1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Oğlun ölümü, oyunun doğuşu

Oğlun ölümü, oyunun doğuşu

Sekiz dalda Oscar adayı olan “Hamnet”, William Shakespeare’in oğlunun ölümünden sonra yaşadığı kaybın “Hamlet”e nasıl ilham verdiğini anlatıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MÜJDE IŞIL – 1999’da En İyi Film Oscarı’nı hangi film kazandı, hatırlıyor musunuz? Muhtemelen hayır ama hangi filmin kazanmadığını hiç unutmamışsınızdır; “Er Ryan’ı Kurtarmak”. O sene En İyi Film Oscarı’nı, Shakespeare’in yaşadığı aşkın “Romeo ve Juliet”i nasıl var ettiğini anlatan “Âşık Shakespeare” almıştı. Hiçbir özelliği olmayan bu film, bugünün taciz suçlusu yapımcı Harvey Weinstein’ın yürüttüğü agresif tanıtım kampanyasıyla ödüle erişmişti. Bu sene yine Shakespeare üzerinden yine kurmaca bir hikâye yine Oscar yarışında… Ama “Hamnet”, 1999’daki rezaletin aksine bir ustalık eseri. 2020’de yayımlanmış Maggie O’Farrell’ın çok satan romanından uyarlanan film, “Hamlet” oyununun nasıl ortaya çıktığını anlatıyor.

Gencecik Will Shakespeare’in, babasının borcu yüzünden bir aileye Latince öğretirken ailenin büyük kızı Agnes ile tanışmasıyla başlıyor film. Orman, bitkiler ve hayvanlar ile derin bağ kuran Agnes her ne kadar kasabalı tarafından ‘cadı’ olarak nitelendirilse de Will, ondaki farklılığa hayran kalıyor. Agnes de Will’in ruhundaki derinliğe… Evleniyorlar, çocukları oluyor. Her şey yolunda derken tek oğulları Hamnet, hayatını kaybediyor. Bu kayıp Agnes’i ve Will’i farklı şekilde etkiliyor.

Kadın dayanışması

Oscarlı “Nomadland”in Oscarlı yönetmeni Chloé Zhao yeni filmi “Hamnet”te evlat kaybının, ebeveynlerin ruhunda yarattığı depremleri karşımıza getiriyor. Her ne kadar hikâyenin merkezi, “Hamlet”in ortaya çıkışı olsa da bu aslında bir kadının öyküsü. Çünkü Will’i destekleyerek Londra’ya gitmesini sağlayan yani Shakespeare’in kendini var etmesinin yolunu açan Agnes. Dünyevi eğitimi temsil eden Will ile doğanın eğitimini temsil eden Agnes’in birbirini dengeleyen ilişkileri, evlat kaybıyla kopuşa giriyor. Will, oyun sahnelemek için Londra’da çalışırken çocuğunun hastalık süreci ve vefatıyla baş başa kalan Agnes oluyor. Agnes yasını açıkça yaşarken Will, hislerini yazarak dışa vurabiliyor. Oğluna ölünce ne olduğunu bilmeyen, ölümü anlamlandıramayan Will, “Hamlet”i yazarak hem oğluyla vedalaşmış hem Agnes’e oğlunun ölümsüzlüğünü göstermiş hem tüm seyirciyi oğlu için ağlatmış oluyor. Sanatın, ölüm gibi kabullenmekte zorlandığımız olayları anlamlandırmamızı sağlamasına harika bir örnek “Hamnet”.

“Hamlet”in (ve hatta “Macbeth”teki geleceği gören cadıların da) ortaya çıkmasını sağlayanın anne karakteri olmasını vurgulayan filmde Zhao kadın dayanışmasını da öne çıkarıyor. Önceleri evlenmelerine karşı çıkan kayınvalide Mary, kendisi de evlat kaybı yaşadığı için Agnes’e destek çıkan tek kişi oluyor. Mary, Emily Watson’ın oyunculuğuyla kısa ama hatırda kalan bir karaktere dönüşüyor. Hamnet’in ölümünün bağlandığı nokta ise filmin doğaüstü, uhrevi tarafını daha da belirginleştiriyor. Hayal gücü, öteki dünya, doğa ve sanat hepsi bir noktada buluşuyor filmde.

Filmde daha çok anneyi önceleyen Zhao, babanın ağırlığını sonlarda yansıtıyor. Hikâye çiftin tanışmalarıyla başladığından, kayıp kısmına kadar gelmesi epey zaman alıyor. Oğlu ölmeden önce komediler yazan Shakespeare’in trajediye yönelip “Hamlet”i kaleme alması ve ölürken yanında olamadığı oğluna veda etmesi süreci, filmin sonlarında çok hızlı anlatılıyor. “Hamnet”te eleştirilebilecek başlıca unsur bu. Keşke oyunun yazılma süreci, daha ağır ve detaylı anlatılabilseymiş.

Filmin harikulade finali hem tiyatronun gücünü gösteriyor hem sanatın izleyiciye de sanatçıya da katarsis yaşatmaktaki hünerini sergiliyor. Max Richter’in “On the Nature of Daylight” parçası, “Manchester by the Sea”de Albinoni’nin Adagio’su gibi seyircinin yüreğini dağlıyor. 

İlk Oscar’ı hayırlı olsun

En İyi Film Oscarı için şans tanınmasa da bir Oscarı şimdiden garanti “Hamnet”in. Film ilk duyulduğunda Shakespeare’i canlandıran Paul Mescal’in birçok yarışta adaylık, hatta ödül alabileceği tahmin ediliyordu. Ancak izledikten sonra gördük ki Jessie Buckley’nin harikulade oyunculuğuyla aslında annenin filmi olmuş “Hamnet”. Annesiz büyümüş ve çocuklarına dört elle sarılmış Agnes’in gücünü ve acısını kusursuz yansıtıyor oyuncu. “Jessie Buckley’nin ilk Oscar ödülü hayırlı olsun” diyebiliriz şimdiden. İngiliz oyuncu Katy Cavanagh’ın oğlu olan ve Hamnet’i canlandıran Jacobi Jupe’un adını da çokça duyacağız bu filmden sonra.

Oğlun ölümü, oyunun doğuşu
+ -
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.