölçüde değiştirdiğini, bunun özellikle hedef belirleme süreçlerinde belirginleştiğini dile getirdi.

Yapay zekanın kitlesel gözetim aracı olarak kullanımının insan hakları açısından ciddi riskler barındırdığını ve mahremiyet hakkını ihlal ettiğini belirten Bruun, Palantir gibi şirketlerin devletlere sunduğu bu tür hizmetlerin sivil ve askeri araçlar arasındaki sınırı bulanıklaştırdığını ifade etti.

Çatışma alanlarında yapay zeka kullanımının insan kaynaklı sorunlardan farklı riskler doğurduğunu kaydeden Bruun, mevcut araştırmaların bu teknolojinin savaş alanına entegrasyonunun daha fazla hata ve risk ihtimalini artırabileceğine işaret ettiğini vurguladı.

YASAL SORUMLULUK VE DENETİM TARTIŞMALARI

Bruun, yapay zekanın savaşta özellikle hedef belirleme süreçlerinde yol açabileceği hataların sorumluluğunun devletlere ait olduğunu belirterek, sistemdeki aksaklıkları önlememeleri halinde devletlerin sorumlu tutulabileceğini aktardı.

Çatışma sahasında yaşanan sorunların yapay zekadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit etmenin son derece zor olduğunu vurgulayan Bruun, bu teknolojinin soyut yapısı nedeniyle hatanın kaynağını belirlemenin güçleştiğini söyledi.

Bruun, “Şu anda bir devletin yapay zekayı yasal ve sorumlu bir şekilde kullanması konusunda pratikte ne yapması gerektiği hala tam olarak belirlenmiş değil.” diye ekledi.

İsrail’in Dijital Katliamı: Palantir’in Rolü
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.