Dünyanın dört bir yanından 115 parlamenterinin katılımıyla gerçekleştirilen zirvenin son gününde, barışın sağlanması, küresel ekonomik sorunlar ve Orta Doğu’daki krizler için çözüm önerileri içeren karar taslakları, Genel Kurul’un onayına sunuldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği kapanış oturumunda, “Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” başlığı altında hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi.
İstanbul Deklarasyonu’nda, silahlı çatışmalardaki artış, uluslararası hukuk ihlalleri, devam eden terörizm ve aşırıcılık tehdidi ile toplumların kapsayıcılıktan uzaklaşmasına dair kaygılar dile getirildi.
Yeni teknolojiler, dezenformasyon ve iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekilen deklarasyonda, diyalog ve diplomasinin zayıflamasının yanı sıra, barışın güç kullanılarak sağlanabileceği düşüncesinin yayılmasından kaynaklanan endişelere vurgu yapıldı.
Deklarasyonda ayrıca, cezasızlık kültürünün hesap verebilirliği aşındırdığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği ifade edilerek barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularına dikkat çekildi.
Çatışma bölgelerinde sivillerin korunmasının öncelikli olması gerektiği vurgulanan deklarasyonda, uluslararası insancıl hukuka tam riayet edilmesinin gerekliliği belirtildi. Deklarasyonda, parlamenter diplomasiyi ve uluslararası işbirliğini güçlendirme adına şu ifadeler yer aldı:
“Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir yönetim anlayışı ile yeni teknolojiler karşısında sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini tavsiye ediyor. Diyalog, işbirliği ve güvenin teşvik edilmesi, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkı sağlayacaktır.”
İSTANBUL DEKLARASYONU, İNSANCIL HUKUK VE SİVİLLERİN KORUNMASINA KATKIYI ÖNGÖRÜYOR
İstanbul Deklarasyonu‘nu PAB Genel Kurulu’na sunan Fiji Parlamentosu Başkanı Filimone Jitoko, deklarasyonun parlamentoların denetim fonksiyonu yoluyla, hükümetlerin uluslararası insancıl hukuka saygı göstermelerini ve silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasına öncelik vermelerini sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Jitoko, artan çatışmalar, jeopolitik gerginlikler, uluslararası hukuk ihlalleri, zayıflayan demokratik kurumlar ve terörizm gibi tehditlerin küresel gündemi şekillendirdiğini vurgulayarak, barış, adalet ve nesiller arası istikrar için diplomatik yönetişimin önemini yineledi. Toplumsal çeşitliliğin önemine de dikkat çeken Jitoko, engelli bireylerin haklarının korunması ve halkın gerçek temsilinin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Namibya Ulusal Meclisi Üyesi Bertha Nghifikwa, parlamenterlerin kararlarının gelecek nesillerin koşullarını etkilediğinin bilincinde olduklarını belirterek, yoksulluk, eşitsizlik ve kutuplaşma gibi yapısal sorunların çözümüne yönelik insan merkezli önleyici yaklaşımlar geliştireceklerini kaydetti. Ayrıca, yapay zeka gibi yeni teknolojilerin kötüye kullanım risklerini azaltmak için parlamenter denetimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
GENEL KURUL’DA KARAR TASARILARI KABUL EDİLDİ
152. Genel Kurul Toplantısı’nda barışın inşası ve sürdürülebilir kalkınma konularına dair bazı karar tasarıları kabul edildi.
Kapanış oturumunda, “Barış ve Uluslararası Güvenlik Daimi Komitesi” tarafından hazırlanan çatışma sonrası yönetim mekanizmalarına ilişkin karar tasarısı onaylandı.
Ayrıca, Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi tarafından hazırlanan, korumacı politikalarla mücadeleyi öngören karar tasarısı da Genel Kurul’dan geçti. Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki ateşkes süreçlerini desteklemeyi amaçlayan acil gündem maddesi de karara bağlandı.
VERGİ KAYBI VE TARİFELER İÇİN HAREKETE GEÇİLDİ
PAB Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi Üyesi ve Nepal’den Milletvekili Anjan Shakya, ticaret korumacılığının engellenmesi, tarifelerin düşürülmesi ve şirketlerin vergi kaybının önlenmesi konularında çalışmalara devam ettiklerini açıkladı. Shakya, tavsiye kararının 22 parlamento tarafından 140 değişiklik önerisi aldığını ve bu sayede raporun başarılı bir şekilde tamamlandığını ifade etti.
Bu tavsiye kararında, uluslararası ticaretin ekonomik kalkınma, istihdam yaratma ve yoksulluğun azaltılması açısından önemine dikkat çekildi. Kararla birlikte tüm parlamentoların ticareti kolaylaştırması ve uygunsuz vergi uygulamalarını engellemesi gerektiği vurgulandı.
PAB DEMOKRASİ KOMİTESİ’NDEN, “ENGELLİLERİN TAM KATILIMI İÇİN EYLEM” ÇAĞRISI
PAB Demokrasi ve İnsan Hakları Daimi Komitesi Üyesi Farida İlimi Haddouche, engelli bireylerin hakları ve yapay zeka konularında yapılan görüşmelere değindi. Haddouche, engelli bireylerin sadece yardıma muhtaç bireyler değil, hak sahibi bireyler olarak görülmesi gerektiğini belirterek, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve hayatın tüm alanlarına tam katılımının sağlanmasının önemine vurgu yaptı.
Yapay zekanın hızla ilerlemesi ve bunun kurumlar üzerindeki stresi artırdığına dikkat çeken Haddouche, parlamentoların yapay zekayı toplumun yararına uygun şekilde kullanmasını sağlaması gerektiğini ifade etti.
Kapanış töreninde, Ekim 2026’da 153. PAB Genel Kurulu’na Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı duyuruldu. Tanzanya Ulusal Meclis Başkan Vekili Daniel Sillo, ülkesinin bağımsızlığından bu yana hiçbir savaş yaşamadığını ve farklı etnik grupların barış içinde yaşadığına dikkat çekerek, bu zirveye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.
Sillo, 153. PAB Genel Kurulu’na katılacak milletvekilleri için vizesiz geçiş veya kapıda vize kolaylığı sağlayacak bir sistem oluşturacaklarını da sözlerine ekledi.
PAB Genel Sekreterliği görev süresinin sonuna gelen Martin Chungong için de bir veda töreni düzenlendi. Zirve, PAB Marşı ve İstiklal Marşı’nın çalınmasının ardından Meclis Başkanı Kurtulmuş’un kapanış konuşmasıyla sona erdi.


