ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, görev süresinin 15 Mayıs’ta sona ermesinden önce, takvimsel olarak son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısını gerçekleştirecek.
Powell, 2018 yılında devraldığı başkanlık görevi süresince, modern ekonomi tarihinin önemli krizleriyle yüzleşti. Bu haftaki para politikası toplantısında, başkan olarak son mesajlarını vermesi bekleniyor.
Ancak halefinin, Kevin Warsh, onay sürecinin tartışmalı olması, Fed’deki bayrak değişiminin zamanında gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirsiz hale getiriyor.
2018’DE FED KOLTUĞUNA OTURDU
Powell, Fed’e zengin bir kariyer geçmişiyle katıldı; kamu hizmetine geçmeden önce uzun yıllar avukat ve yatırım bankacısı olarak görev yaptı. George W. Bush döneminde Hazine Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı ve müsteşar olarak görev alan Powell, Mayıs 2012’de Eski ABD Başkanı Barack Obama tarafından Fed Yönetim Kurulu’na atandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde, selefi tarafından atanan Fed Başkanı Janet Yellen’ı yeniden aday göstermeyerek Powell’ı bu göreve seçti.
Siyaset ve hukuk alanlarındaki eğitimine sahip olan Powell, Fed’in “ekonomi derecesine sahip olmayan tek başkanı” olma özelliklerini taşımaktadır. 5 Şubat 2018’de Yellen’dan görevi devralarak bankanın 16’ncı başkanı oldu.
Powell’ın başkanlık döneminin ilk dört yılı, faiz artışlarından dolayı “hayal kırıklığına uğrayan” Trump’ın sert eleştirileriyle geçti. Ancak Powell, kurumun bağımsızlığını koruma çabasıyla dikkat çekti.
23 Mayıs 2022’de Demokrat Başkan Joe Biden tarafından ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilen Powell, bu durumla siyasi partiler üstü bir güven tazeledi. Biden’ın Powell’ı yeniden aday göstermesi, Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerinin devam ettiği dönemde istikrar mesajı olarak değerlendirildi.
Powell, Trump’ın 20 Ocak 2025’te ikinci kez başkan olmasıyla daha sert bir siyasi atmosferle karşı karşıya kaldı. Beyaz Saray’dan gelen agresif faiz indirimi taleplerine boyun eğmeyen Powell, Trump’ın sert eleştirilerine maruz kalırken, faiz indirimlerinde “çok geç kalmakla” suçlandı. Bu durum, Powell yönetimindeki Fed’e yönelik çeşitli soruşturmaların başlatılmasına neden oldu.
KRİZLERLE 8 YIL
Bugün 73 yaşında olan Powell’ın başkanlık dönemi, Kovid-19 salgınından Rusya-Ukrayna Savaşı’na kadar modern ekonomi tarihinin zorlu sınavlarıyla şekillendi. Powell, 2018-2022 yıllarındaki ilk dört yılını sıkılaştırma politikalarıyla başlattıktan sonra, beklenmedik bir kriz yönetimine geçti.
Başkanlık görevindeki ilk yıl, faiz artırımı ve bilanço küçültme politikalarıyla geçerken, 2019’da bu yaklaşım değişti. Fed, 2019’un başında faiz artırımlarını durdurdu ve yılın ikinci yarısında daha destekleyici bir politika benimsedi.
2020’nin başında Çin’de patlak veren Kovid-19 salgını, Powell’ın en büyük sınavı oldu. Salgının yarattığı ekonomik kriz nedeniyle alınan karantina önlemleri, ekonomik faaliyetlerin durmasına ve iş kayıplarının tarihi seviyelere ulaşmasına neden oldu. Fed, bu duruma karşı tarihi gevşeme politikaları uyguladı.
Mart 2020’de faizleri sıfıra yakın seviyeye indiren Fed, trilyonlarca dolarlık likidite sağlamak için geniş çaplı varlık alımları gerçekleştirdi. Ağustos 2020’de Powell, Fed’in politika çerçevesinde önemli bir değişiklik yaparak bankanın ortalama yüzde 2 enflasyonu hedefleyeceğini açıkladı.
Salgın sonrası ekonomik faaliyetlerin toparlanması sırasında tedarik zincirleri ve iş gücü dengesizlikleri, fiyat artışlarını artırdı. Kovid-19 döneminde Fed’in piyasaya enjekte ettiği likidite ve genişleyici politikalar, sonrasında gelen enflasyonist dalgaya zemin hazırladı.
2021’de enflasyondaki artışa rağmen Powell, fiyat artışlarının geçici olduğunu savundu. Ancak bu görüş, ABD’de yıllık enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9 ile 41 yılın zirvesine çıkmasıyla ciddi eleştirilere maruz kaldı. Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, küresel enerji ve gıda fiyatlarını etkileyerek Fed’in enflasyonun geçici olduğu tezini terk etmesine neden oldu.
Mart 2022’den Temmuz 2023’e kadar 11 faiz artırımına giden Fed, politika faizini Eylül 2024’e kadar yüzde 5,25-5,50 aralığında tuttu. Eylül 2024’te enflasyonun yavaşlamasıyla politika yönünü değiştirerek faiz indirimlerine başladı.
2018’DEN 2026’YA VERİLERLE POWELL DÖNEMİ
Powell göreve geldiğinde ABD ekonomisi oldukça istikrarlı bir görünüm sergiliyordu. Şubat 2018’de yıllık enflasyon yüzde 2,3, işsizlik oranı ise yüzde 4,1 seviyesindeydi. Fed’in politika faizi de yüzde 1,25-1,50 aralığındaydı.
Geçen sekiz yılın ardından, makroekonomik görünüm oldukça volatil bir hal aldı. Kovid-19 salgının en şiddetli hissedildiği Mayıs 2020’de yıllık enflasyon yüzde 0,2’ye kadar gerilerken, 2022’de yüzde 9’a kadar tırmandı. Mart 2026 itibarıyla ise enflasyon yüzde 3,3 seviyesinde bulunuyor.
İş gücü piyasasında, Kovid-19 öncesinde Şubat 2020’de işsizlik oranı yüzde 3,5 seviyesine kadar gerilerken, Nisan 2020’de yüzde 14,8’e yükseldi. Mart 2026 itibarıyla işsizlik oranı yüzde 4,3 olarak kaydedildi.
Politika faizi ise şu anda yüzde 3,5-3,75 aralığında bulunuyor. Powell’ın başkanlık döneminde Fed’in bilançosu 2018 başındaki 4,4 trilyon dolardan, Kovid-19 müdahaleleriyle 2022’de yaklaşık 9 trilyon dolara kadar yükseldi ve Nisan 2026 itibarıyla 6,7 trilyon dolar seviyesinde seyrediyor.
GÖREVİ DEVRETME SÜRECİNDE “SORUŞTURMA” ENGELİ KISMEN ORTADAN KALKIYOR
Powell’ın 15 Mayıs’ta sona erecek görev süresinin dolmasına bir aydan az süre kala, Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’un Senato onayını alıp almayacağı belirsizliğini koruyor. Warsh,


