Eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar’ın İçişleri Bakanlığı görevine atanan Mustafa Çiftçi’yi ziyareti sonrasında “Susurluk Olayı” da yeniden gündeme geldi.
Sözcü Gazetesi’nden Saygı Öztürk’ün konuya ilişkin sorularına yanıt veren Ağar “Ne oldu Susurluk? Türkiye’de TBMM soruşturmasından bağımsız olarak geçip Yüce Divan’a gitmesine gerek olmayan adam benim. Kimin sayesinde? Başbakan Bülent Ecevit’in sayesinde. Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve Refah Partisi milletvekillerinin hepsi benim lehimde oy kullandı.
TBMM’de kurulan Soruşturma Komisyonu’nda benim 7’den 70’e her şeyim gözden geçirildi. Araştırma komisyonu gibi değil, soruşturma komisyonuydu. Her türlü araştırma yetkisi bulunuyordu. Çalışmalar bittikten sonra, Başbakan Bülent Ecevit, sonuçla ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın yanında ‘Bu sonuç, sizin ananızın ak sütü gibi helaldir’ dedi. Bu sözlerin canlı şahidi Hüsamettin Özkan’dır.
Ecevit, ‘Biz sizi Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan, Genelkurmay Başkanlığı’ndan sorduk. Maliye Bakanlığı, tapu daireleri, bankaları her yerden araştırdık. Üçüncü dereceden akrabalarınıza kadar ananızın ak sütü gibi helal bir sonuçtur’ dedi. Ardından da Ecevit şunları ekledi: ‘Bilmediğiniz bir şeyi de ben söyleyeyim size dedi. Dedeniz de Elazığ’da Kuvayi Milliye’nin kurucusu. Başka söyleyecek bir laf kaldı mı bize?’
‘Susurluk Olayı’ diye 30 yıldır bir hayalin peşine takılmışlar. Ne var bu Susurluk’ta? Her şeyin hesabını sonuna kadar vermiş tek adamım. Bir de gittik FETÖ’cüler sayesinde, bir yıl cezaevinde yattım. Onu da, cezaevinden çıktıktan sonra Yargıtay bütün sebep ve sonuçlarıyla ortadan kaldırdı. Daha başka ne yapabilir bir siyasetçi?
İki sefer bağımsız aday olarak seçime girip kazanıyorsun; Şeyh değilsin, şıh değilsin, ağa değilsin, bir şey değilsin. Başka ne yapılabilir? Amuda kalkıp İstanbul Boğazı’nı mı geçelim?”


