Kocaeli‘nin Çayırova ilçesinde yaşayan Nuray (32) ve Sadık Yalçınkaya (42) çifti, 28 Şubat 2023 tarihinde özel bir hastanede 32 haftalık prematüre bir bebek dünyaya getirdi. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 13 gün tedavi gördükten sonra sağlıklı olduğu belirtilerek taburcu edilen Lina’nın hareketlerindeki anormallikler, ilerleyen aylarda daha belirgin hale geldi.
Ailenin bebeklerinin vücudunda sürekli bir kasılma fark etmesi üzerine, 9. ayda çocuk nörolojisi uzmanına başvurdu. Çekilen MR sonucunda minik Lina’nın beyninde hasar olduğu ve serebral palsi (beyin felci) teşhisi konuldu. Bu durum, ailenin büyük bir üzüntü yaşamasına neden oldu.

KIZI İÇİN KENDİ İMKANLARIYLA YAPTI
Yoğun fizik tedavi sürecine başlayan aile, seans ücretlerinin yüksekliği nedeniyle zorlu bir döneme girdi. Baba Sadık Yalçınkaya, kendi imkanlarıyla plastik su borularından bir yürüme bariyeri tasarladı. Bu sayede hem ev içinde hem de bahçede yürüyüş egzersizleri yapabilen Lina, babasının bu çabaları sayesinde tedavi sürecinde ilerlemeye devam ediyor.

“O AN HAYATIMIZIN ŞOKUNU YAŞADIK, BEYNİMİZDEN KAYNAR SULAR DÖKÜLDÜ”
Süreci anlatan anne Nuray Yalçınkaya, yoğun bakım süresince doktorlarla sürekli iletişimde olduklarını ve bebeklerinin sağlıklı olduğunun söylendiğini belirtti. Yalçınkaya, “Lina 13 gün sonra yoğun bakımdan çıktı. Ardından ‘sağlıklı bir bebeğiniz var, güle güle büyütün’ dediler ve kucağımıza verdiler. Ancak, 6 aylıkken sürekli kendisini kasan bir çocuk olduğunu fark ettik. Doktorlardan ‘kolik bebek’ yanıtı aldık. 9 aylıkken gittiğimiz bir doktor, acil olarak çocuk nörolojisine gitmemiz gerektiğini söyledi. MR sonucunda Lina’nın beyin kanaması geçirdiği ortaya çıktı. O an hayatımızın şokunu yaşadık” dedi.

“BELKİ DE LİNA BU TEDAVİ İLE TAMAMEN YÜRÜYEBİLECEK”
Lina’nın yurt dışından getirilen takviye ilaçlar sayesinde gelişim gösterdiğini ifade eden Yalçınkaya, “Şu an kök hücre tedavisi düşünüyoruz. İstanbul’da bir hastaneden 8 kür için 2 milyon 850 bin lira maliyet çıkardılar. Fizik tedavi masraflarını da ekleyerek, Valilik onaylı bir yardım kampanyası başlatmak için evraklarımızı hazırlıyoruz” dedi.

“ÇOCUĞUM YÜRÜSÜN DİYE SU BORUSUNDAN YÜRÜME BARİYERİ YAPTIM”
Baba Sadık Yalçınkaya, yüksek seans ücretleri nedeniyle zorluk çektiklerini, bu nedenle kendi imkanlarıyla destek olmaya çalıştığını belirtti. “Çocuğum yürüsün diye bunu yaptım. 3 metrelik su borusu ve 4 dirsek aldım. Yaklaşık 500-600 liraya mal ettim. Lina bu borulara tutunarak kendi başına adımlar atabiliyor. Ev geniş olsa fizik tedavi odası yapacağım” diye ekledi.
Lina’nın parkta diğer çocukları koşarken görüp “Baba ben de koşacağım” dediğinde duygusal olarak yıkıldıklarını ifade eden Yalçınkaya, tedavilerin maddiyata dayalı olduğunu vurguladı.

“BANA SÖYLENSE 10 AY BEKLER MİYDİM?”
Anne Nuray Yalçınkaya, doğum sürecinde hastanenin kendilerini yeterince bilgilendirmediğini belirterek hukuki süreç başlattıklarını hatırlattı. “Her gittiğimizde doktorlara ‘beyninde hasar var mı’ diye sorduk ama hep ‘her şey çok iyi’ dendi. Doğumdan sonra hastaneden çıkarken de sağlıklı olduğu söylendi. 9 aylıkken nöroloji servisine gittiğimizde beyin kanaması geçirdiğini öğrendik. Bir anne-baba bu durumu öğrense 1 gün bile beklemez” dedi.

HUKUKİ SÜREÇ
Ailenin, doğum sürecinde eksik bilgilendirildikleri ve bebeğin yoğun bakımdaki gerçek durumunun kendilerinden saklandığı iddiasıyla Pendik’teki özel hastaneye karşı açtığı dava, İstanbul Anadolu 8. Tüketici Mahkemesinde devam ediyor. Mahkeme, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verdi. Davanın ilerleyen süreçlerinde bilirkişi raporlarının incelenmesi bekleniyor.


