İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, resmi temaslar çerçevesinde Tahran‘da Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile bir araya geldi. Toplantıda, bölgedeki güncel gelişmeler, ateşkes süreci ve iki ülke arasındaki ilişkiler masaya yatırıldı. Pezeşkiyan, Pakistan’ın ateşkesin sağlanmasına yönelik rolüne vurgu yaparak, arabuluculuk çalışmalarına kattığı değer nedeniyle teşekkür etti. İran’ın, bölgede kalıcı barış ve istikrar arayışında olduğunu belirten Pezeşkiyan, İran halkının haklarının uluslararası hukuk çerçevesinde korunması gerektiğini ifade etti.
BÖLGESEL BARIŞ VE İSLAM DÜNYASINDA BİRLİK VURGUSU
Pezeşkiyan, İslam dünyasındaki birliğin önemine işaret ederek, “İran, tüm İslam ülkelerini kardeş olarak kabul etmektedir. Savaş ve istikrarsızlıkların arkasında Siyonist rejimin, İslam ülkeleri arasında ayrışma yaratma çabaları bulunmaktadır. Bu nedenle İslam ümmeti birlikte hareket etmeli ve Müslüman topraklarının Müslümanlara karşı kullanılmasına izin vermemelidir” dedi.
İslam ülkeleri arasında birliğin sağlanması durumunda bölgedeki savaşların önlenebileceğini dile getiren Pezeşkiyan, “İslam ümmetinin birlikteliği, bölgedeki krizlerin çözümünde belirleyici bir rol oynayacaktır. Bu bağlamda, Pakistan’ın sorumlu ve kararlı çabaları takdire şayandır. Diğer İslam ülkeleri de bu yaklaşımı benimsemelidir” şeklinde konuştu.
“İRAN İSTİKRARSIZLIK PEŞİNDE DEĞİL”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hakkında değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, “Bu saldırılar sonucunda liderimizin şehit edilmesi, okulların ve hastanelerin yıkılması, masum insanların hayatını kaybetmesi hangi gerekçeyle açıklanabilir? Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren ABD ve Siyonist rejim düşmanca adımlar atmıştır. Ancak İran, bölgede istikrarsızlık peşinde değildir ve komşu ülkelerle kardeşçe ilişkiler geliştirmek istemektedir” ifadelerini kullandı.
“BÖLGE ÜLKELERİ GÜVENLİĞİNİ BİRLİKTE SAĞLAYABİLİR”
İran’ın uluslararası hukuka bağlı olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, savaşın sona ermesinin ardından bölge ülkelerinin iş birliğini artırarak kalıcı barış ve güvenliği tesis etmesi gerektiğini belirtti. “Neden bölge ülkeleri güvenliklerini bağımsız bir şekilde sağlamasın? Avrupa ve NATO gibi mekanizmalarla güvenlik sağlayan ülkeler, İslam ülkeleri de ortak değerler temelinde kolektif iş birliği ile sorunlarını çözebilir” dedi.
ABD’ye karşı duyulan güvensizliğe de değinen Pezeşkiyan, “İran halkı, taahhütlerin defalarca ihlal edilmesi ve müzakereler sürerken yapılan saldırılar nedeniyle ABD’ye güvenmemektedir. Ancak İran, dost ülkeler aracılığıyla temaslarını sürdürmekte ve milli çıkarlarını kararlılıkla korumaktadır. Bu savaş hiçbir tarafın yararına olmayacaktır. ABD bu çatışmada galip gelmeyecek, aksine bölge ülkeleri ve dünya ağır bedeller ödeyecektir. Sadece Siyonist rejim bu süreçten çıkar sağlamaya çalışmaktadır” şeklinde konuştu.
“BÖLGE ESKİ HALİNE DÖNMEYECEK”
Mareşal Munir ise Pezeşkiyan ile görüşmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İran’ın misafirperverliğine teşekkür etti. Görüşmede bölgedeki gelişmelere de değinen Munir, “Bu savaş sona erecek olsa da bölge eski haline dönmeyecek. Bu nedenle tüm ülkelerin, bölgenin yeniden inşası, istikrarı ve huzuru için ortak hareket etmesi gerekmektedir” dedi.
Munir, Çin, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye’nin diplomatik çabalarına dikkat çekerek, “Bu iş birliklerinin sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkeler arasındaki ilişkilerin önemi, kriz ve savaş dönemlerinde daha belirgin hale gelmektedir” ifadelerini kullandı. Ayrıca müzakerelerin seyrine ilişkin bilgi veren Munir, yakın bir zamanda anlaşmaya varılması ve savaşın sona ermesi yönündeki umutlarını dile getirerek, “Kısa sürede bir anlaşmaya varabileceğimize inanıyoruz. Bu savaş yalnızca yıkım ve kayıptan başka bir sonuç doğurmayacaktır” şeklinde sözlerini tamamladı.


