Predazzo’daki olimpiyat köyünde sorularını yanıtlayan Muhammed Ali Bedir, oyunlardaki performansı, kariyeri ve gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.
Olimpiyatlarda uçuşu olumlu etkileyen “bir asit maddesini vücutlarına enjekte ettirerek” haksız rekabete yol açtığı iddia edilen sporcular hakkında konuşan milli kayakçı, “Yaklaşık iki yıl önce kota yarışları başladığından beri odak noktamız tamamen olimpiyatlardı. Çünkü elimizden gelenin en iyisini yapmak ve yaşanılmamışı yaşatmak istiyorduk. Yalnız bazı ülkelerin yaptığı hileler ve diğer türlü kural ihlallerinden sonra Uluslararası Kayak Federasyonunun (FIS) sadece bize değil tüm ülkelere karşı uyguladığı sert kural kontrolleri sonucunda maalesef teknik malzememiz performansımızı etkiledi.” ifadelerini kullandı.
“İki kişi bir tarih yazarak olimpiyatlara geldik”
Kayakla atlamada birçok ülkeden teknik ve fiziksel açıdan daha iyi olduklarını düşündüğünü kaydeden milli sporcu, “Teknik malzeme, kayakla atlamada çok fazla etki ediyor. Kayağınız, tulumunuz, ayakkabınız… Bunlar çok önemli detaylar. Maalesef işler planladığımız gibi gitmedi ama amacımıza ulaştık. İki kişi bir tarih yazarak olimpiyatlara geldik ve ülkemizi olimpiyatlarda temsil ediyoruz. Yıllardır Dünya Kupası’nda bu kişilerle yarıştığım için artık o kadar heyecanım yok ama olimpiyat demek farklı bir şey. Çünkü çocukluk hayaliniz. Biraz erken atladım. Erken atlamama rağmen 87 metre aslında iyi sayılabilecek bir mesafe. Erken atlamasam 10 metre daha eklediğimizde zaten ilk 10’da bitiriyordum.” dedi.
Odak noktalarının büyük tepe ve süper takım yarışları olduğunu dile getiren Muhammed Ali Bedir, şöyle devam etti:
“Ben uçuşuma daha çok güveniyorum. Orada heyecan yapmaz, yine konsantrasyonumu yüksek seviyede tutarsam, zamanlamayı ayarlarsam yüksek tepede iyi bir sonuç elde edeceğimi düşünüyorum. Daha önce Dünya Kupası’ndaki süper takım yarışlarında iki kez bulunduk. Birinde 10’uncu, birinde 12’inci olduk. İkisinde de final turuna kalmayı başarmıştık. Maalesef 90’daki yarıştan sonra biraz bu konuda şüphelerimiz var. Çünkü hayatı boyunca hiç bizi geçememiş insanlar bizi geçtiler. Bu, teknik olarak mümkün olamayacak bir şey. Onu araştırıyoruz, çözüm bulmaya çalışıyoruz ama tabii artık olimpiyattasınız. Odak noktamız tamamen büyük rampada çıkıp elimizden gelenin en iyisini yapmak ve rakiplerimizin bu denli tulumlarına rağmen hata yapmalarını beklemek.”
“Finlandiya’da 2-3 gün yoğun bakımda kaldığım bile oldu”
Kayakla atlamanın zor bir spor olduğunu belirten milli sporcu, geçmişte Finlandiya’da 2-3 gün yoğun bakımda kaldığını ifade etti.
Muhammed Ali Bedir, tehlikeli bir spor olsa da kayakla atlamaya küçük rampalardaki atlayışlarla başlandığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Defalarca düştük, kalktık. Bunlar çok yaşandı. Finlandiya’da 2-3 gün yoğun bakımda kaldığım bile oldu. Artık rampaya oturduğumuzda sadece teknik hatamız neyse ona odaklanıyoruz ve onu çözmeye çalışıyoruz. Uçuş rampasında 3-4 saniye sonra artık tamamen kontrolün sizde olduğunu algılıyorsunuz ve eğlenmeye başlıyorsunuz. Harika bir duygu. Tabii ki normal bir spor değil. Bunun biz de farkındayız ama direkt bu rampalardan başlamıyoruz. Ailelerimizin en çok yanıldığı nokta bu. İzlediklerinde ‘6-7 yaşındaki çocuk oradan atlar mı?’ deniyor. Böyle bir şey mümkün değil. Küçük rampalardan başlıyorsunuz. Yapmış olduğumuz branş da zevkine yapılabilecek bir branş değil. Buna hayatınızı adamanız gerekiyor. Çünkü ufak bir hatada maalesef düşünülmeyecek şeyler olabilir. Türkiye’nin de bu branşta olduğunu, kış sporlarında yavaş yavaş söz sahibi olmak istediğini göstermek istiyoruz. Gelecek nesli de çok düşünüyoruz çünkü bizim önümüzde bir yol açıcı yoktu ama şu an biz en ufak detayına kadar branşın her şeyine sahibiz.”
“Bir sporcu rampaya çıktığında tulumunu, kayağını veya ayakkabısını düşünmemeli”
Olimpiyatların bambaşka bir seviye olduğunun altını çizen Muhammed Ali Bedir, “Sporun en üst noktası. Genel olarak planlamalarımızda hep teknik, fiziksel olarak düşünürdük ama olimpiyatta ve Dünya Kupası’nın bazı yarışlarında artık sizin arka planınız konuşuyor. Bunu çok iyi anlamış olduk. Arka plan dediğimizde; bir sporcu rampaya çıktığında tulumunu, kayağını veya ayakkabısını düşünmemeli. Bu, sadece hocalarımızla alakalı bir durum değil. Bu bambaşka bir durum. Kayakla atlama, çok psikolojik ve çok fazla kurala sahip bir branş olduğu için bu konuda problem yaşıyoruz. İlk yarışta çok fazla şey yapmak istedim. Elimden gelenin en iyisini yapmak istedim. Bu yüzden uçuşa erken başladım. Bu da hata getirdi.” diye konuştu.
Altyapıdan yeni sporcular yetiştirmeleri gerektiğini belirten milli sporcu, “Spora tabii ki devam edebilirim ama altyapımda kimse yoksa herhangi bir sakatlığımda Türkiye’de komple kayakla atlama bitebilir. Bunu hiç kimse düşünmüyor. Biz de yeni nesli biraz itmek istiyoruz. Onları bu branşa getirmek istiyoruz. Bazen tabii ki performansımız çok kötü ilerliyor. Kötü ilerlediğinde yarıştan çıkıp antrenman yapmam gerekiyor ama öyle bir şansım yok. Çünkü yarışmak zorundayım. Altyapımda kimse yok. Bunları düşünmemiz lazım. Olimpiyattan sonrası büyük bir soru işareti. Bakacağız göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Biz buralara madalya
almak için gelmeliyiz”
Olimpiyat madalyası almanın kolay olmadığını ifade eden Muhammed Ali Bedir, “Her şeyden öte Türküz. İnanmalıyız, odaklanmalıyız. Başarıya koşmalıyız. Biz buralara katılabilmek için gelmemeliyiz. Biz buralara madalya almak, başarılara koşmak için gelmeliyiz. Bunun arka planını, temelini sağlam bir şekilde bizler yapıyoruz. Bakanlığımızın, federasyonumuzun destekleriyle bunları ilerletmeye çalışıyoruz. Bizim yeni nesilden isteğimiz şu; bizim emeğimizi boşa çıkarmamaları ve bizle ileriye doğru yürümeleri. Şu anda altyapımızda 10-15 küçük kardeşimiz var. Onlar da çalışmalarını yapıyor. Elimizden gelen her şeyi onlar için yapıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.


