Rusya ve ABD merkezli artan küresel tehdit algısına karşı savunma kapasitesini güçlendirmeye odaklanan Avrupa’da, kıtanın en iddialı projelerinden olan Geleceğin Muharip Hava Sistemi (FCAS) ciddi krizle karşı karşıya. İspanya, Fransa ve Almanya öncülüğünde 2017’de başlatılan ve Avrupa’nın stratejik otonomisini pekiştirmesi beklenen proje, Fransız Dassault Aviation’ın kontrol ve tasarım konusundaki ısrarı nedeniyle çıkmaza sürüklendi. Dassault Aviation, 1980’lerde Eurofighter Typhoon projesinden de tasarım liderliği ve üretimde ağırlık talebi nedeniyle çekilerek benzer bir krize yol açmıştı. 100 milyar avroluk programda savaş uçağı ayağının liderliği konusunda Airbus ile yaşanan anlaşmazlıklar, teknik tartışmaların ötesine geçerek siyasi gerilime dönüştü. Paris ile Berlin arasındaki müzakereler sonuçsuz kalırken, projenin takvimi ve geleceği belirsizliğe girdi.
Alternatif arayışında, Türkiye’nin geliştirdiği 5’inci nesil savaş uçağı KAAN’ın adı giderek daha fazla anılmaya başlandı. Bu arayışın en somut örneklerinden biri İspanya’da yaşanıyor. FCAS’ın kilit aktörlerinden olan Madrid, ABD yapımı F-35 savaş uçaklarının tedarik seçeneğini yüksek maliyet, teknolojik kısıtlamalar ve siyasi bağımlılık riskleri nedeniyle gündeminden çıkardı. İspanyol basınının önde gelen yayın organlarından El Economista’ya göre, Eurofighter ve FCAS alternatiflerinin yanı sıra Türkiye’nin geliştirdiği KAAN projesi de değerlendirme başlıkları arasında. 2030’lu yıllarda envantere girmesi planlanan KAAN’ın, mevcut Eurofighter filosunu tamamlayıcı bir çözüm sunabileceği belirtiliyor. Ayrıca İspanya’nın eğitim uçağı ihtiyacı için HÜRJET’e yönelmesi, iki ülke arasında savunma alanındaki temasların arttığını gösteriyor. FCAS belirsizliğinin uzaması halinde, Madrid’in daha esnek ve siyasi koşullara daha az bağlı bir platforma yönelmesi sürpriz olmayacak.


