🎧 Radyo Daldal Hemen Dinle 🎶
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Türkiye-AB İlişkileri: Yeni Fırsatlar Kapıda!

Türkiye-AB İlişkileri: Yeni Fırsatlar Kapıda!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

⁠”GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİNİ UMUYORUZ”

Ticaretteki parçalanma karşısında “izolasyon” yaklaşımının benimsenmemesi gerektiğine vurgu yapan Mehmet Şimşek, bu durumu yönetmenin yollarından birinin bölgesel entegrasyonu güçlendirmek olduğunu ifade etti. Yeni koridorlara yapılan yatırımların, yumuşak stratejik gücün önemli bir parçası olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile tam ekonomik entegrasyonu derinleştirme arzusunu dile getiren Şimşek, Avrupa’daki iç siyasi dinamiklerin bu sürece engel oluşturduğunu kaydetti.

Şimşek, Avrupa’daki siyasi kaygıların aşılması ve Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde güncellenmesi beklentisini dile getirdi.

Bu şartlar altında Avrupa ile mevcut ticaret hacminin 10-20 yıl içinde rahatlıkla iki katına çıkabileceğini belirten Şimşek, “AB tarafındaki ilerlemenin sınırlı kalması nedeniyle yakın coğrafyaya da odaklanıyoruz. Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, AB kadar gelişmiş olmasa da hızlı büyüyen pazarlar ve hepsi yakın komşularımız. Dost ülkelere üretim kaydırma (friendshoring ve nearshoring) açısından önemli fırsatlarımız var.” dedi.

“BÖLGELER ARASINDA TERCİH YAPMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Afrika’nın da önemli bir coğrafya olarak değerlendirildiğini ifade eden Şimşek, kıtadaki büyük altyapı yatırımları ve demografik yapı sayesinde birçok fırsat sunduğunu aktardı.

Şimşek, “Kısa vadede önceliğimiz, Türkmenistan’ı doğal gaz koridorumuza bağlamak ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından olumsuz etkilenen güney komşularımızı kuzeye yönelen koridorları kullanmaya teşvik etmek olacak.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin AB ülkeleri dahil toplamda 54 serbest ticaret anlaşmasına sahip olduğunu hatırlatan Şimşek, “Bu nedenle bir tercih yapmak zorunda değiliz. Avrupa ile bağlarımızı korurken Doğu ve Afrika ile ilişkilerimizi de güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Ülkeler arasındaki karşılıklı bağımlılığın devam edeceğini ve tam izolasyonun mümkün olmadığını vurgulayan Şimşek, “Ne komşularımızdan ne de küresel tedarik zincirlerinden kopabiliriz. Ancak riskleri azaltmak ve fırsatları çeşitlendirmek için yatırım yapmamız gerekiyor. Başka seçeneğimiz yok, yaşanan şoklardan ders çıkarmalıyız.” ifadelerini kullandı.

“MEVCUT ŞOK BOŞA HARCANMAMALI”

Küresel şokların uzun vadeli dayanıklılık üzerindeki etkilerine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Şimşek, ekonomist Milton Friedman’ın krizlerin gerçek değişimi tetiklediğine dair sözünü hatırlatarak mevcut şokun boşa harcanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Enerji politikalarından örnek veren Şimşek, yeşil dönüşümün hızlandırılması gerektiğini ve uzun vadede nükleer enerji yatırımlarının da bir seçenek olabileceğini belirtti.

Dijital dönüşümün öncelikli alanlardan biri olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin fiber altyapı ve 5G+ teknolojilerine güçlü yatırımlar yaptığını ifade etti.

Reformlar ve mali disiplinin önemine de değinen Şimşek, “Bugün dizel ve benzinde eşel mobil sistemi sayesinde ham petrol fiyatlarından kaynaklanan enflasyon şokunu hafifletebiliyorsak, bunun nedeni geçen yıl bütçe açığımızı gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 3’ünün, borç/GSYH oranımızı ise yüzde 24’ün altında tutmuş olmamızdır. Yani mali alanımız mevcut. Bunun yanı sıra döviz rezervlerimizi de yeniden inşa ettik.” açıklamasında bulundu.

Türkiye-AB İlişkileri: Yeni Fırsatlar Kapıda!
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Bizi Takip Edin