1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. AB’den  Türkiye’ye bol vaat, minik bir de jest 

AB’den  Türkiye’ye bol vaat, minik bir de jest 

AB Genişleme Komiseri Marta Kos'un Şubat 2026 Ankara ziyareti analizi. SAFE savunma programı, Gümrük Birliği güncellemesi ve vize serbestisi gibi kritik başlıklarda Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Ankara ziyareti öncesinde yaptığı açıklamalarda, Brüksel’in Türkiye’ye yönelik yaklaşımında köklü bir paradigma değişiminin sinyallerini verdi. Kos’un “yeni bakış açısı” olarak tanımladığı bu yaklaşım, sadece diplomatik bir nezaket değil, Çin, Rusya ve ABD’nin saldırgan çıkar alanları genişletme çabalarına karşı bir “Avrupa Kalesi” inşa etme çabasının parçasıdır.

Demokrasi ve Güven İnşası

Kos, ziyaretinin temel amacının “ortaklar arasında güven inşa etmek” olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin aday ülke statüsünün korunduğunu ancak 2018’den bu yana süren durağanlığın aşılması için “demokrasi alanında yeni bir enerjiye” ihtiyaç olduğunu açıkça ifade ediyor. Brüksel için “güçlü demokratik kurumlar”, Gümrük Birliği ve vize serbestisi gibi teknik dosyaların kilidini açacak yegane anahtar konumunda.

Bağlantısallık ve Orta Koridorun Merkezi: Türkiye

AB’nin jeopolitik stratejisinin merkezinde “bağlantısallık” (connectivity) yatıyor. Marta Kos, Avrupa’yı Orta Asya’ya bağlayacak olan Orta Koridor projesinin Türkiye olmadan hayata geçirilmesinin imkansız olduğunu belirtiyor.

Bu stratejik vizyon, sadece ulaştırma yollarını değil; dijital altyapıyı, fiber optik kabloları ve enerji boru hatlarını da kapsıyor. Ziyaret kapsamında Ulaştırma ve Enerji bakanlarıyla yapılacak görüşmeler, Türkiye’nin bu koridordaki “kilit taşı” rolünü pekiştirecek somut adımların habercisi.

Avrupa Yatırım Bankası (AYB) 200 Milyon Avro ile Geri Dönüyor

Ziyaretin en somut ve piyasaları heyecanlandıracak gelişmesi, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye operasyonlarına yeniden başlamasıdır. Kos, Ankara’da her biri 100 milyon avro değerinde iki önemli projeye imza atılacağını duyurdu.

  • Odak Noktası: Yenilenebilir enerji ve ulaştırma projeleri.

  • Sembolik Önem: AYB’nin geri dönüşü, Avrupalı yatırımcılar için “Türkiye ile yeniden etkileşim” sinyali olarak değerlendiriliyor.

  • Kurumsal İş Birliği: AYB’ye ek olarak EBRD ve Dünya Bankası’nın da bağlantısallık projelerinde aktif rol alacağı belirtiliyor.


Ticaretin Yeni Kuralları: ‘Made in Europe’ ve Gümrük Birliği

AB’nin kamu alımlarında Avrupa şirketlerine öncelik vermeyi planladığı “Made in Europe” girişimi, Türk iş dünyasında ciddi endişeler yaratmıştı. Marta Kos bu konuda rahatlatıcı ama şartlı bir mesaj verdi:

Bu şartların başında, Türkiye’nin AB’nin karbon düzenlemelerine (CBAM) uyumu ve ürün güvenliği standartlarını tam olarak karşılaması geliyor. Kos, Türk iş dünyasından aldığı mektuplara atıfta bulunarak, ikili ticaretteki engellerin kaldırılması için tüm enerjisini harcayacağını taahhüt ediyor.

Vize Serbestisi: Altı Kritik Kriter ve ‘Cascade’ Sistemi

Vize konusu, sokağın AB ile olan en büyük temas noktası. Kos, vize serbestleşmesi teklifinin hala masada olduğunu ancak kalan altı kriterin (terörle mücadele yasası, veri koruma, AB ile adli iş birliği vb.) yerine getirilmesi gerektiğini hatırlattı.

  • Geçici Çözüm: Geçen yıl devreye giren “Cascade” (kademeli) sistemi ile Türk vatandaşlarının çoklu vize alımlarının kolaylaştırıldığını ve bunun sonuç vermeye başladığını belirtti.

  • Hedef: İnsanlar arasındaki bağlantıyı güçlendirmek ve nihai hedef olarak vizesiz seyahati gerçekleştirmek.


Savunma ve Güvenlik: NATO’nun İkinci Büyük Gücü

Ukrayna savaşındaki Bayraktar İHA’larının rolüne atıfta bulunan Kos, Türkiye’yi “Avrupa için doğal bir savunma ortağı” olarak tanımlıyor. Türkiye’nin SAFE gibi savunma programlarına katılımının, üye devletlerle (özellikle Kıbrıs) olan ilişkilere bağlı olduğunu ancak güvenlik alanında Türkiye’yi daha güçlü görmek istediklerini belirtiyor.

Sonuç olarak; Marta Kos’un Ankara ziyareti, 2026 yılının Türkiye-AB ilişkileri için bir “iyileşme yılı” mı yoksa “yine bir hayal kırıklığı” mı olacağını belirleyecek. Brüksel’in sunduğu bu “yeni bakış açısı”, Türkiye’nin stratejik önemini kabul ederken, karşılığında demokratik reformlar ve bölgesel iş birliği bekleyen dengeli bir pazarlık masasıdır.

Analiz: Ankara’nın Üç Kritik Soru İşareti

1. Türkiye SAFE İhalesine Katılabilecek mi? AB’nin 150 milyar avroluk yeni savunma finansman programı olan SAFE (Security Action for Europe), Ankara için sadece bir ihale değil, savunma sanayisinin Avrupa ekosistemine entegrasyonu anlamına geliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Helsinki’deki ısrarlı vurguları sonrası, Türkiye teknik olarak “üçüncü ülke” statüsünde başvurusunu yapmış durumda. Ancak burada aşılması gereken engel teknik değil, siyasi. SAFE katılımı için 27 üye ülkenin oy birliği gerekiyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), “casus belli” ve Ege/Akdeniz egemenlik iddiaları masada olduğu sürece bu kapıyı kapalı tutma niyetinde. Marta Kos’un Ankara ziyareti, bu alanda “şirketlerin iştirakleri üzerinden” bir ara formül bulunup bulunamayacağını test edecek.

2. Yeni Gümrük Birliği Anlaşması İçin Bir Tarih Verilecek mi? Gümrük Birliği’nin güncellenmesi artık bir ekonomik lüks değil, Türkiye için varoluşsal bir gereklilik haline geldi. 30 yıllık eski mekanizma, ne dijital ekonomiyi ne de yeşil dönüşümü kapsıyor. Marta Kos, Gümrük Birliği’nin işleyişini iyileştirmeye yönelik enerjisini ortaya koyacağını belirtse de, AB kanadı hala bu güncellemeyi Kıbrıs meselesindeki ilerlemeye ve demokratik standartlardaki iyileşmeye endekslemiş durumda. Bu ziyarette somut bir “başlangıç tarihi” verilmesi zor görünse de, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’ye dönüşü, ekonomik normalleşmenin ilk sinyali olarak okunabilir.

3. AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye’ye Etkisi Ne Olur? Ocak 2026’da imzalanan “Anlaşmaların Anası” olarak nitelenen AB-Hindistan STA’sı, Türkiye için ciddi bir rekabet tehdidi oluşturuyor. Hindistan malları AB üzerinden Türkiye’ye gümrüksüz girme potansiyeline sahipken, Türk malları Hindistan’ın yüksek gümrük duvarlarına çarpmaya devam edecek. Bu asimetri, özellikle otomotiv ve tekstil gibi lokomotif sektörlerimizde pazar kaybı riski yaratıyor. Kos’un “Türkiye’yi dışlayamayız” mesajı, bu asimetrinin Türkiye lehine nasıl dengelenebileceğine dair Ankara’da yapılacak görüşmelerin ana eksenini oluşturacak.

AB’den  Türkiye’ye bol vaat, minik bir de jest 
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.